1. YAZARLAR

  2. Serhat İncirli

  3. Sendikacılık KKTC’yi ayağa kaldırabilir
Serhat İncirli

Serhat İncirli

Kıbrıs Gazetesi
Yazarın Tüm Yazıları >

Sendikacılık KKTC’yi ayağa kaldırabilir

A+A-

KKTC bir sendika imparatorluğu; sendika cumhuriyeti mi?...

Türkiye’nin KKTC’den sorumlu bakanı Beşir Atalay, ülkemizin böyle olduğunu ve bu yüzden özelleştirmeleri desteklediklerini açıkladı.

KKTC bir sendika cumhuriyeti değildir... Öyle olsaydı; şu anda zaten isyan çıkmıştı bile...

KKTC’de özel sektör yıllardan beri sendikasızdır.

Bu arada şu bilinemli; sendika; öcü değildir.

Sendika; örgütlü olunan kurumun veya birimin eminyet sübabıdır.

Öyle olmalıdır.

Bizim ülkemizdeki sendikaların “cumhuriyet gibi oldular, imaparatorluk kurdular” noktasında eleştirilmeleri yerine, örgütlenmeleri ve örgütlü oldukları kurumlara sahip çıkmaları teşvik edilmelidir.

Neden?

Hemen açıklayalım...

İki büyük öğretmen sendikamız var... Büyük bir cesaretle, Kıbrıs Cumhuriyeti’nin AB Dönem Başkanlığı devir teslim töreninde pankart açtılar. Açtıklar pankartı bir çok çevre doğru okuyamadı tebii ki. Ve anında “hain” pozisyonuna sokulup saldırıya geçildi.

Oysa, açılan pankart haksız mıydı?

Kıbrıslı Türkler, Kuzey ve Güneyin dışlamışlığı altında büklüm büklüm edilmemiş mi yani?

Neyse... İki öğretmen sendikamız; siyasi ve sendikal sınırların ötesinde bazı misyonlar da üstlenmiş olabilir ama asıl önemli görevleri, yerin dibine gömülen eğitim sistemimizdeki gerilemeyle ilgilenmek olmalı. Bizim bugünkü konumuz bu.

Bu noktada, “işveren” ile birlikte, eğitim kalitesinin artırılması, çalışma şartlarının elbette iyileştirilmesi de dahil olmak üzere; öğretmen kalitesinin de yükseltilmesi için çaba yoğunluğuna girmelidir.

Öğretmen kalitemizde düşüş mü var?

1 - Yok diyeni döverim!

2- Sendikaların bunda sorumluluğu yoktur diyene de hava tüfeğiyle gözüne şaşma sıkar, kör ederim çünkü zaten gözü kullanmıyor belli!

Memurlarımızın sendikaları için de “performansı artırıcı ve hizmeti kalitesini yükseltici” projelerin yapılması zorunludur...

Ve özel sektör.

Özel sektör çağdaş sendikacılıktan korkmamalı.

Ben işveren olsam, çalışanlarımın örgütlü olmasından korkmam. Otururum, onlarla pazarlığımı – toplu sözleşmemi yaparken, iş kalitesi, üretim kalitesi ve karın artırılmasını sağlarım; kar artarsa, çalışana da hakkını veririm.

Ve Beşir Atalay... Beşir Atalay; son derece tutucu ve son derece “işverenden yana” bir siyasi ideolojinin elemanıdır... Dolayısıyla söylediklerine, eleştirisine şaşmamak gerek. Saygı duymak bile şart bence.

Ancak söyledikleri fazla ciddiye de alınmamalı... Bizler, bu ülkede çağdaş ve Avrupalı bir Kuzey Kıbrıs istiyorsak, sendikalarımızı öcü görmeyeceğiz; sendikalar, kalkınma ve daha çok ama daha daha daha çok çalışmanın da örgütleyicisi olacak. Performans ölçümünü savunacak. Çalışmayanı kendisi cezalandıracak. Toplu sözleşmeye oturduğunda “haklı” olacak. Daha güçlü sendika, daha güçlü devlettir aslında. Daha güçlü sendika, daha güçlü kurumdur. Yeter ki karşılıklı anlayış, sevgi ve paylaşım becerilebilsin.

Biz anlayışı yitirdik, sevgimiz kalmadı, paylaşmayı da unuttuk. Yeniden kazanmak istiyorsak, geri almak zorundayız...

Sendikaların önemi büyüktür... Beşir beyin söyledikleri, kendi ideolojisiyle ilgili ifadelerdir; saygı duyarım ama doğru değildir... KKTC sendika cumhuriyeti değildir. Tam tersine, öyle olmalıdır... Sendikacılık, özel sektörün de garantisidir...

Yurtseverlik bilinci bizde had safhadadır... bu bilinçle birlikte sendikacılık ve sendikalışalşamyla çalışılan kuruma sahip çıkma mentalitesi artırılmalıdır. Ancak o zaman ayağa kalkabiliriz... Yurtsever bir sendikacılık, Kuzey Kıbrıs’ın refahı ve hatta kurtuluşu için esastır aslında...

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.