1. YAZARLAR

  2. Ahmet Tolgay

  3. Seçilme özgürlüğü yok!...
Ahmet Tolgay

Ahmet Tolgay

Kıbrıs Gazetesi
Yazarın Tüm Yazıları >

Seçilme özgürlüğü yok!...

A+A-

Siyasetimizin hiç değişmeyen ahvali: Siyaset baronları keyiflerine göre liste belirlerler ve  bunun adına  "siyaset ve demokrasi" derler!.. Sonra da oylamaları için keyfi listelerini seçmenlere dayatırlar. Kendini "tek seçici" yetkisiyle donatan parti başkanı listesini hazırladıktan sonra bir de bunun "demokratik bir işlem" olduğunu açıklar böbürlenerek.    
   Diktatörlüğün bir başka türüdür bu aslında. "Diktatör" ne demektir? “Dikte eden” demektir... Bunların yaptığı da keyfi listelerini bizlere dikte etmektir... Harbi yorumcu Özer Raif ağabeyimiz,  “Bu tür bir seçim listesi belirleme, aynen Bolşevik sistemidir” dedi ki, yerden göğe haklıdır bu dediğinde...
   Baksanıza; sağlığını ve ahlâkını bozdukları arızalı delege sistemini bile bu erken seçimde tedavülden kaldırdılar. Milletvekili adaylarının belirlenmesi ve sıralanması, zamanın dar olduğu gerekçe gösterilerek, parti başkanlarının tercihine bırakıldı.Alın size demokrasi!..
   Bakın göreceksiniz bu siyaset baronları kimseye yediremeyecekler ultra hırslı marifetlerini. Seçmen onlardan daha aydındır... Bakalım sandığa gitme günü geldiğinde bu baronlar ne sürprizlerle karşılaşacaklar!.. Seçmenin ilgisi daha şimdiden parlamentoda hiç denenmemiş adaylara yönelmeye başladı.
    *        *       *
   Kıyıma uğrayan milletvekili adaylarının durumuna değindim ya … Hatta, şimdi burada tekrarlamama gerek olmayan bazı isimler de vererek… Bu kıyımdan nasibini alan ve benim adlarını anmadıklarım da "bize de kıydılar abi" diye sitemlerini iletiyorlar. İçlerinde gerçekten kalburüstü, iyi yetişmiş, genç ve dinamik isimler de var. Kadın ve erkek...
   Bizim bu ülkede seçme özgürlüğünün var olduğuna, ama seçilme özgürlüğünün asla olmadığına dair tespitimi işte bu durum da haklı çıkarmaktadır. Siyasetin baronları aday listelerini ancak kendi takdirlerine, dolayısıyla siyasi kaygılarına göre belirlerler…    Bu egonun hedefi olan genç siyaset heveslileri asla siyasette dikiş tutturamazlar. Ağızlarıyla kuş tutsalar bile… Neden mi? Çünkü onlar, bilgileri, görgüleri, tavırları ve yaratıcılıklarıyla siyaset baronlarının gözünde birer potansiyel tehlikedirler. Siyasette yükselmeleri halinde, baronların koltuğu sallanır. Bu kaygılarla siyasetimize ve demokrasimize yön vermeye soyunan o baronlar, demokrasiden ve demokratlıktan dem vurduklarında ise mangalda kül bırakmazlar.
    *       *       *
   Siyaset baronlarına, milletvekili aday listelerini belirlerken hangi toplumsal kriterleri göz önünde bulundurduklarını sorarsanız çuvallarlar, yanıt veremezler. Genel aday listelerinde yine 27 doktorun adı var. Rekor yine onlarda yani… Doktorlar kuşku yoktur ki, değerli ve donanımlı insanlarımızdır. Ama hani onların bu değerlerinden ve donanımlarından sağlık sorunlarımızın çözümünde bile yararlanabiliyor muyuz şu parlamenter sistemde?.. Ne gezer!..
   Her seçimde doktorlara bu yoğunlaşma nedendir? Bu seçmene karşı bir duygu sömürüsü değil midir? Seçmen kendisinin ve sevdiklerinin sağlığını emanet ettiği doktorlara karşı duyarlıdır, vefalıdır. Seçim sandığına bu duygularla gider ve doktoruna oy verir.
   Listelerin içindeki hukukçu sayısının parmakla sayılacak kadar az olduğunu gördük. Listelerde sadece 7 avukatın adı var. Oysa yasa yapma organı olan parlamentoya en fazla da hukukçu gerekir.
   Şu andaki meclisimizde tek bir hukukçu bile yok. Böylesine absürt bir yasama aritmetiği olamaz ey dostlar… Aynı aritmetikte aslanlar gibi 17 tane de doktor vardır ama, bu nezih tıp topluluğu, kronikleşen sağlık sorunlarımızın çözümü için dahi inisiyatif gösteremedi… Alın size siyaset baronlarının meclisini!..

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.