Dr. Dolgun Dalgıçoğlu

Dr. Dolgun Dalgıçoğlu

Afrika Gazetesi
Yazarın Tüm Yazıları >

Shock Moment…

A+A-

Dün akşam aradı,“Buradayım” dedi…

Ne zaman geldi kaç gün kalacaktı İstanbul’da bilmiyordum.

Üstelik işi gücü de vardı Kıbrıs’ta.

Bu mevsimde tatile  gelmiş olamazdı, merak ettim doğrusu…

Gelene de gidene de sorulmaz ama telefonda sordum,”Hayırdır be rehik neden geldin?”

-Anlatırım, dedi

Akşama doğru aradım…

-Neredesin?

-Vallahi Dolgun’um….(Biliyorsunuz Kıbrıslılar genelde arkadaşlarına seslenirlerken isim sonlarına “num” eki katarlar ki yakınlıkları daha belirgin olsun.Bir de bilhassa Baflıların kullandığı “cık-cik” eki var ki o da yörenin özelliği gibi.)

-Sabah otelden çıktık talebeliğimizdeki gibi yayan, önce Aksaray,Laleli, Beyazıt, Kapalıçarşı…Sonra Sirkeci, Galata köprüsü, Taksim…hepsi de yayandır ha.Dolaştık bu saate kadar, şimdi bindik trene da  giderik otele doğru.Geleceksen kaldığımız otel Cerrahpaşa’nın karşısındaki (….) otel.

Hava soğuktu yine her zamanki buralarda.

Sanırım böyle giderse bu sene yazı göremeyeceğiz.

Bulunduğum yerden otele gidiş mesafesi normalde 15 dakika.

Sağdan daldım trafik, sola döndüm trafik, geriye dönerek havaalanı, sahil yolu, Samatya ve oradan Cerrahpaşa’ya diye düşündüm çünkü iş çıkışı saatinde trafiğin tam ters olması gerekirdi.

Bir yere kadar iyi gittim fakat o ne…

Ne ışık vardı önümde ne de kavşak ama trafik durmuştu…

Yaklaşık yarım saat sonra durma sebebini gördüm.

Adamın biri adamın birinin tamponuna vurmuş kavga ediyorlardı biz de yüzlerce araba gibi bekliyorduk.

Neyse 15 dakikalık yolu yaklaşık 1 saatten fazla zamanda gittim.

Önce birer çay içtik otelin lobisinde.

Sonra durumları sordum…

Gözünde bir problem varmış, Kıbrıs’ta aynen onun sorunu gibi olan bir tanıdığı yapılan müdahale sonrası görme kaybına uğramış ondan dolayı kendini İstanbul yollarına atmış.

Pek sorun yok demişler ona Cerrahpaşa’da ve ilaç vererek göndermişler.

Bundan dolayı buradaymış…

Önemli bir hastalık olmadığı için sevindim.

Tesadüfen otelde çalışan yıllar öncesinden benimle bir yerlerde bira içmiş tanıdı…

-Abi birer çay da benden dedi birer çay daha getirdi..

İçerken…

Üniversite yıllarımızdan başladık…

O günlerde yaşadığımız sıkıntılardan,parasızlıktan ve çektiğimiz ölüm korkularından bahsettik.

Sonra döndük dolaştık önce Kıbrıs’taki çözümsüzlüğe geldi sohbet sonra da her zamanki gibi Baf’a dayandı.

Baf…

-Be ama,dedim ona, ”Remziye’yi kim öldürdü?” diye de sordum.  

Durdu,düşündü ve …

-Ne Remziye’ler gitti bu çözümsüzlük yolunda Dolgun’um, ne Remziye’ler bilemezsin.

Bu cinayetlere sebep de neymiş bilir misin?

-Ne?

 Ne zaman ki ortalık süt liman olur.Ne zaman ki iki toplum kaynaşır ve ne zaman ki Kıbrıs halkı eskisi gibi iç içe girer, işte o zaman bir “shock moment” uygulamak gerekirmiş.

Bunun için de yalnız yaşayan yaşlı kimseleri bulup temizlerlerdi…

Ki karşı taraf yaptı denilsin ve kargaşalık çıksın.

Ne geldiyse başımıza bu “SHOCK MOMENT” lerden geldi.

Devam edecek…

 

 

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.