1. YAZARLAR

  2. İpek Halim

  3. Seçim reklamlarının gücünü etkileyen faktörler
İpek Halim

İpek Halim

Star Kıbrıs
Yazarın Tüm Yazıları >

Seçim reklamlarının gücünü etkileyen faktörler

A+A-

Son bir haftadır Türkiye televizyon kanallarında yayınlanan seçim reklamları iyice arttı.

Reklam kuşakları genelde ya CHP ya da AKP’nin reklamları ile başlıyor.
İlk reklam olmak önemli!

Neden mi? Çünkü izleyici henüz reklam kuşağına girildiğini tam fark edemeden, daha kanal değiştirmek için uzaktan kumandaya ulaşmadan ilk reklamın yarısı biter bile. Bir başka değişle ister istemez ilk reklamı izlersiniz.

Geçen haftaki yazımda en çok reklam veren partilerin CHP ile AKP olduğunu belirtmiştim. Ardından da MHP ve MMP geliyordu. Bu hafta görüyoruz ki AKP’nin reklamlarında bir artış var. Artış iki farklı şekilde yorumlanabilir. Bir: Süre azalıyor. Bu reklamları izlemeyen kalmasın. İki: Panik var! Yolunda gitmeyen bir şey var. Sesimizi yükseltelim. Aşırı çok reklam veren markalar için de benzer yorumlar yapılır. Satışları iyi değil ki bu kadar çok reklam yapıyorlar denir. Kısacası, reklam metninin kendisi kadar ne kadar sık yayınlandığı hangi saatte yayınlandığı ve reklam kuşağındaki yeri de önemlidir. Reklamın gücünü/anlamını bu stratejik seçimlerin hepsi birlikte yaratır.

Reklamın gücünü reklam kuşağında yayınlanan diğer reklamlar da etkileyebilir.
Nasıl mı? Örneğin önce AKP’nin reklamını izliyoruz. Hayaller gerçek oldu diyor. İşsizdi- iş buldu. Eğitime başladı, burs aldı... Bu reklam bitiyor ardından Sözcü Gazetesi’nin reklamı başlıyor. Gazetelerin manşetlerini okuyan genç işsizlerin işe yerleştirildiğini,
Türkiye’nin geliştiğini ve artık daha çok gencin üniversite eğitimi aldığını okuyor.
Sonra okuyucu pembe gözlüklerini çıkarıyor ve ‘gerçeklerle’ yüzleşiyor. İşsizlik artmış, üniversite giriş sınavlarında usulsüzlükler, öldürülen kadınların sayısında artış....!

Pembe gözlük çıkınca Türkiye’nin durumunun kötü olduğu görülüyor! Bu iki reklamı ardarda izleyince, hayal ne, gerçek ne, pembe gözlük kim biraz karışıyor. Bilinçli mi, bilinçsiz mi bilemiyorum ama Sözcü Gazetesi reklamlarının AKP reklamları üzerindeki olumsuzluklar yaratbileceği kesin. CHP reklamları da buna benzer bir etkiyi TTNet reklamları üzerinde yaratıyor. Reklamda gençler “üniversite sınavlarında yolsuzluk var”, diyorlar.
“İş de bulunmuyor! Hatta internet de kısıtlanacak! Onu söylemek yasak, bunu yazmak yasak! İnternette ‘nefes’ demek/yazmak/aramak bile yasak”, diyorlar! CHP’nin bu reklamının ardından da TTNet’in reklamı başlıyor. “Daha hızlı internet. Herkese internet”, diyor.

İyi de internette bu denli kısıtlamalar gerçekten olacaksa

İhtiyaç duyduğumuz şey hız mıdır?

Reklam kuşaklarını büyük bir ilgi ile izliyorum. Haftaya artık olmayacaklar ama bu çok da büyük bir sorun değil çünkü farklı seçimler devam edecek. Türkiye Survivorı, haftanın en şık kadınını, en hızlı interneti, dizilerdeki en yakışıklı aktörü, facebook’ta yayınlanan en ilginç fotoğrafı seçecek. Yani seçim çok! Umarım bu seçimler arasında yorulup ‘seçimler’ göz ardı edilmez. Söz Survivordan açılmışken acaba Dominik Cumhuriyetinde olan Survivor ekibi oy verebilecek mi? Bu reklamların hiç birini izlemeyen bir ekip olarak nasıl karar verecekler acaba?

Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.