1. YAZARLAR

  2. Ahmet Tolgay

  3. Sendikalar ve hasta hakları…
Ahmet Tolgay

Ahmet Tolgay

Kıbrıs Gazetesi
Yazarın Tüm Yazıları >

Sendikalar ve hasta hakları…

A+A-

 

  Sendikalar “sağlıkta ücret” tartışmasını yargı organına taşıdılar. Hem de son derece dramatik açıklamalar yaparak…

   Sanırsınız ki hasta haklarına sahip çıkıyorlar!..

  Oysa onların hasta haklarını çiğneyen öylesine bir uygulamaları olmuştur ki!..

   Bu yüzden, onları dinlerken hem ağacı görüp ormanı göremeyenlerin durumunu anımsadım, hem de “Bu kadar içtensizlik olur mu?” diye düşündüm… Gülmekle ağlamak arasında gelgitler yaşadım…

  14 Mart Tıp Bayramı dolayısıyla yayımladığım “Hastanelerimizin Hastabakıcı Sorunu” başlıklı yazımda hastaları ve hasta yakınlarını esas mağduriyete uğratan konuyu gündeme taşıdım… Ama sendikacılarımız buna gözlerini de, kulaklarını da tıkadılar.

  Şimdi burada tekrar soruyorum:

   “Hasta hakları acımasızca çiğnenerek hastabakıcı hizmetlerinin ortadan kaldırılması nedeniyle hastane koğuşlarında kiralanan özel hastabakıcılara halk tarafından ödenmekte olan tonla para neden göz ardı ediliyor?”

   Ki bu paraların yanında poliklinikte ya da diğer hastane hizmetlerinde istenen “bağış” nitelikli sembolik paralar devede kulak bile değildir…

 

     *       *       *

  İşin özü şu ki; işte şimdi “Sağlıkta ücrete hayır” diye kampanya başlatan ve işi yargı organına kadar taşıyan bu muhterem sendikacılarımızın işgüzarlıkları sayesinde, hemşirelik görevlerinde yapılan düzenlemelerle tüm devlet hastanelerinde hastabakıcı açığı oluştu.

Hemşirelerimiz, hemşirelik eğitimlerinde kendilerine öğretilen ve doğrudan hasta bakımıyla ilgili olan bazı yükümlülüklerden arındırıldılar. 

   Ne var ki, devlet hastanelerinde yerine getirilmeyen bu öz hemşirelik görevleri, sendikalaşmanın olmadığı özel hastanelerde hiç eksiksiz yerine getiriliyor. Oralarda hemşireler, eğitimlerinde kendilerine öğretilen görevlerden feragat etmiyorlar.Devlet hastanelerine düşen hastaların ise vay haline!.. 

   Hastaneye yatmak zorunda kalan hastalarımıza bakım görevini yerine getirmek için bir özel sektör doğdu. Bu özel sektörün mensuplarına hastabakıcılık hizmetleri alınabilmesi adına avuç dolusu para ödeniyor. Para bulup ödeyemeyen hastalar perişan oluyorlar. Ya da eğer varsa, yakınlarının insafına ve özverisine sığınıyorlar.

 

                  *       *       *

  Sağlıkta ücret, hatta okkalı ücret işte asıl budur. 

  Bunun sorumlusu “Sendikal haklar” kombinezonu altında hemşirelik hizmetlerini kısıtlayan; hemşirelik görevini sadece doktorun yazdığı ilaçları verme, iğne yapma, tansiyona ve şekere bakma, serum takıp çıkarma gibi işlemlerle sınırlayan bizim bu sendikacılardır.

   Hemşirelik mesleğinden dışlanan diğer hasta hizmetlerini alabilme adına herkes hastasına paralı bakıcı tutma yükümlülüğüyle karşı karşıyadır.

   Siz inanır mısınız şimdi bunların hasta haklarının savunucusu olduklarına?

   Bu durumu hükümet sineye çekmektedir. Neden?.. Çünkü dayatılan sendikal hakları itirazsız kabul etmiş ve hasta haklarına en büyük darbeyi indirmiştir. Hastabakıcılık hizmetlerini “Ara eleman” eksikliği olarak takdim eden hükümet, sorumluluğunu yerine getirip bu ara eleman boşluğunu dolduracak yasal önlemleri kaç yıldır almıyor. Durumun ağır bedelini, hastalarına astronomik ücretli hastabakıcılar kiralayarak varsın vatandaşlar çeksin!.. Dünyanın hiçbir uygar ülkesinde olmayan bir sağlık uygulaması… 

   Sağlıktaki sembolik ücretler konusunda bunca papara kopardıkları halde, fahiş hastabakıcı ücretlerini görmezlikten gelen sendikacıların ağacı görüp ormanı bilinçli şekilde ıskalayan hallerini halkımızın vicdanına havale ederim. 

   Her şeyi halk adına yaptıklarını öne süren bu beyefendilerin halkçılıkları, kendi eserleri olan halk karşıtı, zümreci, yoz, haksız ve pahalı sistemler söz konusu olunca suspustur!.. 

Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.