1. HABERLER

  2. KIBRIS

  3. Seçimi boykot edecekler!
Seçimi boykot edecekler!

Seçimi boykot edecekler!

Gözden uzak, unutulmuş ve geçmişini arayan Akıncılar’dan, Cumhurbaşkanlığı adaylarına üzücü haber:

A+A-

Onur Ulağ

Seçim Platformu programı çerçevesinde Diyalog Medya Grubu Genel Yayın Yönetmeni Reşat Akar ile Diyalog TV Aytuğ Türkkan Akıncılar köyünde idi. Belediye Başkanı Hasan Barbaros ve Muhtar Osman Tamsarı’nın da katıldığı köy kahvehanesindeki programa Akıncılar sakinlerinin isyanı damga vurdu.

Akıncı sakinleri, hükümetler tarafından unutulduklarından dert yandı, sorunlarına çözüm talep etti. 

Belediye Başkanı Barbaros, Akıncılar köyündeki sorunun 20 Temmuz 1974 yılında başladığını anlattı. 4 bin nüfuslu bir kasabayken bugün nüfusu 400’ün altında ücra bir köy noktasına geldiklerini söyleyen Barbaros, “Sürekli göç veriyoruz. Her şeye sahip olan bir köy iken, her şeyden mahrum bir noktaya geldik. Buraya en yakın yerleşim yeri Mora (Meriç) 18 kilometre… Her şeyden uzaktayız, yalnızları oynuyoruz” dedi. 

“Güney Kıbrıs ile aramızda bir kapı açılmalı”

Askeri bölgeden dolayı kontrollü geçişin olmasından dert yanan Barbaros, üçüncü ülke vatandaşlarının köylerine giremediğini anlattı. Başkan Barbaros, Güney Kıbrıs’a köylerinden bir geçiş kapısının açılması durumunda köyün bundan büyük yarar sağlayacağını düşünüyor. 

Barboros, “Kapı açılırsa sorunlarımıza bir merhem olabilir. Ama eskiye dönmemiz ancak Kıbrıs sorunun çözümüyle mümkün olur. O nedenle yeni seçilecek cumhurbaşkanının sorunu çözmesini arzuluyoruz” dedi. 

“Seçim boykot kararımız hala devrede”

Muhtar Osman Tamsarı da sorunların saymakla bitmeyeceğini söyleyerek sözlerine başladı ve şöyle devam etti:

“Yol sorunumuz var. Bazı ilerlemeler sağlandı ama icraat görmeden hiçbir şeye inanmam. Bu yol için adım atılmazsa seçimi boykot etme kararımız vardı. Bu hala devrededir. Bunun yanında Türkiye’den su geliyor. Herkes hesap yapar bir öğreniyoruz ki bu sudan Akıncılar faydalanmayacak. Bizi görmezden geliyorlar. Çiftçilerimiz ovaya çıkıyor ama sürekli sorun yaşıyor. Bir yanda bizim asker öte yanda Birleşmiş Milletler askeri. Bir başka sorunumuz ara bölgedeki ağaçların Rumlar tarafından katledilmesi. Bunlardan dolayı en iyi şey bizim için Kıbrıs sorununun çözülmesidir.”

“Boykot kararı aldık ama…”

Yeniden söz alan Başkan Hasan Barbaros, hükümetin yol konusunda adımlar attığını ve projenin hazırlanma aşamasında olduğunu ifade etti. Başkan boykot kararı aldıklarını ancak gelişmelerin de olduğunu anımsattı. 

El işi eğitmeni talep ettiler…

Hem belediye başkanı hem de muhtarın gündeme getirdiği bir başka sıkıntı da köylülere sağlanan eğitim olanakları. 

Eğitim Bakanlığı’ndan kadınlara yönelik el işi kursu verebilecek eğitmenler talep ettiklerini ancak bu taleplerine yanıt alamadıklarını anlatan Başkan, belediye olarak yer de hazırladıklarını ve bir eğitmene ihtiyaç duyduklarını anlattı.

Muhtar ise Sağlık Ocağı’nda zaman zaman doktorun çağrıldığını ancak bir çalışanın olduğu ocakta zaman zaman bu kişinin de çağırıldığını söyleyerek, bazı zaman hiçbir görevlinin sağlık ocağından bulunmamasından dert yandı.

“Türk’ten Türk’e sorunu çözemeyenler Rum’la nasıl çözecek”

Köylü Şaban Ademgil de mutlaka bir sınır kapısının açılması gerektiğini düşünüyor ve “Biz Rum tarafından daha ucuzuz. Eğer kapı açılırsa Rumlar bizden alış veriş yapar ve köyümüz kalkınabilir. Yoksa biz şu anda kapalıyız. Bir arsa alacak olsan çıkmaz sokaktaki arazi değer eder mi? İşte tam bu haldeyiz” diyor.
Yol sorunu ve giriş – çıkış sorununun hala çözülmediğini anlatan Ademgil, “Türk’ten Türk’e olan sorunu çözemiyorlar, Rum tarafıyla sorunu nasıl çözecekler” diye sordu 

“Fabrika yapmak istiyorum izin vermiyorlar”

Bekir Karaböcek isimli vatandaş, hayvan üreticileri olarak Meclis önünde eylem yaptıklarını ancak hiçbir şey elde edemediklerini anlattı. 

