1. YAZARLAR

  2. Ali Kişmir

  3. Siber adanın bölünmüş kalmasını mı istiyor?
Ali Kişmir

Ali Kişmir

Afrika Gazetesi
Yazarın Tüm Yazıları >

Siber adanın bölünmüş kalmasını mı istiyor?

A+A-

Sayın Sibel Siber, dün Taşınmaz Mal Komisyonu’nun tazminat, iade ve takası öngördüğünü, dolayısıyla önemli bir işlev yerine getirdiğini ifade ederek; bu şekilde hem mülkiyet konusundaki çözümün iki kesimlilik olmasının sağlandığını, hem de iade, tazminat ve takasın da öngörülmesinin “bir zaman herkes evine dönecek propagandasını çürütmüş olduğunu söyledi...

Doğrusu bu açıklamaya ben şaşırmadım...

Sibel Hanım resmen Ankara’nın ağzı ile konuşuyor...

***

CTP gibi dünya görüşünde barış ve çözüm bulunan bir partinin adayının çıkıp, “iki kesimli” bir çözümü kazanım olarak görmesi ne kadar doğru bir şey?

Yani masada mülkiyet konusunda tek bölgeli bir çözüm modeli olsa Sibel Hanım ve partisi CTP bu anlaşmanın altına imza atmaz mıydı?

CTP ile Sibel Hanım’ın kırmızı çizgisi “iki kesimlilik” mi?

Bunların üstüne bir de Rumları düşmanmış gibi gösteren, “bir zaman herkes evine dönecek propagandası çürümüştür” cümlesini kuruyor?

Yani teknik konuları ve anlaşmaları falan bıraktım!..

İnsan ve kişinin mülkiyet hakkını da geçtim!..

Yıllarca çözümü savunduğu için “Rumcu” ve “vatan haini” ilan edilen bir tabana sahip olan CTP’nin adayı nasıl olur da çıkıp "bir zaman herkes evine dönecek propagandası çürümüştür” diye bir cümle kurabilir ve bundan övünülecek bir şeymiş gibi bahsedebilir?

Hani CTP içerisinde “tam bağımsız Kıbrıs”ı savunan kişiler olduğunu biliyorum ancak bunu savunmasını CTP yönetiminden beklemiyorum...

Ancak adayının bir Ankara, UBP veya DP ağzı ile konuşmasının kabul edilebilir bir şey olmadığını düşünüyorum...

***

Mesela çözümü savunan bir adayın çıkıp “tek egemenlik iki toplum adına da bir kazanımdır” demesini beklerdim...

Ya da isteyen herkesin evine dönebileceği bir anlaşmanın en doğrusu olduğunu söylemesini isterdim...

Ancak Sibel Hanım CTP tabanının ağzı ile konuşmuyor...

Söyledikleri daha çok “kurucu devlet bir kazanımdır” diyen DP ve UBP tabanına hitap ediyor...

***

Değerli okurlar, bazı konular anlaşmalar ya da parametreler içerisinde yer alabilir...

“İki kesimlilik” de bunlardan bir tanesidir...

Bunda övünülecek bir şey yoktur...

Sayın Siber bu anlamda “Mal Tazmin Komisyonu”nu da bir kazanım olarak görüyor!..

Hatta “tek tanınan kurumumuzdur” diye övünüyor...

Halbuki Mal Tazmin Komisyonu” KKTC’nin, TC’nin bir alt yönetimi olduğunun en büyük kanıtlarından bir tanesidir...

Uluslararası hukukun kimi mahkum ettiği ve bu malların kim tarafından tazmin edildiği ortadayken bu açıklama da neyin nesi?

Sayın Siber bana göre dersine ilkeler anlamında hiç de iyi çalışmıyor...

Sürekli bir şekilde Ankara’dan kopyalar çekiyor...

Ve anlaşmaları yorumlamadan salt orada yazılan maddeleri esas alarak yorumlar yapıyor...

***

Kıbrıs’ta çözümü savunmanın adı “iki kesimli” bir anlaşma olamaz...

Bu doğanın kanununa aykırı!..

Ya adayı birleştirmek için uğraşıyoruz, ya da bölünmüş kalması için çalışıyoruz?

Bunun bir cevabı olmalı!..

Sayın Sibel Siber, Rumların ve/veya Türklerin evlerine geri dönmesinden neden bu kadar korkuyor?

Ve vatandaşına “korkmayınız, Rumlar evlerine falan dönecek değil” mesajını neden veriyor?

***

Bir de şunu merak ediyorum!..

Bildiğim kadarıyla Doruk Anlaşmalarında “iki kesimli” değil “iki toplumlu” bir çözüm modeli öngörülüyor...

Ancak son olarak iki lider arasında imzalanan “ortak metinde” Sayın Siber’in söylediği şekilde geçiyor...

Hani Sayın Davutoğlu’nun yanında getirip cumhurbaşkanı ve siyasi parti yetkililerine "güzellikle" kabul ettirdiği metinden bahsediyorum...

Kısacası bir anlamda “iki kesimlilik” Kıbrıslıların değil Türkiye’nin önerisidir...

Ve Sayın Sibel Siber de, bu öneri ile Türkiye’nin tezlerini benimsemektedir...

Şu anda CTP, iki devletli çözümden rahatsız olmayan, hatta buna bir anlamda yeşil ışık yakan bir başkan tarafından yönetiliyor ve partinin cumhurbaşkanı adayı da Kıbrıs’ın birleşmesinden değil bölünmüş kalmasından bahsediyor...

Neyse, kolay gelsin diyelim!..

Not: anlaşmaları esas alan Sibel Hanım'ın duyarlılığı umarım belirli maddelerle sınırlı kalmaz ve diğer uzlaşılan maddelerinde hakkını verir. Özellikle de Maraş konusunda!..

Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.