1. YAZARLAR

  2. Erçin Şahmaran

  3. Sayın Cumhurbaşkanı tehlikeyi gördü
Erçin Şahmaran

Erçin Şahmaran

Star Kıbrıs
Yazarın Tüm Yazıları >

Sayın Cumhurbaşkanı tehlikeyi gördü

A+A-

Ocak ayının sonlarına doğru Kıbrıs adası yine önemli günler yaşayacak. Umutların, olumlu anlamda beklentilerin az da olsa var olduğu Kıbrıs sorununa çözüm bulma süreci, bana göre Ocak ayından sonra en azından bu yıl için son bulacak.

Güney Kıbrıs’ın AB dönem başkanlığını devralmasıyla süreç bir anlamda “Buzdolabına” konacak. Bu durumdan adanın her iki tarafında da memnunluk duyacak olanların olacağı aşikâr.

Güney Kıbrıs AB ile ilgili önemli bir misyon üstlenirken, Kıbrıs’ın kuzeyinde yine kısır siyasi çekişmeler gündeme gelecek.
 
Kıbrıs Türk tarafının bir “B” planı var mı? Anladığımız var. Nedir bu plan? Yeni Anayasa, yeni yasalarla yola devam etmek.

Hatta devletin adını değiştirmek. “Kuzey Kıbrıs Türk Devleti” veya “Kıbrıs Türk Devleti”. Bu yaklaşımı bizzat Sayın Cumhurbaşkanı seslendirdi. Bundan anladığımız, Kıbrıs’ın kuzeyinde “Başkanlık” sistemi ile ilgili bir hazırlık var.

Bu sistemi Türkiye de destekliyor. Türkiye Başbakanı Sayın Erdoğan’ın bu sistemi önce Kıbrıs’ta sonra da Türkiye de uygulamak istediğini biliyoruz.

Her ne kadar Sayın Erdoğan Türkiye de bu isteğinden şimdilik uzak dursa da bu bir sır değil. Kuzey Kıbrıs’ta böyle bir değişime ihtiyaç var mı? Amaç nedir? Bilindiği üzere özellikle son yıllarda, KKTC’nin meşruiyeti ve kurulması ile ilgili çeşitli görüşler var.

Mesela; Sayın Rauf Denktaş’ın görev süresini uzatmak veya Türkiye’nin adadaki durumunu “İşgalci” olarak kabullenen uluslar arası camiaya bunun tersini göstermek.

Yani Kıbrıs’ın kuzeyinde yaşayan insanlar Türkiye den bağımsız kendi devletlerinin çatısı altında yönetiliyorlar imajını göstermek. Bunlar KKTC’nin kurulması ile ilgili olarak tartışılan argümanlar.
 
Yeni bir Anayasa ve yeni yasalar, kullanılıcıları tarafından iyi ve doğru bir şekilde yönlendirilmezse hiçbir faydası olmaz. Öncelikle sistem değil yönetim anlayışı değişmelidir. Bu nokta da akıllara şu da geliyor elbette.

Cumhurbaşkanı Sayın Eroğlu’nun görev süresini uzatmak için mi böylesi bir yol düşünüldü. Kıbrıs sorununda çözümsüzlük durumunun ortaya çıkması ihtimaline karşı, Türk tarafının “B” planı KKTC’nin veya yeni adıyla oluşacak Kıbrıs Türk Devletinin tanıtılması ise bu yol bu güne kadar neden düşünülmedi?

Ya da böyle bir durumun olasılığı nedir? Sayın Egemen Bağış’ın söylediği gibi KKTC’yi tanımak isteyen ve sırada olan ülkeler var mı?
 
Bana göre bu hamlenin iki sebebi var. Uzak bir ihtimal olsa da Kıbrıs sorununda güney yönetimini zorlayıcı bir adım atmak.

Veya gerçekçi ve bu ülkeye yakışır bir tahminle, bu düşüncenin Sayın Eroğlu’nun görev süresini uzatmak. Görev süresinin uzaması derken şu nokta da önemlidir. Ulusal Birlik Partisi içinde Sayın İrsen Küçük’ün ve Sayın Eroğlu’nun bir çekişmesi olduğu ortada.

Bazı Bakan ve vekillerin arada kaldığı ve taraf olanlarla tarafını belli etmemeye çalışanların varlığı da biliniyor. Aslında bunların tek sebebi yapılacak olan ilk Cumhurbaşkanlığı seçiminde, hem şuan ki Başbakan Sayın Küçük’ün hem de şuan Cumhurbaşkanı olan Sayın Eroğlu’nun bu makama aday olma düşüncesidir.

Bu makama giden yolda UBP büyük bir güçtür.
 
Bu yaklaşımı seslendirmek için elbette erken fakat bana göre siyasi arenada yaşananların düşündürdüğü bunlardır. Yine erken olduğunun altını çizerek, bu varsayımların doğru olduğunu kabul edersek Cumhurbaşkanlığı veya Başkanlık makamına daha başka adayları da ekleyebiliriz.

Örneğin; Sayın Mehmet Ali Talat, sıkça dile getirdiği için Sayın Tahsin Ertuğruloğlu. Bunlar tabi ki kişisel düşüncem. Bu durumda UBP içinde etkinliği azalan Sayın Eroğlu tabi ki zorlanır. Ve bence Sayın Cumhurbaşkanı bu tehlikeyi gördü.          

 

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.