1. YAZARLAR

  2. Çiğdem Dürüst

  3. Sen güvenmiyorsan benim ne işim var orada
Çiğdem Dürüst

Çiğdem Dürüst

Star Gazetesi
Yazarın Tüm Yazıları >

Sen güvenmiyorsan benim ne işim var orada

A+A-

İçinde yaşadığım köle toplumunun kalıbını bozmaya çalışıyorum.

Söylenenlerin birer aldatmaca olduğunu haykırıyorum.

Kendine gel! Bu düzen bizlerin kendi kendimizi hipnotize etmemiz üstüne kurulu. İnsanlar değil, robot ve makine yaratıyor düzen. Bağımlı insanlara ihtiyacı var başımızdakilerin. Sorgusuz sualsiz inanıp, emirleri yerine getirmeye endeksli insanlar yaratmaya ihtiyaçları var.

Bir avuç güç delisi insan hepimizi sürüye çevirmeye uğraşıyor. İnsanın hayatta kalmasına ve düşünmesine/konuşmasınabir tek şartla izin veriliyor: Bin bir türlü saçmalığa göz yumarsa!

Kendisine güvenen insanlar istemiyorlar: Başka güven türlerini öğretiyorlar. Ana-babaya güven, öğretmene güven, camiye güven, devlete güven, askere güven, devlete güven, Tanrı'ya güven…ama ne olursa olsun kendine güvenme. Sana güvenmeni öğrettikleri kişi ve kurumlarda, onların mutlak otoritesini sarsacak bir tehlike görmüyorlar. Tavuğu yumurtadan, yumurtayı da tavuktan çıkaracak sistemi kurmuşlar. Bozulsun istemiyorlar.

Köle olmadığına inanan, kendine güvenen birey yetişsin istemiyorlar. Günün birinde kendine güvenen çıktı mı düzeni bozup, o zaman tüm silahları ile saldırıp yok ediyorlar onu. Ta ki susturana ve izlerini yok edene kadar uğraşıyorlar.

Kendine güvenen insanın toplum için tehlikeli olduğuna inanıyorlar.Çünkü kendine güvenen insan özgür insandır. Ne yapacağı önceden bilinmez, kendi yolunda yürüyebilir. Hayatı özgürlüktür. Özgürlüğü için her şeyi riske atmaya hazırdır.Sadece doğruluğunu hissettiği zaman, güvenirliği kalbine dokunduğu zaman, zekâsına ve sevgisine layık olduğu zaman bir şeyi yapar. Kafasına yatarsa, ikna olursa uyguluyor. Yoksa hiçbir şeye onu inanmaya zorlayamaz, hiçbir hareketi körü körüne yaptıramıyorlar.

***

Bizi köle gibi gördüklerini, sorgusuz sualsiz ot gibi yaşamak dışında şans tanımadıklarınaörnek mi istiyorsunuz?

Alın size örneklerin âlâsı:

Daha dün bize mükemmel bir devlet hastahanemiz olduğu, kurulan AykatanTanı Merkezi sayesinde nasıl ve kimleri yaşam döndürdükleri anlatılmıyor muydu?

Üniversite hastahanemiz var ve bilmem kaç profesör işin başında denmiyor muydu?

Bir iki hafta önce başbakanımız sağlığına kavuşan bir Kıbrıslırum ile poz poza resimler çektirmemiş miydi?

Son derece güvenilir doktorlarımız bulunduğunu ve hakikaten sağlık alanında da, her alanda olduğu gibi(!) ilerleme kaydettiğimiz anlatılmıyor muydu?

Peki, ne oldu da kendi idare ettiği bir sistemin kendisine güvenemedi sağlık bakanımız? Neden yine de sağlığını Kıbrıslı Türk doktorlara emanet edemedi?

Ne oldu da Sağlık Bakanı’nı hastahanede ziyaret eden Başbakan, hemen sağlık kontrolleri için bakanın Türkiye’ye gönderileceğini açıkladı?

Sonra neden bu açıklama, sağlık bakanının bir arkadaşının onu kontrol etmek istediğibahaneleri ile süslenip, sadece bir dostun samimiyeti şeklinde lanse edildi?

Niye sağlık bakanının Türkiye’ye sağlık yardımı almak istediği için gittiği dürüstçe söylenmiyor?

***

İçinde yaşadığım köle toplumunun bütün kalıbını bozmaya çalışıyorum.

Söylenenlerin birer aldatmaca olduğunu haykırıyorum.

Bu düzen bizlerin kendi kendimizi hipnotize etmemiz üstüne kurulu... Bütün yapısı insanlar değil, robotlar ve makineler yaratmak üstüne kurulu. Bağımlı insanlara ihtiyacı var başımızdakilerin. Sorgusuz sualsiz inanıp, emirleri yerine getirmeye endeksli insanlar yaratmaya…

Diyorum ki iyi hastahanelerimiz varsa, bu hastahaneler için çok yüklü paralar harcanmışsa, sen de burada kal ve tedavi ol da görelim sayın bakan!

***

Ne yazık ki hala, güce odaklı bir toplumuz. Hâlâ çok ilkel ve barbarız. Birkaç insan –siyasetçiler, din adamları, bazı akademisyenler ve bazı doktorlar– hâlâ yüzbinlere hükmediyor. Kimse onların söylediklerini ve yaptıklarını sorgulayamıyor bile!

Ne senin ne de çocuğunun zeki olmanız istenmiyor. Sorgulamanızı, fikir üretmenizi istemiyorlar. Çünkü özgürdüşünmeniz işlerine gelmiyor.

Uyutularak, uyuşturularak yönetiliyorsunuz.

Sessiz ve içinden düşünürken bile birinin duymasından korkuyorsunuz. Yerin kulağı olduğuna inandırılmışsınız bir kere…

Onların sana söylediği gibi iyi bir vatandaş,iyi bir öğrenci, iyi bir dindar, iyi bir  eş, iyi bir memur, iyi bir işçi olma!

Sorguladıkça devletini yüceltecek, yurdunu zenginleştireceksin!

Şimdi sadece sorgulayacak gücünü topla ve sağlık bakanına haykır: Güvenmediğin hastahanene beni de yollama!

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.