1. HABERLER

  2. KIBRIS

  3. Sendikalar, Maliye Bakanı'nı topa tuttu!
Sendikalar, Maliye Bakanı'nı topa tuttu!

Sendikalar, Maliye Bakanı'nı topa tuttu!

Maliye Bakanı Özgür’ün ‘13’üncü maaş olmasa vesayet biter’ açıklamalarına sendika başkanlarından sert tepki geldi.

A+A-

Eniz Orakcıoğlu

Maliye Bakanı Birikim Özgür’ün “13’üncü maaş olmasa vesayet biter” açıklamalarına sendika başkanları tepki gösterdi. Vesayetin 13’üncü maaşları kaldırarak bitirilemeyeceğini belirten sendika başkanları, “Vergilerin toplanması halinde ve gelirleri artırıcı tedbirler alındığı suretle vesayet biter” dedi. Sendika başkanları, Birikim Özgür’ün açıklamalarını kadersiz, talihsiz olarak değerlendirerek, “Açıklama doğruysa siyaseten çok acemice yapılmış bir açıklamadır. Bir siyasetçinin yapabileceği bir açıklama değil Ankara’nın memurunun yapabileceği bir açıklamadır” noktasında birleşti.

Gökçebel: Akıl vermeye uğraşıyorlar

Kıbrıs Türk Orta Eğitim Öğretmenler Sendikası (KTOEÖS) Başkanı Tahir Gökçebel, AKP’nin anti demoktratik, baskıcı uslup ve dayatmalarına CTP-UBP hükümetinin sus-pus olduğunu söyleyerek, “Kahraman sosyalist Maliye bakanı ise paketlerin imzalanmasını, diyetin halka ödetilmesini ve koltuklarda oturmaya devam edilmesini önermektedir. Hatta daha da ileriye giderek akıllara durgunluk verecek şekilde İMF/İsrail karışımı AKP ablukasına 13. Maaş feda edilerek kurtuluş önermektedir. Bu ülkeye yıllardır dayatılan paketleri, politikaları dayatanlar da, işbirlikçileri de iflas etmiştir. Bu ülkenin gelmiş olduğu noktanın müsebbihi olanlar, bugün akıl vermeye uğraşmaktadır. KKTC rejimini (halka rağmen) yaratanlar ekonomi battı söylemleri ile insanımızı kandırmaktadır. TC ve işbirlikçi hükümetlerin eliyle üretim bitirilerek yaratılan rant düzeninden nemalananlara kaymak ve bal devam ettirilirken halkımıza daha da diyet ödetmeye çalışmak kabul edilemezdir” dedi.

“Niyetler gizlenmektedir”

Gökçebel, sözlerine şu şekilde devam etti; “Kıbrıs Türk Toplumunun kendi kendini yönetme talebini algılamayanlar su sorunu, 13. maaş sorununu, paketleri bahane ederek niyetleri gizlemektedir. AKP ve CTP-UBP hükümetleri asimile edilmeye çalışılan, siyasi, ekonomik, kültürel ablukaya alınmış olan Kıbrıs Cumhuriyeti’nin siyasi ortağı olan bir toplumu bitirmek için antlaşmış görünmektedir. Ölümü gösterip sıtmaya razı olmaya halkı ikna etmeye çalışmaktadır. Kıbrıs Türk Toplumunun gerçek talebini ortaya koyamayan anlayış vesayetten bahsetmektedir. Doğru politikalarla ancak doğru yere varılır. Sine-i Millete dönmek de bir erdemdir. Çaresizce kabulleniş hükümetçilik oynayarak yaratılan rejimi saklamak, diyetini halka ödeterek koltuklarda oturmaya devam etmek kavanoz demokrasisini devam ettirmek demektir. AKP, CTP-UBP ve sırada hükümet olmayı bekleyen yaratılan kavanoz demokrasisinde yaşatmak için bin bir alicengiz oyununa başvurmayan başlamıştır. Kıbrıs’ın kuzeyini yağmalayan TC hükümetleri ve işbirlikçi hükümetler bunun diyetini ödemelidir. Kıbrıs’ın kuzeyi yağmalanırken, burada yaşayan halkı da daha fazla aşağılamaya, rencide etmeye kimsenin hakkı yoktur. Kimse gerçeklerden uzak Kıbrıs Türk Toplumu üzerinden oyun oynamamalıdır.”

