1. YAZARLAR

  2. Özgün Kutalmış

  3. Sendika başkanına bakın
Özgün Kutalmış

Özgün Kutalmış

Gündem Kıbrıs
Yazarın Tüm Yazıları >

Sendika başkanına bakın

A+A-

Çarşamba günü Radyo Mayıs’ta Ali Kişmir’in programındaki tartışma sırasında, “Sendika başkan veya üyelerinin siyasal partilerle organik bağları varsa, bunun o sendikanın temsil ettiği zümreye zarar vereceğini” savundum. Bunun en çarpıcı ve son örneğini KTOEÖS’te (Kıbrıs Türk Orta Eğitim Öğretmenler Sendikası) gördük. 4 yıl önce yapılan KTOEÖS Genel Kurulunda, Adnan Eraslan Başkanlığındaki gruba karşı, Tahir Gökçebel başkanlığında 3 grubun birleşmesi ile ittifak kuruldu. Seçimi de bu ittifak kazandı. Bu üç grubun içerisinde, Çarşamba gün istifa edenler dışındaki 2 grub CTP’ye yakındırlar. İttifak yapan gruplar arasında sorunlar vardı. ancak sabır gösterilip, zamanla uyum sürecinin başlayacağı düşünüldü. Ancak ayni ittifak geçtiğimiz aylarda seçimi ikinci defa kazandıktan sonra, Tahir Gökçebel’in özel hayatı ile ilgili bir sorundan dolayı, istifa eden grubtaki kadın üyeler tepkilerini ortaya koydular. Bunun üzerine istifa eden grup üyeleriyle birlikte, bilhassa kadın üyelere karşı ötekileştirme ve dışlama süreci başlatıldı. Böylece istifa eden grup üyeleri yönetimde azınlıkta kaldıkları için alınan kararlarda etkili olamadılar. Nitekim istifalarını açıkladıkları basın toplantısında, “KTOEÖS Yönetim Kuruluna seçildiğimiz günden itibaren farklılıklarımız zengiliğimizdir diye yola çıktık. Ancak bu süreçte gördük ki, en ufak bir eleştiriye dahi tahammül yoktur. Bizi sürekli uyumsuzlukla suçladılar. Evet Tek adamlığa karşı uyumsuzduk” dediler. Diğer iki grup başkan Gökçebel’le birlikte hareket ederken, istifa eden grup, onlara yamalanan kişiler olarak görülmeye başlandı. 4 yıl önceki seçimden önce farklılıklarına rağmen ittifak anlayışı ile hareket edilirken, seçimlerden sonra farklılıklara yer yoktur anlayışı hakim oldu. Böylece sendika ağırlıklı olarak CTP’li üyelerin yönetimine geçti. 

                                         *** 

Esas çıngar da Sendika Başkanı olarak Tahir Gökçebel’in, Göç Yasasına karşı yapılan eylemleri son dönemde 2011 yılından sonra atananların hazırlık ödeneği pazarlığına dönüştürmesinden sonra çıktı. Gökçebel yönetim  kurulundan habersiz ve de yetkisiz olarak Hükümetin Başı ile görüşmelerinde, Göç Yasasından önce işe alınanlara verilen asgari ücretin 1.75 katı olan hazırlık ödeneğinin o öğretmenlere 1.50 oranında ödenmesini ve  0.25 farkın da 2011den sonra işe giren öğretmenlere verilmesinin pazarlığını yaptı. Bu da yetmedi, Açık Öğretim Fakültesi sınavlarına gözlemci olarak çağrılacak olan öğretmenlerin hep 2011’li öğretmenlerden seçilmesini de talep etti. Böylece onların da maaşları yükselecekmiş. Sendika Başkanına bakar mısınız? Esas görevi temsil ettiği zümrenin kazanılmış hak ve çıkarlarını daha da yukarılara çıkarmak olması gerekirken, tam aksini yapıyor. Yıllardır maaş artışı ve hayat pahalılığı ödeneği alamayan, Türk Lirasının değer kaybından dolayı reel olarak maaşı enaz %40 azalan öğretmene bir tokat da sendika başkanından gelecek. Ben Başbakan olsam bu teklifi havada kaparım. Çünkü hükümetin cebinden bir kuruş çıkmadan ve de Göç Yasasına da dokunulmadan, en azından bir sendikayı Göç Yasasına karşı eylem yapmaktan vazgeçireceğim gibi, Sendikal Eylem Plâtforumunda da çatlak meydana getireceğim. En başta da yazdığım gibi, eğer bir sendikanın yöneticilerinin siyasal partilerle organik bağları varsa ve de organik bağları olunan siyasal parti hükümette ise, o sendika başkanı tıpkı Gökçebel gibi Hükümetle temsil ettiği zümrenin kazanılmış hak ve çıkarlarının ileriye götürülmesi için değil, geriletilmesi için gizlice görüşme yapar. Sonra da sendika yönetiminde buna karşı çıkanlara da, kendilerini devlet gibi görüp, “Sendikaya karşı çıkılmaz” denir. Sevsinler sizin bu sendikacılığınızı.

Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.