1. YAZARLAR

  2. Ahmet Tolgay

  3. Savulun Karaoğlan geliyor!..
Ahmet Tolgay

Ahmet Tolgay

Kıbrıs Gazetesi
Yazarın Tüm Yazıları >

Savulun Karaoğlan geliyor!..

A+A-

Bugünün zengin olanaklarından yoksun olduğumuz için bizim neslin yetişme çağının en önemli ilgi alanları keyifle okunacak kitaplar ve heyecanla izlenecek filmlerdi. Türkiye’de çok satan kitaplar arasında başı çekenler  Feridun Fazıl Tülbentçi’nin, Abdullah Ziya Kozanoğlu’nun ve Nihal Atsız’ın yazdığı eski Türk tarihindeki kahramanlıklara ilişkin romanlardı. Çok sürükleyici öyküleri içeren ve  Kıbrıs’a da gelen o romanları elden ele dolaştırarak okurduk. Tarih derslerinde tanık olduğumuz figürlerin izlerine bu romanlarda rastlamak bizi daha bir heyecanlandırır ve o derslere olan ilgimiz bu romanlar sayesinde daha bir artardı.

İşte bu tarihi romanlardan fırlayan kahramanlardan biri de Karaoğlan’dı… Ressam Suat Yalaz, tarihi roman kahramanlarının bolluğu arasından çekip çıkardığı bu figürü, 60’lı yıllarda resimli roman kahramanına dönüştürerek günlük gazetelerde tefrika etmeye başlayınca, dizisi fenomene dönüşmüş ve yayınlandığı gazetelerin tirajını katlamıştı. Karaoğlan resimli roman dizisinin gördüğü büyük ilgi diğer ünlü çizerleri de “Malkoçoğlu” ve “Kara Murat” gibi kahramanları çizgi roman karelerine taşımaya teşvik edecekti.

Suat Yalaz, kendisine ün ve para getiren Karaoğlan tipini sinemaya taşımaya karar verince yönetmen Atıf Yılmaz ve oyuncu Orhan Günşiray’la anlaştı. İlk Karaoğlan filmi “Cengiz Han’ın Hazineleri” adı atında Yılmaz’ın yönetmenliğinde çevrildi. O filmde Karaoğlan rolünü Günşiray üstlendi. Ne ki, filmin gişe hasılatından memnun kalmayan Yalaz, yeni bir başrol oyuncusunun arayışlarına girişerek Ankara Devlet Tiyatrosu’nun yakışıklı genç oyuncusu Kartal Tibet’i keşfetti. Tibet’in Suat Yalaz’ın yönetmenliğinde arka arkaya çektiği Karaoğlan filmleri o günlere dek tarihi filmlere gösterilmeyen bir ilgiyle karşılandı. O filmlerde Tibet’in yanı sıra Karaoğlan’ın babası Baybora’yı Reha Yurdakul, ezeli düşmanı Camoka’yı Danyal Topatan, komik karakter Çalık’ı Sami Hazinses, Balaban’ı Ahmet Kostarika ve Bayır Gülü’nü de yine dönemin en kıtır aktrisleri canlandırırdı.

Suat Yalaz’ın ve Kartal Tibet’in yaşlanarak köşelerine çekildikleri bu dönemde, şimdi Karaoğlan efsanesi yepyeni versiyonuyla yeniden gündemde. Zengin bir oyuncu kadrosu ve 12 milyon dolarlık bir bütçeyle Kudret Sabancı’nın yönetiminde çekilen Karaoğlan, Türk sinemasının gelmiş geçmiş en büyük prodüksiyonu olma iddiasıyla, tabii ki 40 yıl öncesinin siyah beyaz Karaoğlan filmlerinden epey farklılıklar taşımakta. Gelişen sinema teknolojisinin bu yeni versiyona damgasını vurabilmesi için büyük özen gösterildi.   

Tarihten ilham alan film, Anadolu’nun çok eski dönemlerine dair, kısa bir tarih dersiyle başlıyor. Orta Asya’dan gelen Türk kavimlerinin Anadolu’yu vatanlaştırmaya çalıştığı sıralarda uygarlıklar yatağı o topraklar bir başka akınla sarsılmaya başlar. Yıl 1238 ve Moğol orduları Anadolu’ya akmaya başlamıştır. Anadolu topraklarında kökleşmeye ve devletleşmeye çalışan Türk beylikleri buna izin vermek niyetinde değillerdir. Aralarında birleşirler ve kendilerinde sayıca fazla olan Moğol ordularını gerilla taktikleriyle durdurmaya çalışırlar. Kitlelere moral verecek ve onları arkasından sürükleyecek kahramanlara çok ihtiyaç duyulan bu ortamda, ünlü savaşçı Baybora’nın oğlu ele avuca sığmaz Karaoğlan, fırtına gibi yetişip Moğol çizmesi altındaki soydaşlarının yardımına koşar. Öyle ki, “Karaoğlan geliyor” nidasının patladığı her yerde mazlumların yüreği sevinçle, talancı Moğolların yüreği ise korkuyla dolar… Şu anda sinemanın güncelini oluşturan Karaoğlan efsanesinin özü bu…

Karaoğlan filmlerinin 40 yıl sonraki versiyonunda bu kez efsane kahramanı Volkan Keskin canlandırıyor. Bayır Gülü rolünde Müge Boz, Baybora rolünde Hakan Karahan, Camoka rolünde Hasan Yalnızoğlu var... Çekimler için Malatya dolaylarında özel ve pahalı platoların oluşturulduğu ve oyuncularla figüranların burada uzun süre kampa alınarak eğitildikleri iddialı prodüksiyonla ilgili verilen bilgiler arasında. Dövüş ve savaş sahnelerinin başarısıyla dikkati çeken filmde, eğitimli dublörler ve atlar kullanıldı. Türk sinemasının,  tarihi aksiyon filmleri bağlamında çıtayı hayli yükselten bir başarıya imza attığı kanısındayım.      

Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.