1. YAZARLAR

  2. Sefa Karahasan

  3. Sayın Erdoğan'a güven ve Tayvanlaşma!
Sefa Karahasan

Sefa Karahasan

Gündem Kıbrıs
Yazarın Tüm Yazıları >

Sayın Erdoğan'a güven ve Tayvanlaşma!

A+A-

'Kıbrıs Cumhuriyeti'nde yapılacak seçimler nedeniyle, Kıbrıs sorunun çözümü konusunda bir ilerleme sağlanamıyor. Görüşmeler durdu, teknik düzeyde ağır-aksak devam ediyor. Ancak Şubat 2013'te yapılacak seçimlerde seçilen yeni lider süreci tekrar hızlandırabilir. Bunu yakından dinlemek amacıyla BM'ye yakın üst düzey bir diplomatla sohbet etme imkânım oldu. Kıbrıs sorunu konusunda "fazla ümitli" olmasa da, "Şubat'tan sonra bir şeylerin olabileceğini" anlattı. Anlatırken, tarafların pozisyonlarına değindi. Mesela BM'de, Başbakan Sayın Recep Tayyip Erdoğan'a çözüm konusunda çok büyük bir güven var. BM, Sayın Erdoğan'ın Kıbrıs sorunun çözümü konusunda gösterdiği çabadan memnun. Rumlarla bu konuda tartışmalar yaşanıyor. Bunu anlatıyor BM'ye yakın diplomat. Kıbrıslırumların sürekli olarak, Ankara'nın çözüm istemediği tezini ortaya attığına işaret eden diplomat, "Biz burada Rumlardan ayrılıyoruz" ifadesini kullanıyor. Erdoğan ve Ankara'nın çözüme yönelik çabalarının görmezden gelinemeyeceğine dikkat çekiyor.

YENİ BİR SÜREÇ!
Bunun yanında BM, artık 'başlık başlık' görüşmelerden 'bıkmış' durumda. Yeni bir yol izlenmesini istiyor. Mesela 6 başlık var. Bu 6 başlık üzerinde 'tümden' bir sonuca varılmasını istiyor. Bütünsel bir müzakere sürecinde sonuç alınmasının daha doğru olacağını düşünüyor. Sayın Downer'in da bu konuda liderlere fikirler verdiğini anlıyorum. Ama Güney'de çıkacak yeni liderle birlikte bu değişim yaşanabilir. Sayın Eroğlu ile yeni Rum lider halka 'farklı bir müzakere tekniği üzerinde çalışmak istiyoruz. 6 başlığı tek tek değil de, bir bütün olarak ele almak istiyoruz' diyebilir. BM'nin de sonuna kadar destekleyeceği bir açılım olur bu. Çözümle birlikte "ekonomik büyümenin" Kıbrıslırumlar tarafından iyi analiz edilmesi gerektiği üzerinde duruyor. Çözümün hem Kıbrıslıtürklere hem de Kıbrıslırumlara 'kazanç getireceğini' kayda geçiriyor.

BM BELGESİ HAZIR
BM, Sayın Talat'ın da dönemini kapsayan bir belge de hazırladı. Bu belgeye geliyor konu. Belgenin 'görüşmelerin bir kronojisi olduğuna' işaret ediyor. Burada Türk ve Rum taraflarının ne istediği neye karşı çıktığı neye evet dediği belgelenmiş durumda. Açıkçası tutanaklar didik didik edilip, bir özeti ortaya çıkmış. Ancak BM bu belgeyi 'top secret' olarak elinde tutuyor. Güney'deki seçimlerde 'seçim malzemesi' yapılmasını istemiyor. Ayrıca, iki taraf arasında verilen olumsuz mesajlardan kaçınılmasını istiyor. Bunun yanında sorunun hala 1960 Anayasası'ndaki gibi olduğuna işaret ediliyor. Rumların "Yönetim ve Güç Paylaşımı" ile "Mülkiyet-Toprak" konusunda "inatçı" değil ama "sıkı" olduğu eleştirileri var. Kıbrıs Türk tarafının ise fazla "ayrıntılarda" boğulduğu eleştirisi hakim.

RUMLARA TAYVANLAŞMA UYARISI
Sayın Downer, Ada'da bulunan Büyükelçilere bir resepsiyon vermişti. Bu resepsiyonda, Rumlarla ayaküstü biraz tartıştığını öğrenmiştim. Rum yetkililer, "Türkiye pozisyonunu değiştirmezse, Kıbrıs'ta çözüm olmaz" gibi konuşmuş, bunun üzerine Downer, "Siz böyle devam ettikçe, Ada'da Taksim olacak. Tanınması değil ama bir Tayvanlaşmaya doğru gidilecek. Bari anlaşarak ayrılın ki, ileri de petrol ve suyu ortak kullanabilesiniz" gibi sözler söylemişti. Bunu hatırlattım kaynağıma. Cevabı net ve açık oldu, "Bu mümkündür. Yanlış cümle gelmiyor bana. Downer Rumlara burada olacaklarla ilgili bir tiyo veriyor."

ELÇİYE DAVET KRİZİ
Büyükelçi Sayın Halil İbrahim Akça'nın Yeşil Hat'taki resepsiyonuna neden davet edilmediğini de öğrenme imkânım oldu. Davet nedeniyle kriz yaşanmış ve liderler resepsiyona gitmemişti. Kaynağım, BM'nin Akça ile ilgili bir sıkıntısı olmadığını ancak Güney'deki bazı büyükelçilerin buna 'Kuzey'in tanınmasının önü açılır' diye karşı çıktığını anlattı.

Sonuç olarak algıladığım, BM, Kıbrıs sorunun çözümü için yeni bir yolu işaret ediyor. Bu yolun ise, "bütün başlıkları birlikte ele alalım... Bu iş uzamadan bitsin" şeklinde olduğunu anlaşılıyor. Bu yol da tartışmaya açılmalı, Kıbrıs Türk halkı da Cumhurbaşkanı Sayın Eroğlu'na bu yöndeki istencini iletmelidir. Bunu siyasi partiler ve sivil toplum örgütleri yapabilir!

Not: Yazımı tamamladıktan sonra Fileleftheros'un haberini de gördüm. BM'nin süreçle ilgili haberi. Aynı gün Milliyet'te de yayınlandı haber. Demek ki, iki tarafla da aynı anda "iletişim" kurulmuş...

İşte Milliyet'in haberi
http://dunya.milliyet.com.tr/-ankara-nin-kibris-politikasindan-cok-memnunuz-/dunya/dunyadetay/25.11.2012/1632553/default.htm

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.