1. YAZARLAR

  2. Ahmet Tolgay

  3. Sevindirmeyen sonuç…
Ahmet Tolgay

Ahmet Tolgay

Kıbrıs Gazetesi
Yazarın Tüm Yazıları >

Sevindirmeyen sonuç…

A+A-

Erken seçim sandığından yeniden koalisyonlar dönemini başlatacak bir aritmetik çıktı. DP, eskisinden daha bir güçlenerek bir kez daha kilit parti konumuna geldi. DP’siz bir koalisyon kurulamaz. Hükümeti ister CTP kursun, isterse UBP… Her iki partinin de mutlaka DP’nin ortaklığına ihtiyacı vardır. Neden derseniz, CTP – UBP koalisyonunu bu ülkede eşyanın tabiatına aykırı gören zihniyet her halükârda kemikleşmiştir, geçerlidir ve de etkilidir. Bu tabu aşılabilirse en çok ben sevinirim…
   Gerçi Genel Başkan Serdar Denktaş’ın seçim kampanyası boyunca iddia ettiği gibi DP birinci parti konumuna gelemedi. Ama yüzde 130 oranındaki büyüme, yine de küçümsenecek bir başarı değildir. DP’nin bu büyük başarısını doğru yorumlamak gerekir. “Ulusal Güçler Şemsiyesi” altında DP listesinden seçime katılan 8'ler, DP’nin oylarının patlamasında  başrolü oynadılar. 
   8’ler için seçim kampanyası boyunca "iyi ki gittiler" diyen ve ellerini ovuşturan UBP yetkilileri, tabii ki başta İrsen Küçük, şimdi marifetleriyle gurur duysunlar!.. Kına yaksınlar!... Derviş Eroğlu’nun kendilerine tek başına iktidar olarak devrettiği koskoca, güçlü UBP’yi perişan ettiler. Tabanını dağıttılar, kitlesel küskünlüklere neden oldular. Yüzde 45 oy oranını eriterek, yüzde 33’e düşürdüler. 
   Ülkeyi aylarca sallayan ünlü kurultayda demokrasinin gereği olan uzlaşmayı sağlayabilselerdi, ne UBP hükümeti düşecekti ve ne de erken seçim gerekecekti. Demokrasinin bir uzlaşma rejimi olduğunu kendi partileri içinde bile göz ardı ettiler… Parti tabanının yarısını temsil eden 8'lerin, UBP’den kendi gönülleriyle gitmedikleri, zorla gönderildikleri gerçeğin ta kendisidir. UBP’yi siyaset sahnesinde bu kadar gerileten ve sandıktan perişan durumda çıkartanların siyasal yaşamı şimdi son bulacak. Aklın yerine hırsı, uzlaşmanın yerine kavgayı koyanların sonu budur. Nitekim İrsen Küçük, kendini meclisin dışında bulmanın şokunu yaşamaktadır…
       *       *       *
   UBP’nin başındakiler sağın bu en köklü partisini yere çakmakla kalmadılar. Ülkeyi krizden krize sürükleyecek olan bir koalisyon dönemini de başlattılar ki, ufukta şimdiden yeni bir erken seçim görülüyor. Koalisyonlar döneminde halkımızı ve ülkeyi büyük sıkıntıların beklediğinin en taze örneği, şu 40 günlük koalisyonun bile başarılamamasıdır. TDP Genel Başkanı Mehmet Çakıcı, Başbakan Dr. Sibel Siber’i şeffaf davranmamakla suçlayarak seçime çok az bir süre kala koalisyondan çekilmeye kalkışmış, daha sonra “istifa etmesi gereken başbakandır” demiştir.
   UBP, halk katındaki bir diğer ağır darbeyi de, Sibel Siber hükümetinin yolsuzluk ve usulsüzlük bağlamında arka arkaya paketler halinde aldığı kararlar dolayısıyla yemiştir. Hukuka ve etiğe aykırı olarak lanse edilen UBP hükümeti kararları iptal edildikçe halk hop oturup, hop kalktı. Sanki Sibel Siber, başbakanlık makamına UBP usulsüzlüklerini deşifre ve teşhir etmek adına yerleştirilmişti. CTP – BG hükümetleri dönemindeki şaibeli işlere ise hiç dokunulmadı. UBP tek parti olarak iktidarda olduğu sürece bu işi başaramadığına, CTP’yi teşhir ve deşifre edemediğine yansın!.. Geçici hükümetteki süksesi Dr. Sibel Siber’in büyük bir seçim zaferi kazanmasına yetti. CTP kadrosunun en fazla oy toplayan milletvekili oldu. Bravo!..
       *       *       *
   Halkın seçime katılma oranı her şeye karşın beklenenin üstünde oldu: Yüzde 70... Avrupa’nın oturmuş demokrasilerinde seçime katılma oranı genellikle yüzde 55 – 60 dolayındadır. Ama biz demokrasimizi henüz olgunlaştıramadığımızdan her seçimde en yüksek oy oranına muhtacız… 
   Bizim koalisyon partileri kendilerine meclisi çalıştıracak bir süre tanısalardı, seçim tarihini birkaç ay sonraya alsalardı ve iki yasayla bir tüzüğü geçirmiş olsalardı, halkın seçime katılım oranı çok daha yüksek olacaktı. Savsaklanan yasalar dar bölge seçim sistemini kaldıracak olan “Seçim ve Halkoylaması Yasası” ile milletvekili transferlerini durduracak olan “Siyasi Partiler Yasası” idi. Gündeme alınmayan tüzük ise, parlamentodaki disiplinsizlikleri sonlandıracak olan “Cumhuriyet Meclisi İç Tüzüğü”dür. 
   Dilerim yeni meclisin ilk işi, kadük olmuş bu yasaları ve tüzüğü gündemine alıp sonuçlandırmak olur… Ferdi Sabit Soyer, “Buna karşı çıkanları teşhir edeceğiz” demişti bizim KIBRIS TV’deki “Sorgu Zamanı” programında. Hadi etsin de görelim. Onlar etmezse, teşhir görevi medyamızın omuzlarındadır…  
  

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.