Latifoğlu: Bu oyuna gelmeyeceğiz

Hür İşçi Sendikaları Federasyonu (HÜR-İŞ) Genel Başkanı Yakup Latifoğlu, Maliye Bakanı Birikim Özgür’ün ‘13’üncü maaşlar olmasa vesayet biter sözlerini şu şekilde yorumladı:

“Sayın Birikim Özgür bütçeyi yaparken personel giderlerinin toplamının ne olduğunu bilerek yola çıktı. Burada önemli olan nokta 13’üncü maaşların ödenmediği halde vesayetin biteceği değil, devletin gelirlerinin artırıcı tedbirlerin alınması suretiyle vesayetin biteceğini buradan söylemek isterim. Bizim ülkemizde belli bir elit kesim vardır ki yıllarca zarar beyan etmelerine rağmen bu ülkede faaliyetlerini devam ettirebiliyorlar ve bu insanların zararlarının ne olduğunu hiç kimse sorgulamıyor ve bu işletmeler çalışmaya devam ediyor. Bunun yanında bir önceki Maliye Bakanının kendi ağzından da defalarca söylenmiş ‘bu ülkede ekonominin yüzde 54 kayıt dışıdır’ sözler var ve bu kayıt dışılığı kayıt altına alıp devletin gelirlerini artırıp bütçeyi büyütseler, personel giderleri söylendiği gibi bütçenin yüzde 80’ini kapsamayacak. Ama o beceriksizliğin maliyetini ve yükünü çalışanlara yüklemeye çalışmaktadırlar ve buna da zemin hazırlamaya çalışmaktadırlar. Esas olan budur ve bu oyuna gelmeyeceğimizi söylemek isteriz.”

Bıçaklı: Maaşları ödememekle vesayet kalkmaz

Türk İşçi Sendikaları Federasyonu (Türk-Sen) Genel Başkanı Arslan Bıçaklı da Maliye Bakanı Birikim Özgür’ün açıklamalarına tepki gösterdi. Bıçaklı, “Vesayeti bitirmek istiyorlarsa 13’üncü maaşları kaldırarak değil” diyerek şöyle dedi:

“Memlekette iç içe oldukları sermayeden toplamaları gereken vergileri toplamaları halinde vesayet biter. Bunun yanında vesayeti bitirmek istiyorlarsa; örtülü ödeneği, 4 siyasi partiye verdikleri 8 milyon 500 bin TL’lik devlet katkısını kaldırsınlar, kendi atadıkları bakan, müdür ve müsteşar atamalarına son versinler. Tüm bunların yanında ülkede toplamaları gereken vergiyi toplasınlar ve önce kendi maaşlarına baksınlar. Kısacası 13’üncü maaşları ödememekle vesayet kalkmaz. Artık herkese akıl vermeyi bıraksınlar, herkesin aklı kendine yeter.”

Dilek: 13’üncü maaş kazanılmış haktır

Kamu İşçileri Sendikası (Kamu-İş) Genel Başkanı Sami Dilek, Sayın Maliye Bakanının yaptığı açıklamayı kadersiz bir açıklama olarak değerlendirdi. “Bu tür bir açıklama kamuoyunu yanında alma, kamuoyunu yanıltma ve 13’üncü maaşların üzerine yatma yönünde bir anlayıştır” diyen Dilek şunları aktardı:

“ 13’üncü maaşın ödenmemesi anayasaya ve yasalara aykırı bir durumdur. Sayın Maliye Bakanının 10-15 gündür 13’üncü maaşların gündeme geldiği günden beri yaptığı açıklamalar ve diğer bakanların özelliklede Tarım Bakanının bu konuda yaptığı açıklamalar hoş açıklamalar değildir. Bugün 13’üncü maaşın özel sektöre ne kadar büyük darbe vurduğu ve bu maaşın ödenmediği noktada hem kamu, hem de özel sektör yılbaşına inşalarımızın ne kadar perişan ve sıkıntı içinde girdiği ortadadır. Ülkenin ekonomik durumunu da baz alarak bu açıklamalarla bir noktaya varamazlar ve bizleri yanıltamazlar. 13’üncü maaş kazanılmış haktır ve bu maaşların ödenmesi noktasında da gereken ne ise yapılacaktır.”

