1. YAZARLAR

  2. Eşref Çetinel

  3. Sayın izleyiciler
Eşref Çetinel

Eşref Çetinel

Halkın Sesi
Yazarın Tüm Yazıları >

Sayın izleyiciler

A+A-

“Dam başında saksağan, vur beline kazmayı”  programımıza hoş geldiniz. Son zamanlarda memleketimize musallat olan alengirli ve şikeli işlerden söz etmeden bir tespitimizi iletmek istiyoruz.

Korusun diye itlerin önlerine etlerin konduğu,  “her şey devletin yaşatılması içindir”  diyen budalalarla, aslında başından beridir devleti hörgücü ile yiyenlerin yarattıkları olaylar mücadeleleri  bitmedi!       Şöyle ki:       Halk sadece seçimlerden seçimlere vereceği oy’u için hatırlanmakta!  Politikacılar 1974’lerden beridir Devleti yüceltmek yerine kendilerini ihya etmek için uğraşmakta!  Her devrede amacı ayni, kullanılan araçları farklı, başladığı gibi aynen devam eden KKTC’deki türlü çeşitli  “hama humalar” elan devam etmekte!  Bu uğurda Rum’a karşı bile verilmemiş büyük mücadeleler,  Türk’ten Türk’e karşı sürdürülmekte!  Büyük paralar ve servetler  ‘ham’ yapılırken uğruna medya savaşları verilmekte!  Ve halen bu savaşlar devam etmekte!   Sayın izleyiciler bugün bu olaylardan söz etmeyeceğiz.  Fakat     sizin için hazırladığımız son günlerin gündemini oluşturan bazı haberlere yer verecek,  yanı sıra  mikrofonlarımızı uzattığımız yurttaşlarımızın ilgili yorumlarını aktaracağız.                                                                            ****                                                VE İŞTE GÜNÜN PROGRAMI:  Sizlerin de bildiği gibi  asıl büyük yangın devletin ensesinden çekilen valeler  olduğu halde yine de küçük orman yangınları için bir söndürme helikopteri satın alınması gündeme gelmiştir…        Bu helikopter olayının  baş rollerinde ayni zamanda hükümetin de  “başı”  olan İrsen Küçük vardır. Yangın devam ederken,   “Vallahi bu helikopteri alacağız”  demiş   Cumhurbaşkanı Eroğlu ise,  “tabi ki   almalısınız”  diyerek Küçük’ün imla hatasını düzeltmiştir…                                                                    Ve anlamışızdır  ki eskiden  “ söz bir Allah bir”  denirken,  şimdilerde Allah’ları bir de olsa iki söz vardır…   Bu nedenle istikbalimiz aydınlıktır..                                           *****

SAYIN İZLEYİCİLER: Geçtiğimiz günlerde  Koordinatörümüz Beşir Atalay, İstanbul Ticaret Odası toplantısında konuşurken,  KKTC için,    “Sendika Cumhuriyeti”  dediydi ya.  Adamı yediler!  Şimdilerde muhalefetle sendikalar  bir yandan  Kıbrıs Türk Halkının ne kadar dünyasal ve demokratik haklara sahip olduğunu hatırlatırlarken ,   Beşir Atalay’a da   “sendikacılık  nedir   ve ne olmalıdır”  üzerine  çok faydalı dersler vermektedirler.  

Nitekim  anlıyoruz  ki yetmiş milyonun kaderini sırtlamış Bakan mertebesindeki bu kişiler her ne kadar  Türkiye’yi ekonomik yönden uçurmuşlar,  hatta yine bizimkilerin iddiasına göre kamu görevlileri maaşlarında KKTC’dekileri de aşmışlarsa bile,  demokrasiden,  sendikacılıktan,  kişi hak ve özgürlüklerinden zırnık anlamıyorlar! 

Ve işte bu nedenle sendikalarımızla muhalefet bir kez daha tekrarladılar:   “Biz kendi kendimizi yönetmeye muktediriz.  Çek elini Ankara üzerimizden!”                                             *****

VE POLİSTE KAYNAŞMA:  Gelip geçti ama Emniyet Genel Müdürlüğüne Ahmet Zaim’in getirilmesi,   “hakları ile beklentileri”  olan öteki adaylarda hoşnutsuzluk yarattıydı. 

