1. YAZARLAR

  2. Levent Özadam

  3. “Seçim mafyacıkları!..”
Levent Özadam

Levent Özadam

Haberdar Gazetesi
Yazarın Tüm Yazıları >

“Seçim mafyacıkları!..”

A+A-

Cumhurbaşkanlığı seçimlerinde barajı yakalayacak rakamı bulamasa da büyük bir çoğunluğun yeni bir siyasi oluşum beklediği bu süreçte Tahsin Ertuğruloğlu ve yakın arkadaşları büyük bir heyecanla parti kurma çalışmalarını sürdürüyorlar ve son noktaya geldiler.

Hatta partinin isminin ne olacağı da aşağı yukarı belli oldu ama söz verdiğimiz için yazmıyoruz.

Biraz uzun sürse de çok titiz bir çalışma sonucunda partinin tüzüğü hazırlandı, buna ek olarak bir de manifesto yazıldı.

Çok yakında bunların tümü de kamuoyuna açıklanacak.

Ertuğruloğlu ve ekibinin hedefi tamamen siyaseti sil baştan yaratmak.

Popülizmin ve partizanlığın yaşanamayacağı yeni bir sisteme imza atmak.

Bunu başarmak böyle bir süreçte hayal gibi görülse de, dünyada yaşanan tüm büyük olayların aslında hayalle başladığını unutmamak gerek.

Merkez sağ ve merkez sol oyları bir çatı altında toplamayı düşünen Ertuğruloğlu, aslında tam olarak isimlendiremese de AKP modeli bir siyasi oluşum peşinde.

Ertuğruloğlu, UBP üyesi olduğu dönemde parti içi çekişmelerden çok çekmiş olsa ki bunları parti içi küçük mafyacıklar olarak değerlendiriyor.

Tamamen particiliğe değil adamcılığa hizmet eden bu sistemin UBP’de sistem haline dönüştüğünü söyleyen Tahsin Ertuğruloğlu parti içindeki seçim mafyacılıkların seçimlerde tamamen adamcılığa oynadığını, kişileri vekil yaptıktan sonra bakan yapma süreciyle devam ettiğini ve bakan olduktan sonra da kişilere özel hizmet verilerek, devlet kaynaklarının kişilere yönlendirildiğini, bu yüzden de UBP’nin önemli bir kemik oya sahip olduğunu iddia ediyor.

Tahsin beyin partisini kurma aşamasındaki en büyük sıkıntısı, kendisine gönül veren ve destekleyen kişilerin bunu açıkça gösterememesi!

Çünkü nereden bakılırsa bakılsın bu kişilerin de devletle ve hükümetle en azından bir iş ilişkisini olması, kişilerin cesaretini kırıyor ve şeffaf olmalarının önüne geçiyor.

Gördüğümüz kadarıyla Tahsin Ertuğruloğlu’nun ‘Eroğlu’ takıntısı da devam ediyor…

Çünkü Taysin bey, şu anda Saray’da olsa da Eroğlu’nun parti içinde çok güçlü olduğunu, Başbakan Küçük’ü de yıpratmak için perde gerisinde faaliyetlerde bulunduğuna inanıyor.

Onun için hedefi sadece hükümet değil, Saray da bunun içinde ve hatta ilk hedef olarak orası belirlenmiş.

Başkanlık sistemine geçmenin şart olduğunu da inanan Ertuğruloğlu, AKP ile olan yakın ilişkilerini de yalanlamıyor ve buradaki her adımından Ankara’nın da haberi olduğu yönündeki iddialara sadece gülerek cevap veriyor…
 

Okur Görüşleri

 

“Bakan Dürüst de özel ders veriyordu!..”