Karaböcek, “Bizimle alay ediyorlar. Eski hükümet gitsin dedik, bunlar (CTP-DP) geldi, daha beter oldu her şey.  Ben köye bir hellim fabrikası açmak için izin aldım. Çevre Bakanı onay vermiyor. Neymiş 2012 yılında çıkan bir yasa varmış, fabrikalar sanayi bölgelerinde açılabilirmiş ancak. Alacağımız makine 726 bin Euro ve biz 70 bin Euro bağladık. Proje için 20 bin Euro harcadık.  Yanımızdaki Dilekkaya köyünde 10 tane fabrika var ama Akıncılar’a olmuyor. Ben köyümde iş yapmak istiyorum. Buradaki kişiler de iş bulur, para kazanır. Ama olmuyor. Ben DP-UG Örgüt Başkanıyım ama bakın net söylüyorum. Ben sandığa gitmeyeceğim, delege olarak 33 oyumuz var onlar da sandığa gitmeyecek” dedi.

“Bizi kandırıyorlar”

Tarım Bakanlığı’nı eleştiren Karaböcek, “Eskiden sütten yüzde 1 vergi keserlerdi, şimdi 2 kesiyorlar. Bize dediler ki vergi beyannamesi vermeyeceksiniz, masraftan kurtuldunuz onun için 2 kesiyoruz. Oysa muhasebeci bana böyle bir şey yok diyor. Bizi kandırıyorlar. Bakın 1 litre süt 1.38 TL, 1 fincan kahve ise 1 TL” diyerek tepkisini dile getirdi. 

“Bizi köpekten aşağı görüyorlar”

Köy sakinlerinden Yusuf Parıldak, mikrofonu aldı ve yaşadığı öfkeyi ekrana yansıttı. Bağırarak, “Luricina bitti. Bizi burada köpek gibi görüyorlar. Köpekler gibi fışkıların üzerinde yatıyoruz… Bizi bitirdiler” dedi.

“Akıncılar KKTC köyü olarak görülmeli”

Hayvan Üreticileri ve Yetiştiricileri Birliği Başkanı Mustafa Naimoğluları da Akıncıların yoğun olarak çiftçilik ve hayvancılıkla geçimini sağladığını ifade ederek, bölge insanının zor şartlarda yaşadığını anlattı. 

Naimoğluları, Akıncılar’ın KKTC’nin bir köyü olarak görülmesi gerektiğini belirterek, Akıncılar” unutulmasın” dedi. 

Doğrudan Gelir Desteği konusunda üreticinin sıkıntı yaşadığını anlatan Naimoğluları, “Kapı kapı geziyoruz bize para yok diyorlar. İşler kaplumbağa hızında ilerliyor. Üretici de isyan ediyor. Bir yandan yağışlar iyidir diye seviniyoruz ama sürdürülebilir tarım politikası olmadığından sıkıntıklar yaşanıyor” dedi. 

“Üreticinin bankalara çok borcu var”

Hüseyin Eğmez de üretici olarak yaşadıkları sıkıntılarını anlattı. 

Eğmez şunları söyledi, “Üreticinin bankalara çok borcu var. Overdraftı da aştık artık. Bu yılki rekolte borçları ancak kapatır. Bir an önce devlet üreticiyi ödemelidir. Biliyor musunuz, bankalar hayvanlarımızı bile esir aldı, aldığımız borç karşısında. 4 ay ileri tarihli balalar aldık. Daha onların ödemesi gelecek. Eski alacaklar var katkı payları var devlet mutlaka bizi ödemelidir.” 

“Köyümüzde serbest gezmek istiyoruz”

Yusuf Toz isimli yurttaş, köy içinde yaşadıkları kimlik sıkıntısına dikkat çekti. Yusuf Toz, “Asker arazi belgesi ister, Birleşmiş Milletler kart sorar. Biz köyümüzde serbest hareket etmek istiyoruz” dedi 

“Kalkınmada öncelikli bölge ilan edilmeli” 

Köy sakinlerinden Erkan Eğmez de köyün kalkınabilmesi için hükümetin özel ilgi göstermesi gerektiğine dikkat çekti. Yatırım yapacaklara sıfır faizli kredilerin verilmesi gerektiğini söyleyen Eğmez, “Akıncılar kalkınmada öncelikli bölge ilan edilmelidir. Hatta vergi affı da getirilmelidir. Bu köye biri inşaat yapacaksa vergi ödememesi gerekir oysa burada uygulanan vergilerle şehirdekiler ayni. Bu olamaz” dedi. 

Eğmez, bir şey yapmak istenirse bunun için niyet olması gerektiğine vurgu yaparak, “ Bu zihniyetle KKTC’yi geliştiremezsiniz” diye konuştu.

“Evvel Zaman İçinde” 3 Mayıs’ta Akıncılar’da 

Başkan Barbaros, bu yıl beşincisi düzenlenecek olan “Evvel Zaman İçinde” etkinliğinin  3 Mayıs Pazar günü gerçekleşeceğini anımsatarak, herkesi Akıncılara davet etti. 

HABERE YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.