1. YAZARLAR

  2. Gürdal Hüdaoğlu

  3. Şımartmayın şunları
Gürdal Hüdaoğlu

Gürdal Hüdaoğlu

Haberdar Gazetesi
Yazarın Tüm Yazıları >

Şımartmayın şunları

A+A-

Ülkede çok sorun var. Fakat yılgınlık ve özgüvensizlik hali bu sorunların hepsinden daha yakıcı.

Tuhaf bir ruh durumu içindeyiz. Sorunları çözebileceğimize ilişkin inancımızı yitirdik. Kendimizden umudu kestik, dışarıya bel bağladık.

Bu sinik ve sokulgan halimiz yüzünden bazıları “buyurgan” bir edayla üzerimize çöküyor.

Biz “yatırıma muhtacız” diye ağlaştıkça, ülkeye gelen kimi yatırımcılar başımıza “kurtarıcı” kesiliyor.

Türkiye’de çoktan karikatürize olmuş adamları, Başbakanlık makamında ceket ilikli vaziyette ağırlıyoruz. Hatta misyoner edasıyla hediye ettiği kuranı öpüp alnımıza koyduktan sonra utana sıkıla soruyoruz, “vatandaşımız olur musunuz?” diye.

Başbakan’dan olanca iltifatı duyan adam haliyle herkesten itaat beklemeye başlıyor. Basın toplantısı salonuna “mühim adam” pozunda girip, kafasını bozan gazeteciyi haşlamaya başlıyor.

Girne’ye gökdelen dikmeye çalışan işadamındaki cüret bundan da fazla. Kendisi KKTC’yi kalkındırmak için çabalıyormuş ama Kıbrıslılar uygarlık istemiyormuş. Herkes “Girne’nin silüeti bozulacak” diye tutturmuş oysa Girne’nin silüeti falan yokmuş ki… İşadamı daha da ileri gidiyor ve gökdelene karşı çıkanları “katil” ilan ediyor.

İşadamının kendine güveni tam. “Aman yatırımcı canım yatırımcı” diyen yetkilileri gördüğünden olsa gerek “”hedefimi mutlaka gerçekleştireceğim” diyor.

Yani demek istiyor ki, “Uygarlıktan anlamayan Kıbrıslı bana vız gelir, ben bunları leblebi gibi yerim.”

İşadamı konuştukça, abartılı cesaretinin kaynağını anlamak kolaylaşıyor. Ağzından “zamanın iktidarından bazı kişilerle Girne Belediye Başkanı’nı Side’ye götürdüm” cümlesi çıkıyor.

Bundan anlıyoruz ki yetkililerimiz arazi, teşvik ve kredi verdikleri yatırımcıları “bizi ancak siz kurtarabilirsiniz” diye pohpohlamakla yetinmiyorlar. Onlarla “kanka” da oluyorlar. Beraberce yollara düşüp diyar diyar geziyorlar.

Adam tepesi atıp “bunları vaktinde az mı gezdirdim?” diyerek hesap sorunca da “aslında işadamımız mağdur olmuştur” hikâyesini okumaya başlıyorlar.

Bazı yatırımcılar, aşırı ilgiden sonra kendini Afrika’da kahve tarlası işleyen İngiliz asilzadesi ya da Güney Amerika’da maden işleten Kuzey Amerikalı baron gibi görmeye başlıyor.

Şunu bir türlü anlamadık gitti: Kuzey Kıbrıs’a yatırım yapan herkesin amacı para kazanmak. “Hedefimiz KKTC’yi kalkındırmak”, “yavru vatana istihdam sahası açmak için geldik” türü sözler işin süsü.

Baksanıza Kıbrıs’ta yatırımcıların önünün bilinçli olarak kesildiğini ima eden gökdelenci işadamı 14 yıldır burada yaşıyormuş. Bir iş insanı kendisine ekmek sağlamayan bir yerde, değil 14 yıl, 14 gün bile durur mu Allah aşkına? 14 yıldır buradasınız çünkü, Kıbrıs’ı Kıbrıslı’dan daha çok seviyorsunuz, öyle mi?

Geçenlerde “daha çok yatırımcı lazım” diyen Sayın Başbakan da bilsin ki ikide bir şişinen ve yerli ahaliyi yerden yere vuran yatırımcıdan gına geldi. Bunların önünde eğilen yetkililerden de sıkıldık.

Kibirli yatırımcı evinde otursun. Şu “ilkel” insanlar için tasalanıp da tatlı canlarını üzmesinler. Hem zaten bizim ihtiyacımız “kurtarılmak” değil, “kurtulmak.”

Pek muhterem yetkililer, siz de her geleni bu kadar şımartmayın artık!

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.