1. HABERLER

  2. KIBRIS

  3. “Sen Kuzey’in Başbakanısın”
“Sen Kuzey’in Başbakanısın”

“Sen Kuzey’in Başbakanısın”

Özgürgün, Yorgancıoğlu’nun Güney’de, Türk tarafına azınlıktan başka gözle bakmayan partilerle toplantı yaptığını kaydederek,sert çıktı.

A+A-

Nupelda Karabuğday

Ulusal Birlik Partisi (UBP) Genel Başkanı Hüseyin Özgürgün, politik duruş söz konusu olunca Rum tarafının oldukça net olduğunu ancak Türk tarafında aynı duruşun söz konusu olmadığını söyledi. Türk tarafı olarak, dış politikaya dağınık bir politika sergilendiğini ve buna sebep olan kişilerin de “demokrasi” adı altında bunu yaptıklarını söyleyen Özgürgün, “Maalesef bir milli davası olmayan bir topluluk şeklinde görülüyor, dıştan bu şekilde bir görüntü sergileniyor” dedi. Başbakan Özkan Yorgancıoğlu’na da sert göndermelerde bulunan Özgürgün, masadan kaçan tarafın Rum tarafı olmasına rağmen bazı çevrelerin ısrarla Cumhurbaşkanı’nı hedef gösterdiğini aktardı. , 2. Cumhurbaşkanı Mehmet Ali Talat’ın partisinden Cumhurbaşkanı aday olamaması nedeniyle Cumhurbaşkanı Eroğlu’na ve UBP’ye saldırdığını iddia eden Özgürgün, bu davranışın devlet adamlığına yakışmadığını savundu. Özgürgün, “İkinci Cumhurbaşkanı kendisi ve yine dördüncü cumhurbaşkanı olarak ortaya çıkmak istemesinin verdiği bir sıkıntı var. Bir devlet adamı gibi davranmasını beklerdim ben. Biz kendisine Sayın Cumhurbaşkanım diye hitap ederiz çünkü bir zamanlar bir Cumhurbaşkanlığı yapmıştır ve buna saygımız vardır” dedi. 

“DAĞINIK VE SES VEREMEYEN TOPLUM” 

ADA TV’de Mert Özdeş’in sorularını yanıtlayan UBP Genel Başkanı Hüseyin Özgürgün’ün sözlerinden öne çıkan detaylar şu şekilde; “İki taraf var bir taraf demokratik zenginlik bile desek dağınık gözüküyor. Diğer taraf birlik gözüküyor. Kıbrıs sorunu kendi içinizde değil dıştan birileriyle de çözmeye çalışıyorsunuz. Rum siyasi partileri aynı şeyi söyler hep. Türkiye işgalcidir, topraklarımız, göçmenlerimiz diye aynı teraneyi okurlar. Bizim tarafta herkes farklı şey söyler. Bir taraf Türkiye ile beraber olduğunu söyler, diğeri Kıbrıslılık der. Bir başkası Türkiye’yi suçlar Rum ağzıyla. Bu tarafta dıştan gelen biri bir şey bulamaz şaşırır. Diğer tarafta ise net bir duruş görür. Ozaman onlar karşısında sağlam duvar gibi bir Rum politikası, çözülmüş kendi içinde birçok farklı görüş barındıran bir Türk politikası görür. O zaman siz bundan ne beklersiniz ki? Müzakere masasında size nasıl bir şekilde yardımcı olabilirler? Maalesef dağınık ve tek ses veremeyen, veremediği için de herkes istediğini söylere getirmeye çalışan, milli davası olmayan dağınık bir toplum gibi gözüküyor. Dıştan bakan kimse bunu anlamaz. Bugün ABD ve İngiltere, milli politikaları açısından kimsenin laf söyleyebileceği bir ülke değil.” 

“GÜNEY’DE SEN ÖZKAN BEYSİN, BAŞKA SIFATIN YOKTUR ORADA” 

Çalışanın yaşantısını daha refah seviyeye sokacak plan yerine onları ikinci plana atarak Kıbrıs sorunu çözülsün de her şey çözülür diyorlar. Şuandaki Başbakan’ın düşüncesi bu. Kendisi kaç defa söyledi aynı şeyi. Kıbrıs konusu çözülmezse içerideki sorunları çözemeyiz diyor. Bu mantık Kıbrıs sorununu birinci plana atarak politika yapmanın yıllar içindeki yerleşmiş hali. Birlik olma şansı ortadan kalkıyor. Kıbrıs konusunda herkes birbirini suçluyor. Rum masadan kalkar, Anastasiadis, Türkiye beni tahrik etti ben masadan kalktım der. İçeride Cumhurbaşkanımızı suçlamak için sıraya girerler. Başbakan gider Güney’e, Güney’de, Türk tarafına azınlıktan başka gözle bakmayan partilerle toplantı yapar. Ve masaya dön çağrısı yapar liderlere. Masadan kaçana yap çağrıyı. Sen Kuzeyin Başbakanısın. Güney’de sen Özkan beysin, başka sıfatın yoktur orada. Kıbrıs konusunda avantaj elde etmek için yapıyor. Cumhurbaşkanı’na sürekli yükleniyor bu ülkenin Başbakanı. Burada en büyük sıkıntı budur. 

“TALAT ADAY OLAMAMANIN VERDİĞİ SIKINTIYLA CUMHURBAŞKANI’NA SALDIRMAYA BAŞLADI” 

Talat herhalde aday olamamanın verdiği sıkıntıyla Cumhurbaşkanı’na saldırmaya başladı. Belki bir şekilde yeniden parti içerisinde aday olabilme noktasını zorlamak için sanki bunları yapıyor. Talat şuanda politikada aktif birisi değil. İkinci Cumhurbaşkanı ve emekliye ayrılmış durumda. Politikaya dönme niyetlerini biliyoruz ancak bunu aday olarak yapmak istedi. Cumhurbaşkanı’na bu şekilde saldırması devlet adamlığına yakışmıyor. İkinci Cumhurbaşkanı kendisi ve yine dördüncü cumhurbaşkanı olarak ortaya çıkmak istemesinin verdiği bir sıkıntı var. Bir devlet adamı gibi davranmasını beklerdim ben. Biz kendisine Sayın Cumhurbaşkanım diye hitap ederiz çünkü bir zamanlar bir Cumhurbaşkanlığı yapmıştır ve buna saygımız vardır. 

“YİNE DE SAYGIMIZ VAR” 

Politikaya dönse Talat, aktif olarak yeniden bir partinin başına geçse ve başka bir şekilde aktif girse bile o sıfatla anılmaktadır artık. Dönüp milletvekili olur olmaz ayrı konu ancak o da büyük sakatlık içerir. Cumhurbaşkanlığından dönüp milletvekili veya parti başkanı olması sakat bir görüntü ortaya çıkarır. Tekrar Cumhurbaşkanı olabilirdi ancak partisi aday göstermedi. Şimdi dönüp tekrardan UBP’ye, Eroğlu’na bu şekilde saldırıyor olması trajikomik aslında. Bilmiyorum Talat bunu ne güdüyle yapıyor ancak aday olmak isteyip de bunu gerçekleştirememesinin sıkıntısı gibi. Yine de kendisine bir saygımız var, buna dikkat etmesi lazım.” 

Önceki ve Sonraki Haberler

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.