1. HABERLER

  2. KIBRIS

  3. Şimdi ne olacak?
Şimdi ne olacak?

Şimdi ne olacak?

Girne Ada Hospital'de yaşanan Fetüs olaylarıyla ilgili yargı süreci devam ederken, son duruşmada tanıklardan birinin UBP Girne Milletvekili Serdaroğlu'ndan sözetmesi bir anda ülkedeki milletvekili dokunulmazlık kapsamını gündeme getirdi.

A+A-

Özlem Çimendal

Girne Ada Hospital'de yaşanan Fetüs olaylarıyla ilgili yargı süreci devam ederken, tanıkların ifadeleri olay her gün yeni bir boyuta giriyor. Son olarak Cuma günü temizlik görevlilerinden Ş. Ş'nin , yaklaşık 15 gün önce, sanıklardan Rasiha Serdaroğlu’nun eşi olan UBP Girne Milletvekili Ergün Serdaroğlu’nun şu an çalıştığı otele giderek kendisiyle görüşmek istediğini  ifade etmesi savcılığı harekete geçirdi.

Savcı soruşturma memuru atanması talimatı verdi

Kıdemli Savcı Erdinç Akyener , tanığa müdahalede bulunduğu için Milletvekili Ergün Serdaroğlu hakkında soruşturma başlatacaklarını açıklarken hemen bir soruşturma memuru atanması için Polis Genel Müdürlüğü’ne talimat verdi.

Mamalı: Soruşturmada anayasal bir engel yok

 Konu ile ilgili  Yeni Bakış'a konuşan Avukat Barış Mamalı, KKTC’de Milletvekili Dokunulmazlığının kapsamının çok geniş tutulduğunu belirterek , suçun faili olduğu iddia edilen kişinin milletvekili olduğu zaman  Anayasa’nın 84. Maddesinin esas alınması gerektiğinin altını çizdi. Mamalı, “Anayasa’nın bu maddesinde sadece “tutuklama ve yargılama yapılamaz” denilmesine karşın  sözkonusu şahsın dokunulmazlığı olsa dahi ilgili milletvekili hakkında polis makamlarınca soruşturma yapılabilecektir, buna bir anayasal engel yoktur” dedi. Mamalı, ancak suçu işleyen dokunulmazlığı olan kişi hakkında soruşturma dışında tutuklama veya yargılama yapılması istenmesi halinde, ilgili milletvekili hakkında Meclis Genel Kurulu’nda bu yönde bir karar verilmesi gerektiğini ifade etti.

"Yalan yere tanıklık yaptırtmanın 7 yıla kadar hapisliği var"

Konuyla ilgili Avukat Barış Mamalı , KKTC kanunlarına göre yargı işlemleri esnasında tanıklara adaletin tecellisini olumsuz yönde etkilemek babında müdahale etmek, yalan yere ifade vermeye teşvik etmek, tanığı ifade vermekten vazgeçirmek veya tanıklık yapmasını önlemek gibi davranışların suç olarak düzenlendiğini söyledi. Özellikle Fasıl 154 Ceza Yasası’nın 110(2), 118. ve 119. maddelerinin bu gibi davranışları suç olarak düzenlediğini ve 3 yıla kadar hapislik cezası öngördüğünü aktaran Mamalı, “Yine aynı Yasanın 111. maddesinde ise yalan yere tanıklık yaptırtmanın 7 yıla kadar hapislik cezası bulunmaktadır” dedi. “Görüleceği üzere bu tür suçların işlenmesi halinde ceza hukuk sistemi çerçevesinde suçu işlediği iddia edilen kişi aleyhine yasal sürecin başlatılması gerekmektedir” diyen Mamalı, ilgili kişi hakkında tutuklama yapılabileceği gibi, mahkeme huzurunda yargılama işlemlerine de tabi tutulabileceğini ifade etti.  

