1. HABERLER

  2. KIBRIS

  3. Serdaroğlu: “Haklarımızı Rumlardan alacağız”
Serdaroğlu: “Haklarımızı Rumlardan alacağız”

Serdaroğlu: “Haklarımızı Rumlardan alacağız”

Ulusal Birlik Partisi (UBP) Girne Milletvekili Ergün Serdaroğlu, müzakere sürecini Haberal Kıbrıslı Gazetesi’ne değerlendirdi.

A+A-

Özge Kizir

UBP milletvekili Ergün Serdaroğlu, Kıbrıslı Türklerin çözüm adına ümitli olduğuna da dikkat çekerek, “İnsanlarımız çözüm istiyor. Gerek ekonomik durumuzdan gerekse izolasyonlardan dolayı ileriye baktığımızda bu adaya çözüm gelmesi gerekiyor. Bizim uluslar arası hukuka girmemiz gerekiyor. Rum isterse vazgeçsin ama biz bu yolda devam edelim. Biz görüşmelerimize çizilen yolda gideceğiz. Haklarımızı Rumlardan alacağız” dedi.

Cumhurbaşkanı Akıncı’ya güvendiğini ancak Türkiye’nin garantisinin olmazsa olmaz olduğunu belirten Serdaroğlu, “Eskiden geçirdiğimiz kötü tecrübeden dolayı Rumlara itimadımız yok. BM bizi korumadı. O nedenle bizim tek dayanağımız ve güvencemiz Türkiye’dir” dedi.

Ulusal Birlik Partisi (UBP) Girne Milletvekili Ergün Serdaroğlu, müzakere sürecini Haberal Kıbrıslı Gazetesi’ne değerlendirdi. Serdaroğlu, “11 Şubat 2014 anlaşması çerçevesine göre gidiliyor. Şimdi parsellerin açılacağı belirtiliyor. Hâlbuki bu parsellerde Cumhurbaşkanı Mustafa Akıncı, Birleşmiş Milletlere şikâyet etmişti. Nedeni de hidrokarbon konusunda kendilerine araştırma yapmayacakları konusunda söz verdiği fakat şimdi yapıldığı konusunda şikayet etmişti. Biz genel olarak gaz konusunda 2010’da oy birliği ile karar almıştık. Bu gaz konusuna biz yüzde 50 olarak hakkımız vardır. Yani ortağıyız. Normalde 1960 anlaşmaları Kıbrıs Anayasasına göre memurlar yüzde 50 şeklindedir. Biz hakkımızı şimdiye karar aramadık fakat şimdi arıyoruz” şeklinde konuştu.

“Kıbrıs konusunda federasyon üzerine bir şeyler yapılıyor”

Kıbrıs konusunda federasyon üzerinde çalışmalar yapıldığını ifade eden Serdaroğlu, “Şimdiye kadar hakkımız o yöne gitmedi. Fakat şimdi o yönde gidiliyor. Kıbrıs konusunda federasyon üzerine bir şeyler yapılıyor. Koalisyonunda dış politikada 11 Şubat 2014 anlaşmasına atıfta bulunmuştur” ifadesini kullandı.

“Eskiden geçirdiğimiz kötü tecrübeden dolayı itimat olmuyor”

Dönüşümlü başkanlık konusunda değerlendirmede bulunan Serdaroğlu şunları söyledi: “Dönüşümlü başkanlık konusunda Cumhurbaşkanımız gerekli cevabı vermiştir. ‘Dönüşümlü başkanlık olmazsa iki kesimlilik olmaz. Bu bizim kırmızı çizgimizdir’ demişti. Garantörlük konusunda da açıklama yapmıştı. ‘Kıbrıs Türk halkının güvenliği bizim için önemlidir, bunun yolu da garantörlüktür’ demişti. Hepimiz garantörlüğü istemekteyiz. Eskiden geçirdiğimiz kötü tecrübeden dolayı itimat olmuyor. İngilizler, Birleşmiş Milletlerin askeri olmasına rağmen bize ‘Rumlar geliyor kaçın’ demişlerdi. Bizi korumadı. O nedenle bizim tek dayanağımız ve güvencemiz Türkiye’dir” dedi.

“Türkiye’yi Avrupa Birliği’ne (AB) alırlarsa, garantiler AB’nin üzerine gider”

“Bir hafta önce Türkiye Avrupa Bakanı Volkan Bozkır’da ‘Garantörlük devam edecek’ demişti. Garantörlük bizim hakkımızdır ve anlaşmalarda vardır. O garantörlükten biz vazgeçmeyeceğiz. Ancak belki Türkiye’yi Avrupa Birliği’ne (AB) alırlarsa, garantiler AB’nin üzerine gider. Türkiye’nin olmadığı bir garantörlük sisteminde bizim itimadımız yoktur, güvenemiyoruz ve kabulde etmiyor.”

