1. YAZARLAR

  2. Dr. Dolgun Dalgıçoğlu

  3. Sıcaklardan keyif almak
Dr. Dolgun Dalgıçoğlu

Dr. Dolgun Dalgıçoğlu

Afrika Gazetesi
Yazarın Tüm Yazıları >

Sıcaklardan keyif almak

A+A-

Sıcaklar vurmuş dağlarımızı…

Ormanlar cayır cayır şimdi…

Serinlemek için girilen denizler fırından beter…

Her şeyin durduğu günlerde bir de elektrik kesintileri ile klimalar stop edince.

Kıyamet koptu.

Nasıl yaparız, diyorlar.

Pencerelerden esinti olmayınca, dolaptan soğuk su çıkmayınca, denizler fırın olunca.

Yaşanmazmış Kıbrıs…

Yıllar önceydi.

Baf’tan geleli daha on yıl olmamıştı.

Omorfo’daydım.

Ev beton…

Balkonları beton.

Camları, panjurları yeniydi.

Ama sıcağı dışarıda tutma becerileri yoktu pencerelerin.

Gerçek sahibi evine klima taktırmamıştı…

Kaderle baş başa idik…

Ve aylardan bugün gibi Ağustos idi…

Sıcak.

Gölgede 45 demişlerdi.

Nasıl olurdu bu sıcaklık?

İran mı burası Arabistan mı?

Zamanında her gün, her an rapor veren meteoroloji yoktu.

Raporları yayınlayacak, halka panik yaptıracak televizyon programları, programcıları yoktu.

Geceleri odalara girmek kâbustu o dönem de.

Sıcak hep bildik sıcaktı.

Çıplak yatayım, üstümü de açayım, bir de pencere gındırık kalsın, dersen, sivrisineklerle, küp düşenler sırada bekleşiyorlardı.

Ya üstünü sımsıkı sarıp uyumalıydın, ya sabaha kadar az esinti ile şişmeliydin.

Sabah olunca.

Az serinlik vardı gölgede.

Çıkıp ağaç altında otururduk.

Denize bakardık.

Deniz kenarına gider bazen içine girerdik.

Çıkınca serinlemek ne anlardık.

Ama güneş tam tepede olduğunda…

Dünyanın hava durumunu kimse bilemezdi.

Gelen hava akımlarını takip etmezdik.

Çölden kum fırtınasını kimse anlamazdı.

Şimdi güya modern dünyada yaşıyoruz.

Meteoroloji var.

Bir de her evin, her odasında klimalar.

Pencereleri tam kapat.

Klimaları tam aç.

Otur oraya, bekle ki kış gelsin.

İşte tam burada isyan edesim gelir.

Savaştan sonra on yıl geçmemişti daha.

Ve Omorfo’da gerçek sahibinin klima taktırmadığı o evde dereceler gölgede 45’i gösterirken güneşe çıkıp güneşlendiğimi, zevk aldığımı bilirim.

Ne bunaldım.

Ne sıkıldım o gün.

Aksine güneş de bendim, sıcak da…

Kıbrıs da bendim, gölgesi de…

Ve yanmak neymiş bildiğim için o sıcak vız geliyordu.

Bugün.

Felaket tellalcısı televizyonlar, kışta ayrı, yazda ayrı haber yapar gibi olsalar da aslında hep aynı şeyleri söylerler.

Aman sıcak yanmayın, soğuk donmayın…

Onlara ne…

Onlar hava durumun okusun yeter…

Siz onlara bakmayın…

Sıcaklardan da soğuktan da keyif alın…

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.