 

“Bakan Dürüst öğretmenlik hayatı boyunca evinde Güzelyurt”un çocuklarının büyük çoğunluğuna özel ders verdi. Bugün özel derse karşı çıkması doğasına aykırı olur. Milletvekilliği süresince de mecliste bir defa bile eğitim konusunda görüş bildirmemiştir. Sadece narenciye ve narenciyecim diyerek altını doldurmadan duygu sömürüsü yapmış bir bakandan eğitim konusunda nasıl bir icraat beklenebilir ki…”

“Yakındır temizlenecek...
Bu Rant/Çıkar ilişkisi üzerine kurulu düzen değişecek....
Ama nasıl... Bunu kim temizleyecek... Size CTP UBP kavgasına tutuştukça bunu Türkiye’den başka kimsede temizlemez.
Her fırsatta Türkiye verip veriştiren ey Kıbırlı Türkler.
Siz kendi evinizi temizlemezseniz, çeki düzen vermezseniz, birileri çeki düzen verir. Verecektir de.
Sırf namusuyla iş yapan azınlık içinde olsa verilmelidir. Verilecektir de o çeki düzen…”

“Kemal Dürüst bu ülkenin değil sadece kendi partisi ve yandaşlarının bakanıdır. Özel dersler nedeniyle eğitim camiası büyük yara almış, öğretmenler birbirine girmiş, dershaneler çeteleşmiş ama bir bakan bunları hala görmemezlikten gelmektedir. Bakanı da hükümeti de ülkede daha fazla kaos ortamı yaratmadan istifa etmeye çağırıyorum. Kendileri gitmezse gidişleri CTP'ninkinden de kötü olacaktır…”

(Murat-LEFKOŞA)

“Kabineye girdiği ilk günden beri işi sadece şov yapmak olan ve hiç mi hiç o makama yakışmayan bir bakandan başka ne beklersiniz. Aslında ilk gitmesi gereken bakandı son değişimde. Ben bir UBP'li olarak bunu düşünüyorsam gerisini düşünmüyorum…”

(M.A.- LEFKOŞA)


MESAJ KUTUSU
 

Sayın İrsen KÜÇÜK, Girne, Güzelyurt ve Lefkoşa Gençlik kollarının yarısı isyana hazırlanıyor. Geçtiğimiz ay söz verdiğiniz toplantıların bundan sonra yapılamayacak olmasına ateş püskürüyorlar.

Sayın Mustafa YEKTAOĞLU, 5 Haziran’daki kurultayda sizin de renginizi gösterdiğiniz Mehmet Çağlar’a tam destek vererek örgüt gezilerine katıldığınız gözlemleniyor. Sizin de desteğinizle Çağlar kurultayda hiç beklemediği kadar oylarını artırabilir.

Sayın Şahap AŞIKOĞLU, Cratos’un sahile yaptığı yasal olmayan inşaatta sizden destek aldığı yönünde ihbarlar yapılıyor. İyi bir çevreci olarak bildiğimiz size bunu yakıştıramadık!

Sayın Ertuğrul HASİPOĞLU, Büyükkonuk Belediyesi’nden durdurulanların yarın eylemini duyunca devreye gerdiğiniz ve Sezai Sezen’i büyük bir beladan kurtardığınızı duyduk. İstenildiği an vatandaşa iş bulunabiliyor değil mi? Eski gücünüzü maşallah yerinde görüyoruz.

Sayın Mehmet ARİFOĞLU, DAÜ güvenlik personeli konusundaki dünkü mesajımızdan sonra büyük bir soruşturma başlattığınızı ve konuya hassasiyet gösterdiğinizi öğrendik. İlginizden dolayı teşekkür ederiz.

Sayın Buran ATAKAN, KTHY eski çalışanlarının en az 340 bin TL İhtiyat Sandığı parasını aldığı doğru mu? Eğer doğruysa artık ısmarlama sırası size geldi değil mi?

Sayın Mehmet AVCI, paket serviste çalışan motosikletli gençler konusundaki yazdıklarımızı dikkate alıp girişim başlattığınızı memnuniyetle öğrendik. Toplum olarak bir canı bile kurtarabilirsek ne mutlu bize değil mi?

Sayın Mustafa ARABACIOĞLU, yıllardan sonra sizi ilk kez böyle sinirli ve asabi gördük. Turgay beyden haz etmediğinizi biliyorduk ama bu kadar da dolu olduğunuzu tahmin etmiyorduk.