Artı, muhteviyatı dedikodu olan  haberlere göre  “Ahmet Zaim’i İrsen Küçük,   öteki adayı Eroğlu desteklemişti.  Buna karşın  “ne  yani,  şimdi Küçük,  Eroğlu’nu mat etti mi diyeceğiz”  dedikti?

YORUMUNA GELİNCE:  Olayı anladınız değil mi?  Eğer gün gelir de  “Polis Teşkilatını”  es kaza  Hükümete  bağlarsanız bu tip haberlerin katmerlisi ile karşılaşacaksınız!   Çünkü Askerin hiyarerşiye dayanan dolayısıyle yaşı başı,  sırası mevkisi gelenin bir üst kademedeki  göreve terfi ettiği rutin süreç  ortadan kalkacaktır.  Bunun yerine   “politikacı”  kimliği taşıyanlardan kim daha güçlü ise onun borusu ötecek, terfi ve atamalarda imzası geçerli olacaktır…

Şimdilerde bile üçlü kararnamelere bile   sığdırılamayan  terfiler,   öylesi bir sivil otoritede kim bilir nasıl   politik atraksiyonlara  dönüşecektir…   (Yarınki yazımızda     “nasıl Polis”  diye sorup cevap vermeye çalışacağız.)

*****

VE ŞİMDİ SON ALDIĞIMIZ HABERİ VERİYORUZ:  UBP Sağlık Bakanı Ahmet Kâşif  kaç zamandır   “Parti Başkanlığına adaylığını koyup koymama konusunda kararsız Kasım’ı oynarken ansızın  “adayım”  diyerek herkesi şaşırttı.

En çok da İrsen Küçük şaştı!  Çünkü Kâşif’in karşısına çıkacağını tahmin etmiyordu.

Muhabirimizin mikrofonlarını uzatıp bu konuda görüşlerini istediği bazı yurttaşlar,  Kaşif’in  “iyi adam olduğunu”  söylerlerken bir yurttaş da  “benim anam da iyidir”  diyerek  Küçük’ten yana çıktı.   Bazı yurttaşlar da Küçük’e   bize  “sendikalar Cumuriyeti”  olduğumuzun teşhisini koyan Beşir Atalay’ın destek atışı yapacağını söylediler. 

İşsizlikten dolayı anası parasızlıktan ağlayan bir başka yurttaşımız ise  “Kaşif seçimlerde kaybetse de kaybetmez,  çünkü  kazanmak üzerine kurgulanmıştır…” 

“Adaylıktan çekilmek için Ankara’nın baskısı olur mu”  sorusuna ise bir  yurttaşımız da   “ne yani Küçük Ankara’cı da Kaşif mi karşı?   Yok birbirlerinden farkları”  dedi.                                                                                            *****

VE BU DA DİN CEPHESİNDEN:   Pakistan’dan gelen ve  cübbeli sarıklı oldukları için   “din”le iştigal ettikleri zannedilen bir grup insan bazı köylerde dolaşarak  gençleri  “hak yoluna dönmeye”  davet ediyormuş. 

Din İşleri Başkanı Talip Atalay’a sorduk,   “zararsızdırlar”  dedi!  Demek ki  “zararlıları”  da var!  Ve ekledi:  “İyi insandırlar.”  Yine anladık ki  “kötüleri”  de olmalıdır…

Yani misyoner gibi bir şeydirler.  Bazı yurttaşlar bu konuda kendi yorumlarını aktarırlarken,  “ne ama be,  burası dingonun ahırıdır.  İpini koparan gelir.  Kimileri çalmaya vurmaya,  kimileri din iman yolları açmaya.  Usandık be.  Zaten bizimkilere bile tahammül edemiyoruz bir de dıştan geliyorlar!  Yaşanmaz anam bu memlekette artık…  Dediler!

Bu ülkede programların sonu yoktur.  Devam ederiz sayın izleyiciler.

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.