1. YAZARLAR

  2. Ali Kişmir

  3. SEÇİM DEĞERLENDİRMESİ (3) – DP-UG
Ali Kişmir

Ali Kişmir

Afrika Gazetesi
Yazarın Tüm Yazıları >

SEÇİM DEĞERLENDİRMESİ (3) – DP-UG

A+A-

Kısa bir süre öncesine kadar seçimlerde baraj sıkıntısı yaşayacağı düşünülen DP, 28 Temmuz erken seçimlerinde en büyük çıkışı gerçekleştiren parti oldu…

Aslında ilk çıkışını, yine bir erken seçim olan LTB seçimlerinde gerçekleştirmişti…

O dönemde henüz ‘UG’ eklentisini almayan DP, Mustafa Arabacıoğlu’nu aday göstermiş ve son haftaya kadar anketlerde birinci sırada yer almıştı…

Fakat seçim sonuçları açıklandığında kendisine 3. sırada yer bulan DP, seçimi kaybetmesine rağmen aldığı % 20’lik oy oranı ile ses getirmişti…

Daha sonra 8’lerin UBP’den ayrılması ve DP’ye katılmasıyla girilen 28 Temmuz erken seçimlerinde, DP-UG adı altında 12 vekil çıkartarak hükümet kurma noktasında kilit parti konumuna yerleştiler…

Peki, DP-UG’nin bu yükselişinin ana nedeni nedir?

Kesinlikle parti politikalarının ve/veya Kıbrıs Sorununa bakış açılarının neden olmadığını söyleyebilirim…

Bana göre DP’nin ideolojik olarak UBP’den hiçbir farkı yok…

Ha “CTP’den bir farkı var mı” diye sorarsanız, başta özelleştirme konusu olmak üzere diğer konularda da aralarında büyük farklar var diyemem…

En büyük ayrıştıkları nokta Kıbrıs Konusu…

DP-UG konfederasyonu, CTP ise federasyonu savunuyor…

Dolayısıyla ‘ikiz kardeş’ tanımı UBP ile DP’ye daha çok yakışıyor…

CTP ise daha çok uzaktan akraba konumunda duruyor…

UBP’nin seçimi kaybetmesindeki en büyük etken nasıl Eroğlu ise, DP-UG’nin de yükselişindeki en büyük etken yine Eroğlu’dur…

Kısacası Eroğlu, UBP ve DP-UG’nin seçim sonuçlarını belirleyen kişi olmuştur…

Şunu kesin bir şekilde bilmeliyiz ki, DP’nin UBP’den hiçbir farkı yok…

Neden mi?

Her ikisi de Türkiye’yi ‘anavatanları’ olarak görüyor ve onsuz var olamayacağımıza inanıyorlar…

Bunun ana nedeni de kuzeydeki ‘avanta’ ve ‘yağma’ düzeninin yok olmasından korkuyorlar…

Yine her ikisi de adanın bölünmüşlüğünün devam etmesi taraftarıdırlar…

Seçim döneminde sırf oy kapmak uğruna katıldıkları ‘şafak nöbeti’ bunun en büyük örneklerinden bir tanesidir…

Yani her ikisi de yasa dışı ve ayrılıkçı bir yapı olan “KKTC”nin devamından yanalar…

Hem de hayat boyu asla tanınmayacağını bilerek bunu savunuyorlar…

Dikkat ediniz!

Seçim öncesine kadar ‘Kıbrıs Türk Milliyetçisi’ olan Serdar Denktaş, seçim sürecinde bir numaraları ‘anavatancı’ ve ‘AKP’li oluverdi…

Bunun en büyük nedeni Denktaş’ın İstanbul’a gerçekleştirdiği ‘20 Temmuz çıkartması’ olabilir mi?       

Denktaş Türkiye’ye gittiğini kabul ediyor ama AKP ile görüştüğünü kesin bir dille reddediyor…

Peki, seçimin en yoğun olduğu dönemde Serdar Denktaş neden Türkiye’ye gidiyor?

Ve neden hemen ertesi sabah adaya geri dönüyor?

Orada bulunma amacı neydi?

Kimler ile ve hangi amaçla görüşmeler gerçekleştirdi?

Bu cevaplanmamış soruların neticesi bizi AKP’ye götürüyor…

***

Şunu net olarak söyleyebilirim ki, başkanına en büyük desteği veren parti DP-UG olmuştur…

Ayrıca bana göre şuan UBP’lilerin büyük bir kısmı Serdar Denktaş’ı Başkanları olarak görmek istiyorlar…

Ankara Serdar Denktaş’ı ‘kara listeden’ çıkartıysa beklenen birleşme yakın demektir…

Tabii bunun karşılığında da, Serdar Denktaş’tan sonsuz itaat sözü de almışlardır diye düşünüyorum…

DP-UG’nin bu çıkışının ana nedeni Derviş Eroğlu’dur…

Şimdi gözler Serdar Denktaş’ın Eroğlu ile mi, yoksa AKP ile mi yoluna devam edeceği noktasındadır…

Yoksa büyük bir barış gerçekleştirip hep beraber 3’lü ve güçlü bir şekilde mi yola devam edecekler…

Ankara bu, yeter ki istesin…

Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.