1. YAZARLAR

  2. Çiğdem Dürüst

  3. Şiddetin iç yüzünü gizlemek işinize geliyor...
Çiğdem Dürüst

Çiğdem Dürüst

Star Gazetesi
Yazarın Tüm Yazıları >

Şiddetin iç yüzünü gizlemek işinize geliyor...

A+A-

Toplumda kadına yönelik şiddetin nedenlerini araştırmak için, kadına uygulanan şiddetin boyutunu bilmek gerekiyor. Bunu bilmek, her şeyden önce anayasasında sosyal devlet olduğunu yazmış olan devletin görevidir. Çünkü devlet sosyal ise, yurttaşından sorumludur. Yurttaşından sorumlu olan devlet en yakınından dahi daha çok sarıp sarmalar, sağlığını, güvenliğini, canını, malını daha çok kollar.
Fakat gelin görün ki bizim devletimiz, kadını salıvermiş çayıra, mevlam kayırma. Erkekleri kollayıp, onları semirtiyor. Ne olursa olsun,ne yaparsa yapsın, erkek ya hani... En kötüsü bile kadından daha işe yarar, daha önemli...
Biliyorum kızıyorsunuz satırlarıma ama ne yapayım, söyletsen söyleniyor işte. Ben şiddet gördüğümde şikayet edecek bir makam bulamazsam, şiddetin önüne hemen geçecek ve daha da önemlisi şiddeti uygulayanın caymasına katkı sağlayacak yasal ve yürütmeler olmazsa kaç para?
Hadi gelsinler de bana kadın ve erkek aynı oranda değerli devlet için desinler.
Affedersiniz ama koca bir "yuh!" Çekerim onlara...
Daha şiddet istatistikleri yok!
Daha kadınların yaşamadık oranları doğru düzgün devlet kayıtlarında yok!
Yapılan çalışmalar bir elin 5 parmağını geçmeyecek akademik çalışmalar. Onlar da devlet tarafından incelenmeye değer bulunmuyor.
***
Aile içinde kadına şiddet uygularken gözünü dahi kırpmadan Allah'tan sakınmayın güçlü erkek, kamusal alanda meleğe dönüşüyor. Kadına yönelik şiddetin fanatik karşıtı oluveriyor. Çünkü evde şiddete maruz kalan kadın, dört duvar arasında kaldığı, korunmadığı, kollanmadığı, desteklenmediği için, bir de üstüne utanılacak bir şeyi kendisi yapmışçasına gizlemeyi tercih ediyor. Gurur meselesi yapıp susuyor.
Böylece cengâver şiddetçiler(!), kamusal alandaki rolünü başarı ile sürdürüyor.
***
Tabi şiddet diye diye sadece tekme, tokat, yumruk kalır oldu akıllarımızda!
Peki kadının aşağılanması, hakarete uğraması, küçük görülmesi, küfredilmesi gibi duygusal olarak yıpratıcı hareketleri nereye koyuyoruz. Bunlar da şiddet maalesef. Şiddetin dik alası hem de!
Kadının çalışmasına izin vermemek, çalışıp kazandığı paraya el koymak, kariyerini geliştirecek fırsatları engellemek  gibi kendini kadının sahibi addedmiş olan bazı daha erkek kişilerin uyguladığına da ekonomik şiddet denir. Bunlar her ne kadar daha aklanmış gibi görünseler de birbirlerinden farkları yok aslında.
Kadına cinsel bir eşyaymış gibi davrananlar da var. Aşırı kıskançlık ve şüphecilik göstererek, kendisini en namuslu, karısını ise her an eşyaya açık bir pozisyonda gören zavallılarınki de şiddet! Bunun adı da psikolojik şiddet.
***
Her gün işe gidip, gece yorgun argın evine döndüğünü iddi a eden erkekler vardı eskiden. Eve gelince yorgunluktan olduğunu şaşırdı eşleri ve çocukları bunların öfkesini. Oysa şimdi kadın da yorgun argon geliyor ama çocuklarına ve eşlerine saldırmıyor, küfretmiyorlar. Fiziksel avantajını kullanmaktan hiç vazgeçmeyen erkek ise, gücünü her şekilde kullanmayı sürdürüyor.
***
Kadına yönelik şiddet için hep kadın bilinçlendiriliyor. Oysa kadınlarla birlikte, erkekler de bilinçlendirilmeli. Erkeklerin eylemlerinden sorumlu olmaları için gerekli yasal ve yürütmeye dayalı çalışmalar yapılmalı, erkeklere tutumlarından sorumlu olmaları gerektiği vurgulanmalıdır. Erkeklerin, küçük yaştan yetişkinliğe kadar, şiddet mekanizmalarını tahlil edip çözmeye ve farklı bir davranış tarzı benimseye teşvik edilmesi şart. Kadınlara yönelik erkek şiddeti konusunda duyarlılık artırıcı çalışmalar yapılmalı.
Ve bunu önce devlet yapmalı.
Sivil topluma ve kişilere bu çalışmalarında destek vermelidir.
(Devam edecek. Yarın çözüm önerileri)

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.