“Soruşturulmasında Anayasal engel yoktur”

Suçun faili olduğu iddia edilen kişinin milletvekili olduğu zaman ise Anayasa’nın 84. Maddesinin esas alınması gerektiğinin altını çizen Mamalı, “Bu anayasa maddesi “Yasama Dokunulmazlığı” yan başlığını taşımaktadır. Bu maddeye bakıldığında halen milletvekili olan bir kişinin seçilmeden önce veya seçildikten sonra suç işlediği iddia edilse veya aleyhine ciddi deliller olsa bile aksine bir meclis kararı yoksa o milletvekilliği devam ettiği müddetçe hakkında tutuklama yapılamaz ve mahkemede yargılama işlemine tabi olamaz. Anayasa’nın bu maddesinde sadece “tutuklama ve yargılama yapılamaz” dendiği için dokunulmazlığı olsa dahi ilgili milletvekili hakkında polis makamlarınca soruşturma yapılabilecektir, buna bir anayasal engel yoktur” şeklinde konuştu.  

“Tutuklama ve yargılama durumunda Meclis’ten karar istenir”

Suçu işleyen dokunulmazlığı olan kişi hakkında ise soruşturma dışında tutuklama veya yargılama yapılması isteniyorsa ilgili milletvekili hakkında meclis genel kurulunda bu yönde bir karar verilmesi gerektiğini ifade etti.

“Suçüstü halinde dokunulmazlık direkt ortadan kalkar”

Mamalı, “Bu dokunulmazlık ancak suçüstü hali olursa bertaraf edilebilir, yani milletvekili bir suçu işlerken o anda tespit edilirse (Ki işlediği suçun yasada en az 5 yıl hapislik cezası olması gerekir) ancak o zaman dokunulmazlık işlemez ve tutuklanıp yargılanabilir. Yani bu tür bir suçüstü hali olursa dokunulmazlığının kaldırılması için meclis kararına gerek yoktur” dedi.

“Üyeliği bittiği anda her türlü yasal işlem yapılabilir”

Meclis üyeliği sürecinin sona ermesi ile ilgili şahısların yargılanmalarının önünün açılacağını da söyleyen Mamalı, “Şunu belirtmek gerekir ki, bu gibi hallerde ilgili kişinin milletvekilliği ortadan kalktıktan sonra hakkında yasaların gerektirdiği her türlü yasal yargılama işlemi yapılmasının önü açılır. Yani dokunulmazlık sadece meclis üyeliği süresince geçerlidir” diye konuştu.

“Yasama dokunulmazlığı, milletvekilleri lehine tanınmış bir muafiyettir”

Yasama dokunulmazlığını, parlamento üyeleri lehine tanınmış gerçek bir muafiyet olarak değerlendiren Mamalı şöyle konuştu: “Milletvekili dokunulmazlığı (veya parlamenter dokunulmazlık, yasama dokunulmazlığı),  parlamento üyeleri hakkında, suç işledikleri durumda, parlamentonun izni olmadan, gözaltına alma, tutuklama, yargılanma gibi bazı cezai takibat işlemlerinde bulunulamayacağı anlamına gelmektedir. Yasama dokunulmazlığı, parlamento üyeleri lehine tanınmış gerçek bir muafiyet konumundadır” yorumunda bulundu.

“Yasama dokunulmazlığı, vatandaşların eşitliği ilkesinin bir istisnası niteliğinde”

Yasama dokunulmazlığının ceza kanunları karşısında vatandaşların eşitliği ilkesinin bir istisnası niteliğinde olduğuna işaret eden Mamalı, bu nedenle de yasama dokunulmazlığının zaman zaman birçok ülke kamuoyunda tepki ile karşılandığını açıkladı. Mamalı, “Uygar Batı ülkelerinde milletvekilliği dokunulmazlığı çok dar kapsamlı olup sadece milletvekilinin görevini yerine getirebilmesini sağlamak amacını taşımaktadır” dedi.

“KKTC’deki Milletvekili Dokunulmazlığının kapsamının daraltılması gerek”

KKTC’deki Milletvekili Dokunulmazlığının kapsamının daraltılması gerektiğini savunan Mamalı, “İngiltere, ABD, Avustralya, İrlanda, Kanada ve Hollanda gibi ülkelerde cezai açıdan hiçbir dokunulmazlık yokken diğer birçok demokratik ülkede ise bu kapsam çok dar tutulmuştur. Bu gibi gereksiz ayrıcalıkların uygar batı demokrasilerinde yeri yoktur ve KKTC’de de kaldırılması ya da en azından kapsamının daraltılması gerekmektedir” şeklinde konuştu.