“Dış ülkelerde çözüm yönünde gayet istekli ve umutludurlar”

Dış ülkelerin de çözüm konusunda istekli olduğunu savunan Serdaroğlu, “Biz sık sık Brüksel’e gidiyoruz. Dış ülkelerde çözüm yönünde gayet istekli ve umutludurlar. Yani bizden fazla ümitlidirler. Bizde bu konuda ümitliyiz. Hatta mülkiyet konusunda sona geldiler. Hatta Birleşmiş Milletler (BM) mülkiyet ve güç paylaşımı konusunda görüşüyorlar. Sona toprak ve güvenlik konusu kaldı. Bize verilen bilgiler bunlardır. Dönüşümlü başkanlık zaten konuşulmuştur. Cumhurbaşkanı Mustafa Akıncı da gerekli cevabı vermiştir” ifadesini kullandı.

“Gerek ekonomik durumuzdan gerekse izolasyonlardan dolayı bu adaya çözüm gelmesi gerekiyor”

Müzakerelerde, Kıbrıslı Türklerin ümitli olduğuna da dikkat çeken Serdaroğlu, “Ben bizim taraftan ümitliyim. İnsanlarımız çözüm istiyor. Gerek ekonomik durumuzdan gerekse izolasyonlardan dolayı ileriye baktığımızda bu adaya çözüm gelmesi gerekiyor. Bizim uluslar arası hukuka girmemiz gerekiyor. Şahsi fikrim ve görüşüm biz Birleşmiş Milletlerin çizdiği yolu tüm dünya destekliyor. Rum isterse vazgeçsin ama biz bu yolda devam edelim. Biz görüşmelerimize çizilen yolda gideceğiz. Haklarımızı Rumlardan alacağız” dedi.

“Gasp edilmiş haklarımız vardır”

Kıbrıs Türk halkının hakların gasp edildiğini vurgulayan Serdaroğlu, “Gasp edilmiş haklarımız vardır. Mesela Brüksel’de iki sandalyemiz vardır. Bugün mesela Türkçe konusu geldi. Türkçe konuşmak bizim hakkımızdı. Kıbrıs Rum Yönetimi lideri Nikos Anastasiadis ‘Türkçenin de girmesi lazım’ dedi. Zamanında çok büyük uğraş verildi. Ben Brüksel’e gittiğimde artık Türkçe konuşacağım. Bir Türkçe lisanın AB senatosuna girmesi çok önemlidir. Eskiden daha istekli olsaydık ve isteseydik olabilirdi. Başından beri bunu istememiz lazımdı. İki seneden beri Avrupa’ya gidip geliyoruz. Lisanı ortaya atmadık, şimdi atınca bir şeyler olmaya başladı” şeklinde konuştu.

“KKTC 40 sene geçti tanınmadı”

Serdaroğlu sözlerini şöyle sürdürdü: “Bana kalırsa haklarımızı biz isteyemedik ama Avrupa da yanlış yaptı. Avrupa sorunlu bir ülkeyi aldı ve Türkiye de buna müsaade etti. Halbuki Türkiye başından ‘hayır giremezsin KKTC’nin hakkı vardı’ deseydi bu 3 garantörden bir tanesi dahi olmasa o toplulukta Kıbrıs Cumhuriyeti giremezdi. Fakat Türkiye Gümrük Birliği zamanında müsaade etti. Hatta müracaata bile muavinimiz imza attı. Müracaatta o imza olmasa kabul edilmezdi. KKTC 40 sene geçti tanınmadı. Tanınmadığı için biz eziliyoruz ve Rum tarafı da bizim haklarımızı kullanıyor.

“Rumlar 1960 anayasasını değiştirmedi, değiştiremez”

Kıbrıs Cumhuriyetinde bizimde hakkımız vardır. Doğalgaz, petrol veya pasaport gibi bu konularda hakkımız vardır. Rumlar 1960 anayasasını değiştirmedi değiştiremez. Değiştirdiği anda Kıbrıs Cumhuriyeti biter. Kıbrıs Cumhuriyeti anayasayı değiştirdiği anda Kıbrıs Cumhuriyeti unvanını kullanamaz. Onun için 1960’dan beri aynı anayasayı kullanıyorlar. Bu anayasada da benim hakkım vardır. İki kesimliliği dünya kabul etti. Referandum bile iki halk veya iki kesim olarak yapıldı. Bu demektir ki iki bölgeliliği kabul ettiler.

“Bu yolda hep birlikte olacağız ve destek de vereceğiz”

Görüşmelerde ciddi konulara girildi. Ben şahsen Cumhurbaşkanımıza ve ekibine güveniyorum. Bu yolda hep birlikte olacağız ve destek de vereceğiz. Karşı taraf kabul etmezse etmesin, ben doğru gideyim kabul etmeyen karşı taraf olsun. Kabul etmese bile benim hakkım var. Birleşmiş Milletlerde bana bu yolu çizdi. O zaman başka alternatifler sunsunlar. Mesela Avrupa bana serbest baksın ya da ambargolar kalksın. Bende böylece bu uluslar arası hukuka girebileyim.”

Önceki ve Sonraki Haberler

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.