“Bırakıp gitsinler, istifa etsinler”

Dilek, sözlerine şu şekilde devam etti; “Bu ülkenin kaderi, maliyenin bütçesi 13’üncü maaş üzerine endekslendiyse biran evvel bırakıp gitsinler ve istifa etsinler. Günün sonunda maliye ve ekonomi yatırım ve belli projelerle bir noktaya getirilir, herkesin cebinden bir şeyler kopararak ve çalarak devlet idare edilmez. Bu ülkede ekonomik potansiyeller vardır potansiyel de bu 13’üncü maaşların 10 katını ödeme noktasında potansiyellerdir. Ama maalesef gelen vuruyor giden vuruyor ve günlü, beceriksiz politikalarla bugün bu noktaya getirildik. Türkiye ile ilişkilerinde bozulması biz yaparız, biz biliriz, ekonomimiz tamamdır ve kendi kendimize yeteriz söylemleriyle bu durumlara gelinmiştir.”

Elcil: Siyasi bir tavır gereklidir

Kıbrıs Türk Öğretmenler Sendikası (KTÖS) Genel Sekreteri Şener Elcil ise Birikim Özgürün ifadeleri çok çelişkili olduğunu savundu.  “Cari açığın ortaya çıkması 13’üncü maaşla veya maaşların yüksek oluşuyla alakalı bir mesele değildir” sözleriyle Özgür’ü eleştiren Elcil, “Buradaki başlıca sorun ekonomi sıkıntı yaratansa siyasi yapıdır. Mevcut sistem içerisinde bizim ekonomik olarak bir yere varmamız mümkün değildir. Bunun yanında nüfusun getirdiği eğitim, sağlık ve diğer giderlerle ilgili ciddi anlamda bir sıkıntı vardır ve bunu çözmeye yönelik bir adım yoktur, burada çözüm noktasında siyasi bir tavır gereklidir” şeklinde konuştu.

“KKTC bir vasilikle mi yönetiliyor?”

Elcil, sözlerine şu şekilde devam etti; “Sayın Birikim Özgür vesayetten bahsediyor, ama biz bu konuyu vesayet olarak tamlamıyor, adanın kuzeyinin Türkiye tarafında işgal edilmesi olarak tanımlıyoruz. Vesayet birinin vasiliğinde yapılan bir iştir. Şuan KKTC bir vasilikle mi yönetiliyor? KKTC’de şu anda hükümet yok, cumhurbaşkanı yok mudur? Eğer söylemeye çalıştıkları burada bir işkal var ve burayı biz yönetmiyoruz ise buna söyleyecek bir şeyim yoktur, çünkü o noktada haklıdırlar. Biz hükümetlerden var olan sömürgeci anlayışın ortadan kaldırılmasına yönelik bir tavır görmek istiyoruz ve bu tavır şu anda yok. Sayın Birikim Özgür’ün söyledikleri ile de bu tavrın ortadan kalkması da mümkün değildir. Söz konusu olan para değil, siyasi irade meselesidir ve suyun da bu çerçeve de buraya getirilmesi söz konusudur ve sıkıntının temelinde yatan da bunların toplamıdır. Sayın Birikim Özgürün yaptığı açıklama doğruysa siyaseten çok acemice yapılmış bir açıklamadır. Bir siyasetçinin yapabileceği bir açıklama değil Ankara’nın memurunun yapabileceği bir açıklamadır.”

Birikim Özgür ne söylemişti?

“13’üncü maaş olmasa vesayet biter. 13’üncü maaş olmasa, kamu maliyesinin cari harcamalarında Türkiye kaynaklarına mali bağımlılığı biter. Bunu ‘vesayet istemiyoruz’ diyen ama statükoya sonuna kadar sahip çıkanlar bilsin diye söylüyorum. Yasalarımıza göre yükümlülüklerimiz neyse, onu yerine getireceğiz.”

Kaynak: Yeni Bakış Gazetesi

HABERE YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
1 Yorum