Sayın Aşkan Cemal EFE, kim ne derse desin Lefkoşa Belediyesi’ne uzun yıllar büyük hizmetler verdiniz. Emeklilik hayatınızda sağlık ve huzurun ön planda olmasını temenni ederiz. Ama siz boş oturacak insan değilsiniz değil mi?

Sayın Nazım BERATLI, bizi yanıltmadınız ve adaylığınızı geri çektiniz. Hayırlı ve uğurlu olsun. Ancak bu manevra ile MYK üyeliğini de garanti altına aldınız. Gayet kurnazca bir plandı doğrusu…

Sayın Ersin TATAR, batık bankaların peşine düşmüşken PEYAK dosyasının yeniden açılmasını düşünenlerin sayısı her geçen gün artıyor. 35 trilyonun peşine düşerseniz ve bunun bir kısmını bile hazineye kazandırabilirseniz ne mutlu size…

Sayın Levent AKYILDIZ, yeni yaşınız kutlar sağlıklı, mutlu nice seneler temenni ederiz. Umarız bir dahaki yaşınızı da tek yıldızlık bir kutlama ile gerçekleştirirsiniz.

Sayın Kemal DÜRÜST, özel dersler konusunda sendikalarla gizli bir anlaşma yaptığınız yönünde bakanlık içinden haberler geliyor. Şu gizli anlaşmayı açıklasanız da biz de öğrensek diyoruz.

Sayın Kırata KASAPOĞLU, arıcılık işleri nasıl gidiyor, bu sene verim iyi mi? Artık Bekirpaşa Lisesi sporda da sizden başarılar bekliyor. Çocuklara bol bol bal yedirin ki güçten kuvvetten düşmesinler.

Sayın Ahmet ERTAÇ, kendinizi kurultay heyecanına kaptırınca yorgunluk ve stresten yataklara düştüğünüzü öğrendik büyük geçmiş olsun. Ruhunuz delikanlı ama beden artık kaldırmıyor değil mi?

Sayın Asım VEHBİ, son bir buçuk ayda yurt dışına çıkmayınca evde bayram yaşanıyormuş. Sınav döneminde çocukların başında kalmak doğru karar.

Sayın Mehmet KORTAY, dün birkaç tane dershane gezdim maşallah hepsi de işi büyültmüş ve devlet okullarından çok daha modern binalara sahip olmuşlar. Umarız sizin için de iyi örnek olurlar…

Sayın Mutlu ESENDEMİR, bir kez daha büyük geçmiş olsun. Allah üçüncüsünden de korusun. Bundan böyle artık basın emekçilerini hepsine de birer özel koruma şart oldu, değil mi?

Sayın Ertan BİRİNCİ, memleketin bütün kebapçıları sizi merak ediyordu işin sırrını öğrendik. Artık kebap menüsünü bırakıp suşiye merak sardığınız gözlemleniyor. Hiç de fena fikir değil yani…


Günün Fıkrası

Delikanlı maymun…

 

Maymun kurmuş çilingir sofrasını ormanın orta yerine, külhanbeyliği yapıyor.
O sırada zürafa oradan geçiyormuş, sormuş:
- "Vay maymun Kardeş, nasılsın?"
—İyiyim be anam, içiyorum içiyorum aslanı dövüyorum."
Zürafa tırsmış ve uzaklaşmış. Derken Zebra geçmiş, o da sormuş:
- "Selam maymun abi, ne var ne yok?"
—N’olsun be gülüm hep ayni; içiyorum içiyorum aslanı marizliyorum."
Zebra da uzaklaşmış oradan. Bu kez köstebek, geçerken sormuş:
- "Maymun ya naber?"
—İyilik koçum içiyorum içiyorum, Allah ne verdiyse girişiyorum aslana!"
Köstebek de sıvışmış.
Ancak böyle böyle derken, olanlar aslanın kulağına gitmiş ve aslan o tarafa doğru yola koyulmuş. Çıkmış maymunun karşısına:
- "Eee anlat bakalım maymun efendi, ne var ne yok?"
Maymun hemen kendine çeki düzen vererek yanıtlamış:
- "N'olsun be abi, içiyorum içiyorum abuk subuk konuşuyorum."

Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.