1. YAZARLAR

  2. Özgün Kutalmış

  3. Seçimin ardından
Özgün Kutalmış

Özgün Kutalmış

Gündem Kıbrıs
Yazarın Tüm Yazıları >

Seçimin ardından

A+A-

Aslında seçimden önce söylenenler söylenmişti. Ancak yine de seçimden sonra birkaç satır yazmak gerekir diye düşündüm. Gerçi kuzular meledi, horozlar öttü ama, bizim gazeteci dostlarımızla, sözde anket yapanlara yine de birkaç söz etmeden olmaz.

                                         ***

Bir yerel üniversitemize bağlı Girne Enstitüsü, C.başkanı seçiminden önce 2 anket yapmıştı. Her iki anket de tamamen manipülasyon ve bir adaya yönlendirmeydi. Enstitünün Genel Müdürü Asım Vehbi ile Detay Gazetesinin resepsiyonunda karşılaştık. Kendisine anketlerinin manipülasyon olduğunu söyledim. Kendinden emin bir tavırla 19 Nisan’da göreceğiz dedi. Ben de cevaben “Göreceğiz dedim. Ancak sana bu anketleri 20 Nisan’da yedireceğim” diye de ilâve ettim. Şimdi bir bilim yuvasının CEO’su, ayni bilim yuvasının bir kuruluşu olan Girne Enstitüsü’nün de Genel Müdürü olan Asım Vehbi ya o yaptırdığı anketleri yiyecek veya bu halktan özür dileyerek bir daha anket işine girmeye tövbe ettiğini açıklayacaktır.

                                            ***

Seçimlerden önce herkesin gönlünde kendine yakın bir adayın kazanması yatıyordu. Bu gazeteci dostlar için de geçerlidir. Sıradan insanlar aralarındaki tartışmalarda veya sosyal medya yoluyla karşı olduğu aday veya adayları yalan yanlış karalayabilir. Yine de olgun insanların yalan yanlışla değil, adayların fikirlerine karşı duruş sergilemeleri gerekirdi. Ancak bu yalan yanlışları haber yapıp gazetelerinde yayınlayanlar veya köşe yazılarında bunları işleyenler okuyucusuna karşı sorumlu oldukları için gazetecilik ahlâkı ile bağdaşmayan işler yapmışlar demektir. Okuyucusunu kendi tuttuğu adaya karşı yalan yanlış haberler ve köşe yazılarıyla yönlendirmeye çalıştığı için okuyucusuna ihanet de etmiş, okuyucusunun zekâsına da hakaret etmiştir. Halbuki yalan yanlış haberler yerine tuttuğu adayın haberlerine daha çok yer verebilir, fikirlerini övebilirdi. Ancak bizdeki gazetecilik anlayışı maalesef, gör beni, göreyim seni anlayışıdır. Dürüst gazeteci dostlarımı tenzih ederim. Ama kendisine az reklâm veren adayı görmezden gelen gazeteciye de, kimse kusura bakmasın, ben gazeteci demem, bezirgân derim. Gazeteler halkın doğru ve yansız haber alma araçlarıdır ve öyle olmalıdırlar. Kendini çook böyyük gazeteci sanan biri Gezici Araştırma Şirketi hakkında köşe yazısında “Ne idüğü belirsiz anket şirketi” diye yazdı. Bir diğeri, Gezici Şirketinin ilk basın toplantısına katıldıktan sonraki köşe yazısında “Ben tatmin olmadım. Siz de tatmin olmayacaksanız köşe yazımı bugün okumayın” diye yazabildi. Bir başkası ben Gezici Şirketini araştırdım, ne İsveç’te ne de İngiltere’de böyle bir şirket yoktur diye yazdı. Halbuki Gezici Şirketi’nin yıllık bütçesi 1 milyar dolardır. Yani KKTC’nin 2015 mali yılı bütçesinin yarısından fazladır. Nitekim KKTC seçim sonuçlarını iki turda da bilen tek araştırma şirketi Gezici oldu. Şimdi bu gazeteci dostların okuyucularına bir özür borçları yok mu? Eğer bu dostlar kendilerini gazeteci olarak tanımlıyorlarsa, bundan böyle ya doğru dürüst haber yapsınlar, ya da köşe yazarlığını bırakıp magazin yazsınlar. Olmazsa kalemlerini kırıp bir köşeye çekilsinler. Daha fazla rezil olmasınlar. 

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.