1. HABERLER

  2. DÜNYA

  3. Sentetik uyuşturucu intihara da neden oluyor
Sentetik uyuşturucu intihara da neden oluyor

Sentetik uyuşturucu intihara da neden oluyor

Dünya Sağlık Örgütü'nün hazırladığı Küresel İntiharı Önleme Raporu'na göre, dünya genelinde her yıl, 800 binin üzerinde insan intihar ediyor. Bu yolla her 40 saniyede bir kişi yaşamını yitiriyor.

A+A-

Gazi Üniversitesi Psikiyatri ABD Öğretim Üyesi Doç. Dr. Burhanettin Kaya, depresyonun, intihar davranışına yol açan ruhsal bozuklukların başında geldiğini belirterek, "Ancak son dönemde artan sentetik uyuşturucu kullanımına bağlı intihar girişimlerinde de ürkütücü bir artış var" dedi.

Dünya Sağlık Örgütü'nün hazırladığı Küresel İntiharı Önleme Raporu'na göre, dünya genelinde her yıl, 800 binin üzerinde insan intihar ediyor. Bu yolla her 40 saniyede bir kişi yaşamını yitiriyor.

TÜİK verilerine göre ise son 10 yılda Türkiye genelinde yaklaşık 29 bin, 2013 yılında ise 3 bin 189 kişi intihar etti. Bu rakamın yüzde 27'sini kadınlar, yüzde 73'ünü ise erkekler oluşturdu. 2013 yılında Türkiye'de yaklaşık her 2 saat 40 dakikada bir kişi intihar ederek yaşamına son verdi. Geriye dönük veriler değerlendirildiğinde ülkede son 20 yılda yaklaşık 40 bin kişi intihar etti.

Gazi Üniversitesi Tıp Fakültesi Psikiyatri Ana Bilim Dalı Öğretim Üyesi ve Türkiye Psikiyatri Derneği Ruh Sağlığı ve Medya Çalışma Birimi Koordinatörü Doç. Dr. Burhanettin Kaya, 10 Eylül Dünya İntiharı Önleme Günü dolayısıyla AA muhabirine yaptığı açıklamada, DSÖ verilerine göre son 50 yılda intihar hızlarının yüzde 60 oranında arttığını belirtti.

Türkiye'de, geçen yıl itibariyle 3 bin 189 kişinin intihar ettiğine, bunun yüzde 73'ünün erkek olduğuna işaret eden Kaya, erkeklerde intihar oranları da yaşla beraber sistemli bir artış gösterdiğini söyledi.

Erkeklerde intihar oranının en yüksek olduğu grubun 75 yaş ve üzeri grup olduğunu belirten Kaya, bu oranın artan fiziksel ve ruhsal sağlık sorunları ile karşı karşıya kalan yaşlı nüfusa sağlanan sağlık ve bakım olanaklarının ivedilikle iyileştirilmesi gerekliliğine önemli bir veri teşkil ettiğini ifade etti.

Erkeklerin en üretken dönemi olan 15-44 arası yaş grubunda, iş ve aile hayatında yaşadıkları zorlanma ve ruh sağlıklarının bozulmasının, intiharda etkili olduğunu vurgulayan Kaya, '' Erkeklerde tamamlanmış intihar sıklığının yüksek oluşu yoksulluk, iş sorunu ve ekonomik yetersizlik, parçalanmış aile yapısı, küreselleşme, hızlı modernleşme, toplumsal değerlerde değişmeler, başta medya olmak üzere iletişim araçlarının etkisi, silahların kolay elde edilmesi, madde kullanımı ve bağımlılığındaki artış ile ilişkili görünüyor'' dedi

KADINA ŞİDDET İNTİHAR ORANLARINI ARTIRIYOR

Kadınlarda en yüksek intihar oranının 15-19 yaş grubundaki genç kızlarda görüldüğüne dikkati çeken Kaya, genç kızlar üzerindeki ailevi ve sosyal baskının yüksek olması ve psikiyatrik tedavi olanaklarından yararlanılmamasının intiharlarda en büyük etken olduğunu söyledi. Bu yaşlarda yoğunlaşan şiddetin bir sonucu olarak intihar oranlarının arttığının düşünüldüğünü de belirten Kaya, ''Özellikle bu yaş grubunu içeren genç kadınlara yönelik çalışmalara büyük gereksinim var. Bu kadınlar üzerinde gerçekleşen ve yaşamlarını dahi tehdit eden bu baskıyı önlemeye yönelik bilinçlendirme çalışmalarına ihtiyaç vardır'' görüşüne yer verdi.

''İNTİHAR ÖNLENEBİLİR''

İntiharların sadece intihar eden kişi ve yakınlarıyla sınırlı kalmayıp geniş bir çevreyi de etkilediğini anlatan Kaya, geride kalanlarda da hem uzun hem de kısa dönemde önemli etkiler bıraktığını söyledi.

İntiharın önlenebilir ölüm nedenleri arasında yer aldığını ifade eden Kaya, intihar önlemeye yönelik çalışmaların çok boyutlu ve disiplinli olması gerektiğini kaydetti.

İntiharı önlemenin bir ülkenin ruh sağlığı politikasının en önemli konularından biri olması gerektiğini vurgulayan Kaya, Türkiye'de DSÖ'nün geliştirdiği strateji ve politikalardan yararlanarak aktif bir eylem planına gereksinim olduğunu bildirdi.

İNTİHAR ARAÇLARINA ERİŞİM KISITLANMALI

Aile ve sosyal destek sistemlerinin koruyucu faktörler olduğunu dile getiren Kaya, "İlişki sorunlarının belirleyici olduğu olgularda aile içinde problem çözme becerilerini geliştirme, çatışma çözümü ve uyuşmazlıkların şiddet içermeyen bir şekilde ele alınmasını sağlama, intiharı önlemede önemli" dedi.

Kaya, öldürücü intihar araçlarına erişimin de kısıtlanması gerektiğini vurguladı. Kaya, zehir almak, ateşli silahla kendini vurmak ve asmanın en yaygın intihar yöntemleri arasında yer aldığının altını çizerek, Türkiye'de yapılan bir araştırmada, son yıllarda kadınlarda ateşli silahla intihar sayısının arttığının tespit edildiğini kaydetti.

SENTETİK UYUŞTURUCU BAĞIMLILIĞINA DİKKAT

Depresyonun intihar davranışına yol açan ruhsal bozuklukların başında geldiğine işaret eden Kaya, bağımlılığın da en önemli risk etkenlerinden biri olduğuna dikkati çekti. Kaya,'' Son dönemde artan ciddi bir halk sağlığı sorunu haline gelen sentetik uyuşturucu kullanımına bağlı intihar girişimlerinde de ürkütücü bir artış vardır. Bu bireylerde bazı klinik belirti ve ifadeler intihar habercisi olabilirler. Bu durumda bu kişilerin sağlık sistemine yönlendirilmesi ve gerekir'' dedi.

Sağlık sistemine ulaşımın kolaylaşması, ruhsal ve fiziksel hastalıkların tedavisini sağlama ve kaliteli bakım vermenin, intihar önleme açısından önemli stratejiler arasında yer aldığını belirten Kaya, "Sağlık çalışanları ve başta polis olmak üzere güvenlik güçlerine yönelik, tutum geliştirmeyi ve problem çözmeyi hedefleyen eğitimler verilmeli, medyaya dönük de çalışmalar yapılmalı" diye konuştu.

HABERE YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.