1. YAZARLAR

  2. Eşref Çetinel

  3. Şeytanın ayrıntısı ve "olmaz" dediğimiz
Eşref Çetinel

Eşref Çetinel

Halkın Sesi
Yazarın Tüm Yazıları >

Şeytanın ayrıntısı ve "olmaz" dediğimiz

A+A-

Eğer şeytan ayrıntıda gizliyse gelin içine girip gözünü çıkaralım: 

Deniyor ki bıraksalar bu Rum’la  bu adada  şeker gibi yaşardık.  Kim bıraksa?  Öncesinde lider Denktaş’tı.  Sonrasında Eroğlu oldu!  Pekala kimi bıraksalardı?  Öncesinde CTP’li Soyer’ler,  Talat’lar,  kurmayları,  militanları,  kuyrukçuları sendikaları,  öteki sol muhalefet partileri kısaca son yılların takvimine geçtiğince  Annanistler!  Karşı cephede de  milliyetçi oldukları için devleti savunduklarından “statükocu” olarak işaretlenen kesimler!

Ha geçenlerde bir kamu oyu yoklaması yapıldıydı ya.  Ne çıktıydı o anketten?   Halkın yüzde 37.3’si  iki ayrı Devletten yana olurken federasyon isteyenler yüzde 25.6 kalmışlar! 

BUNLARA KARŞIN FARAZA DİYELİM: Ve tutun ki bir mucize oldu.    “Birleşik Kıbrıs”  savunucuları olarak  azınlıkta kalmış fakat yüksek volumlü seslerinden dolayı çoğunluk gibi görünmüş  kesimin insanları ile  Hristofyas muratlarına erdiler  ve  federatif sistemi  tüm ahkâmları ile çözüm yaptılar! 

Ancak,  Federal sistem olması için hangi koşullar yerine gelmeliydi ama?   Hatırlatalım.  Evvel emirde en az 80 bin Rum Kuzey’e dönecekti.  Döndü!  Bu nüfusa köy kent gerekliydi,  verildi!  50 bin  “yerleşik”  denilen TC kökenli geri gidecekti,  gitti!  Mülkiyet hakkı ilk sahiplerinin olacaktı,  oldu!   Tümden AB’li olunacaktı,  olundu!  Çapraz oylama kabul görecekti,   gördü!  Ekonomi,  merkez bankası,  denizlerin tümünde birlikte kullanım hakları falan hepten devreye girecekti, girdi!  Türk askeri gidecekti,  gitti!  Sınır falan da kalmayacaktı kalktı! Ve  iki halk birleşip birleşip birleşecekti,  birleşip birleşip birleşti!  Ve  falan…

DEDİK YA ŞEYTAN AYRINTIDADIR:  Ve bu   büyük değişim nedeniyle otomatik olarak  Kuzey’den hatırı sayılır nüfus ayrılması nedeniyle yeniden  düştük mü “cemaat” esamesine?  Buna karşılık Rum 38 yıl sonra  hem mülkünün hem 800 binlik nüfusunun çoğunluğu ile içimize girdi!              Yine bağıracak mıyız?  “Vatandaş Rum’dan değil Türk’ten al!  Vatandaş utan, paranı Rum’a yatırma!  Vatandaş memleket battı sen hâlâ Türk’ü destekleyeceğine Rum’u destekliyorsun!” Ve yine yedi bizi bu Rum feryatları mı  koparacağız? 

…O yukarıdakileri  işte bunları sormak için yazdıktı! Anlatmak istediğimiz şudur:   Şimdilerde  Türkiye’nin ve  KKTC’ye satın alıyorlar  dediğiniz  yabancı sermayenin korkularında sara krizlerine tutulmuşcasına tepinirken,  o Birleşik Kıbrıs hayaliniz  gerçekleşip de Rum’un bin beter siyasi ve ekonomik monopolü altına girip imanınız gevrediğinde  ne yapacaksınız?  

Ha,  bizim için hava hoş!  Çünkü o Rum imanımızı yıllar önce  gevrettiydi ki canımıza tak edip kurtuluş çareleri ararken  iki ayrı Devleti savunur olduyduk.  Tabi siz bunu yıkıp Rum’la kolkola bu adada barışçı çözüme ulaşacağınızı zannediyorsunuz.  Allah size akıl izan versin!

**********

İŞTE BU OLMADI

Bir süre önce   Daü Bir-Sen başkanı Yoldaş  “çalıştığı bölümde”  bir başka yetkili ile tartıştı, tartaklandı.                                                                   

Buna karşın Her vesile ile grev yapıp üniversiteyi çalışamaz duruma sokan  kampüsteki  sendikalar ayrı yere kondu  ve bir şiddet söz konusu  olduğu için doğru olan yapılarak,  Rektörlük olayı  kınadı.  Ancak şu açıklamayı da yaptı:

“Tevfik Yoldaş Üniversitemizde Yönetsel Uzmanlık görevlisidir. Yılda 127 bin 718 TL alıyor.  Yani aylık ortalama maaşı 8 asgari ücret  kadardır.  Haliyle bu maaşın karşılığını da yerine getirmek zorundadır…” 

Kısaca Rektörlük dedi ki  “sendikacılık kulpu takarak,  üstelik çalıştığın üniversiteyi bu sendikacılığını güç olarak kullanıp grevler eylemlerle felç edeceğine,  önce görevinin karşılığını ver ki aldığın maaşı hak edesin…” 

SORUN DEVAM EDİYOR.  Sendikalara sendikal haklar verildi.  Kullanılan bu haklardır. Ancak ne kadar yanlış oldukları da ortadadır.  Çünkü çoğu sendikalar özlük hakları için değil,   siyasi çıkarları ve siyasi ideolojileri uğruna eylem yapıp Devletin canına okumaktadırlar!                   İnsaf ama!  Hem Devletten okkayla para kapıp yan gelip yatılacak hem de  mesela DAÜ’de olduğu gibi ikide birde  “bırakın Üniversiteyi biz idare edelim” denilerek eylemler yapılıp öğrenimin canına okunacak!  İşte  “olmadı  ve olmamalıdır”    dediğimiz bunlardır! 

Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.