“‘Milletvekillerini Tanıtıcı Belge ve İşaretler Yönetmeliği’ nedeniyle polis denetleyemiyor”

KKTC’de Milletvekili Dokunulmazlığının kapsamının çok geniş tutulduğunu söyleyen Mamalı, “Bu kadar kapsamlı milletvekili dokunulmazlığı olması yanında mevzuatımızda bir de, ‘Milletvekillerini Tanıtıcı Belge Ve İşaretler Yönetmeliği’ bulunmaktadır. Bu yönetmeliğe göre, milletvekillerinin özel araçlarını kullananlar için zımnî bir dokunulmazlık sağlanmaktadır. Milletvekiline, iki aracının plakalarına milletvekili aracı olduğunu gösteren ve Meclis tarafından verilen özel  işareti takma hakkı tanınmaktadır. Bu suretle milletvekilinin arabalarını kullanan diğer şahıslara da, hukuken değilse bile pratikte, bir nevi dokunulmazlık sağlanmakta ve polis, böyle bir işaret taşıyan arabalar ve sürücüleri hakkında denetleme görevini yerine getirememektedir” dedi.

KKTC ANAYASASI

Yasama Dokunulmazlığı

Madde 84.

(1)  Milletvekilleri, Cumhuriyet Meclisi çalışmalarındaki oy ve sözlerinden, bunları dışarıda tekrarlamaktan veya açığa vurmaktan sorumlu tutulamazlar.

(2)  Seçimden önce veya sonra suç işlediği ileri sürülen milletvekili, Cumhuriyet Meclisinin kararı olmadıkça tutuklanamaz ve yargılanamaz. Ölüm veya beş yıl veya daha çok hapis cezasını gerektiren suçüstü durumu, bu kuralın dışındadır; ancak yetkili kişi, durumu derhal Cumhuriyet Meclisine bildirmek zorundadır. (Y/C  D.12/92)

(3)  Seçimden önce veya sonra milletvekili hakkında verilmiş cezanın yerine getirilmesi, dönem sonuna bırakılır. Milletvekilliği süresince zaman aşımı işlemez.

----------------------------------------------------------------------------------

FASIL 154 CEZA YASASI

Tanıkları Yalan İfade Vermeye Veya Doğru Söylememeye Teşvik

118.Her kim herhangi bir tanığa veya bir yargı işleminde tanık  çağrılması beklenen bir kişiye ifadesinin etkilenmesi koşuluyla ve etkilenmesi için  anlaşmaya varılması üzerine, ona memnun edici herhangi bir şey verir, teklif eder veya vaadde bulunursa veya herhangi bir yoldan herhangi bir tanığı yalan yere ifade vermeye veya doğruyu söylemeye teşvike teşebbüs ederse hafif bir suç işlemiş olur ve 3 yılı geçmeyen bir hapis  cezası ile cezalandırılır.

Adaletin Tecellisini Önlemek ve Tanıklara Müdahale

121(a) Herhangi bir kişiye yalan yere bir suç  isnadında bulunmak veya adaletin seyrini

önlemek, engellemek, menetmek veya ortadan kaldırmak için başka  biri ile gizli anlaşma yapar; veya (Y/C.  D.2/90)

(b) Adaletin gerekli biçimde seyrini önlemek amacıyle,  yasal olarak tanıklık yapması ve ifade vermesi gereken bir kişiyi tanıklık yapmak ve ifade vermekten vazgeçiren, önleyen veya men eden veya önlemeye veya men etmeye teşebbüs eden; veya

(c) Herhangi bir hukuk veya ceza yargı işleminin icrasını önleyen veya kasten men eden veya icrasına herhangi bir biçimde müdahale eden, herhangi bir kişi hafif bir suç işlemiş olur.

HABERE YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.