1. YAZARLAR

  2. Çiğdem Dürüst

  3. Sessiz mağdurların farkedilmesini engellemeyin! -1
Çiğdem Dürüst

Çiğdem Dürüst

Star Gazetesi
Yazarın Tüm Yazıları >

Sessiz mağdurların farkedilmesini engellemeyin! -1

A+A-

Sevgili belediye emekçisi kadın dostum. İhtiyacını söylemekten kaçma!

Sadece erkeklerin konuştuğu bir ortamda görünmez hale gelerek sadece yok sayılmayı daim kılarsın. Oysa varsın, gerçeksin ve ihtiyaçların da gerçek.

4 aydır seni bu mağduriyetin içine düşürenlere sesini duyurmaktan çekinme.

Unutma! Erkeklerin konuşması tek başına yeterli değildir. Çünkü onlar görebildiklerini anlatırlar. Oysa senin de ihtiyaçların, farkındalıkların ve yaşamın içindeki yerin farklıdır,önemlidir. Bunları tek tek dile getir.

Kadınlığı mutfağa hapsedenler var! Mutfaktaki ihtiyaçları senin ihtiyacını karşılarmış gibi karşılıyorlar. Öyle olmadığını anlat. Aile bireylerinin topluca ihtiyaç duyduğu bir şeyin sana özelmiş gibi dağıtımasının populizm dışında bir şey olmadığını hatırlat.

Kadınlığını evin tertip, temizlik ve düzenine hapsedenler var. Temizlik ve hijyen senin üzerine yıkılmış bir görev olabilir.

Fakat önce kendin temiz ve sağlıklı olmalısın. Bunu onlara hatırlat.

Devletin sessiz kalması seni yıldırmasın.

Çocuklarının ihtiyaçları elbette önemli, fakat çocukların ihtiyaçlarını karşılayabilmek için senin ihtiyaçların da karşılanmalı.

Konuş!

Yaz!

Anlat!

Görünür olmaktan korkma...

***

Sınav gibi bir dönemden geçiyor Kuzey Kıbrıs.

Olan bitenler karşısında hissedilenler, yaşananlar, konuşulanlar, yorumlananlar da kafaları çok karıştırıyor.
Bu noktada kamuoyuna farklı pencereler açabilmek, değişik perspektifler geliştirmek amacıyla düşünüyor, konuşuyor, yazıyor, paylaşıyoruz.  Takdir edersiniz ki, yazarların paylaşımları kamusal paylaşımlardır. Kamusallaşmak, yazarlar için hem iyi hem de kısıtlayıcı olabiliyor.bir yandan yazarların duyarlılığı artmakta,  duyarlılık arttıkça kalitenin  yükselmesi mümkün olmaktadır.

Dedik ya, sınav gibi bir dönemden geçiyor ve çaresizlik giderek Kıbrıslı Türk toplumunu daha da derine çekiyor diye... İşte bu çaresizlik, yazarları, sözlerini tekrar eden bir pozisyona sürükleyerek, üretmekten ziyade, yeni pencereler açmaktan ziyade, siyasal partilerin ve sendikaların da söylemleri ile paralel ve zaman zaman da öfke dolu noktalara taşımaya başladı.

Özellikle siyasal ve sendikal söylemin erkek egemen politika ile içiçe olduğunu da düşünecek olursak, kadın bakış açısının ve mağduriyetinin tamamen ortadan kalkarak cinsiyetçi bir ortamı besler bir pozisyona düşüyor. Teslim oluyoruz adeta.

Ben bu tuzağa düşmeyeceğim!

***

Lefkoşa Türk Belediyesi'ni çok yazdım. Ama Lefkoşa Türk Belediyesi'nde yaşananların kadın çalışanlara nelere mal olduğunu hiç yazmadım.

Oysa kadın yoksulluğunun dünya toplumlarında ayrı ele alınan ve farklı toplumsal etkileri olan meseleler olduğunu biliyor, tartışıyoruz. 

* Kadınların sosyal güvenlikten yoksun, gelirden yoksun ve çalışma yaşamından yoksun oluşlarını hiç değerlendirmedik.

* Kadınların yoksulluk deneyimlerinin anlaşılmasına yönelik hiç konuşmadık, yazmadık.

* Kadınların sosyal yardım programlarına başvuru ve yardımı alma sürecine ilişkin meselelere hiç göz atmadık.

*Belediye sorununu anlatan hep erkekler oldu. Tek bir kadın konuşmadı, yazmadı, çizmedi!
İşte bu nedenle bu hafta boyunca Lefkoşa Türk Belediyesi mağduru kadınların hazin pozisyonlarını tartışacağız...

**

Çeşitli kurum ve kuruluşlar yardım gönderiyor.Sendika bunları adaletli bir şekilde dağıtıyor. Fakat dağıtılan yardımlarda kadınların bazı özel ihtiyaçları düşünülmüyor, konuşulmuyor, tartışılmıyor...

4 koca ay!

4 aydır yardımların miktarı, türü ve verilme şekline ilişkin sorunlar devam etti. "Ayni yardımlar", kişilerin ihtiyaçlarını gözetmeden verildiğinden, yardımların amacına ulaşması engelleniyor.

4 aydır ödenmeyen kadınların regl olmaya devam ettiklerini hiç hesaba katan var mı?

Özellikle kadınların toplum içindeki konumunu düşündüğünüzde, yardımların verilme biçimi de önemli bir sorundur.Dağıtılan yardımlara daha çok erkekler mi ulaşıyor yoksa kadınlar da eş zamanlı ulaşabiliyorlar mı? Sendikanın bu durumu ne kadar gözlemlediğini doğrusu merak ediyorum. Hiç kimse bana kadınların konumlarının yardıma ulaşmaları ile alakalı olmadığını söylemesin.

Yardımların tek seferde aynı içeriğe sahip paketler halinde dağıtılması, düzensiz ve kadınları düşünmeden dağıtılıyor olması aslında kadınların bağımlı konumlarını pekiştiriyor. Onların hem yardıma ulaşmak için, hem de yardımın işe yarar hale gelmesi için kocalarını, babalarını yardımı almaya göndermek zorunda bırakarak, kendi ihtiyacını dile getirme şansının daha çok ortadan kalkmasına neden oluyor.

Yoksulluk, kadınlara uygulanan toplumsal şiddet başlıklarından bir tanesidir ve ne yazık ki bu şiddete maruz kalan kadınların farkında bile olmamak, sorunların daha da büyümesine sebep olan görünmez bir el gibidir.

Belediyede yaşanmakta olanlardan en çok kadınlar etkileniyor. Kadınlar, toplumsal öğretiler gereği kolay kolay ek gelir elde edemez. Ek gelir elde edecek arayışlara kolay kolay giremez. Kalabalıkların içine girip, mağduriyetlerini ve yoksun kalışlarını ifade edemezler.

Bu noktada sadece beklemek zorunda bırakılan kadınlar daha da güçsüzleştirerek, sessiz ve görünmez bırakılmaktadırlar.
***
Belediye emekçisi kadın dostum!

Yaşamakta olduğunuz sorunlar, sadece size has değildir. Bu nedenle konuşmaktan, söylemekten ve anlatmaktan çekinmeyin.

Ve bundan sonraki seferlerde daha çok sendikal hareketin, mücadelenin içinde bulunun. Sendikanızda idareci olun. 
Olun ki sizden sonrakiler, sizin yaşadıklarınızı yaşamasınlar.

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.