1. YAZARLAR

  2. Serhat Kotak

  3. Seçim sistemimiz ve doğruyu yapmak
Serhat Kotak

Serhat Kotak

Gözlem
Yazarın Tüm Yazıları >

Seçim sistemimiz ve doğruyu yapmak

A+A-

Ben siyasetçiler için her zaman halk çıkarlarının kişisel çıkarlardan önde tutulabilmesini savunurum. Zaten İsmet Kotak’ın evinde büyürken bunun dışında bir görüşe erişebilmek de mümkün değildi herhalde... Ancak “buna inanırım” demekle “bunu yaparım” demek arasında büyük bir fark vardır. Ben hem bu görüşe gönülden inanırım hem de aktif siyasette olanların bunu yapmaları için köşemden uğraşır dururum. Çünkü doğruyu yapmak bunu gerektirmektedir.

Herhangi bir ülkenin çağdaş bir anlayışla, adil, demokratik ve vizyonla yönetilebilmesinin baştacı da zaten bu inançtır. Ama gelin görün ki ülkemizde aktif siyasetle uğraşanların büyük bir çoğunluğu bu fikrin tam tersine, kendi ve etrafındakilerin kazançları için siyasettedirler. İşte içinde bulunduğumuz durumun esas mimarları da bu tip siyasilerdir. Ana geliri turizim olan ülkemizin başkenti Lefkoşa’da gezinirken mis gibi kokuşmuş çöp kokularını içinize çekerken aklınızdan bu geçmeli ki bir sonraki seçimde hatırlayasınız. Yıllardır hem LTB hem de KKTC Hükümeti ve Cumhurbaşkanı elbirliği vermiş gibi Lefkoşa belediyesini bu duruma getirmek için neler neler yapmış.

Ayni şey hemen her konuda var. İktidar partisi kurultay yapmış, parti başkanı seçilmiş ama partiler üstü olması şart olan ama kendisini parti başkanı olarak gören KKTC Cumhurbaşkanı da dahil olmak üzere partinin bir bölümü bunu kabul etmiyor ve yargıya başvuruyor. Devleti yönetmek yerine mahkeme koridorları siyasetçilerimizle dolup taşıyor...

Sadece iktidar partisini sorumlu göstermiyorum. İçinde bulunduğumuz durumdan aslında CTP de sorumludur çünkü onların iktidarından geriye esnafa bile birkaç yüz lirayı ödeyemeyecek durumda olan bir devlet kalmıştıı. Gerçekleri konuşuyorsak çaresizlikten erken seçime gitmek zorunda kalan bir CTP’den bahsediyoruz.

Peki ne yapılmalıdır? “O kadar çok şey yapılmalıdır ki nereden başlayacağımızı kestirmek zor” dediğinizi duyar gibi oluyorum. İşte değişimin püf noktası da her zaman budur. Çok uzun yıllar uluslararası şirket üst yönetiminde bulundum. Orada da değişim, atılan ilk adımla başlar. Küçük küçük ve erişilebilecek adımları ara hedefler olarak koyarsınız ve gerçek hedefe ulaşan yolda bu adımları takip edersiniz. Bu sizin “road map”ınız yani yol haritanız olur. KKTC’nin daha iyi günlere ulaşmasını yürekten istiyorsak son 35 yıldır yaptıklarımızın doğruları getirmediğini kabul etmeli ve ayni şeyleri tekrar etmekten vazgeçmeliyiz.

İlk adım çok kolay erişilebilecek bir adımdır. Ancak bu da Milletvekillerimizin kendi kişisel çıkarlarını halkın çıkarlarından önde düşünmemelerini gerektirir. Bu adım, seçim sistemimizin değiştirilip Milletvekillerinin küçük seçim bölgelerinden değil, ülke genelinde tek bölgeden seçilmeleridir. Bunu çabucak düzenleyip erken seçime gidilmesi pozitif değişim yolunda ülkemiz adına çok iyi bir “ilk adım” olacaktır.

Bu neyi getirecektir? Milletvekillerinin ülke genelinden seçilmesi, adayların tüm halkımız tarafından incelenip değerlendirilmesini ve seçilenlerin de tüm KKTC halkı tarafından bu makama layık görüldüğünü getirecektir. Bu da, takdir edersiniz ki, çok önemli bir başarı olur, çünkü ancak tüm ülke genelinde en başarılı olabilecek adaylar halk tarafından tercih edilecektir. Buna ek olarak da şu anda çok kötü boyutlara ulaşan bölgecilik artık tarihe karışacaktır. Hak etmeyip sadece falan bölgenin kontenjanı dolsun diye bakan olanlar değil, gerçekten konuya vakıf ve halka hakettikleri hizmeti götürecekler bu göreve gelecektir.

Karşı görüş belirtenlerin kaygılarından biri şudur: Tek bölge seçim sistemiyle bazı bölgelerden gelen adaylar seçilemeyebilir ve o bölgelerin temsilcileri Cumhuriyet Meclisinde yer almayabilir. Aslında eğer herhangi bir aday KKTC halkı tarafından nitelikli  ve değerli olabilecek kapasitede görülürse yaşadığı bölge ne olursa olsun seçileceği kesindir. Dolayısı ile de bu konu bence sorun yapılmamalıdır. Bölgeciliğin kendisi şu anda büyük bir sorundur.Bölgeciliği korumak için seçim sistemini ayni şekilde bırakmak kişisel çıkarları halkın çıkarlarının önüne koymaktır. Bunu savunan bir Milletvekili de sizi, beni, kısaca KKTC halkını hiç düşünmüyor demektir. Oturduğu koltuğa hakkını veremiyor demektir.

Meclisin doğru şekilde çalışamadığını Sayın Meclis Başkanımız Bozer cesurca defalarca açıklamıştır. O zaman değişim şarttır. KKTC Cumhuriyet Meclisi ve KKTC Hükümeti daha verimli ve nitelikli bir yapıya kavuşur, yapılan yasa ve icaraatlar da “doğru” olursa bundan her bölge ve halkın her birimi yararlanır. Ülke, genelde daha iyi yönetilirse, bundan Karpaz’da yaşayan da yararlanır Yeşilırmak’ta yaşayan da.

O zaman yapılması gereken bir an önce seçim sistemimizin ellenmesi ve bölgeciliği tarihe kavuşturup KKTC’nin önünü açacak tek bölge seçim sisteminin getirilip ardından da erken seçime gidilmesidir. Bakalım Milletvekillerimiz cidden“Milletin Vekilleri”midir yoksa kendilerinin mi...

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.