1. YAZARLAR

  2. Ahmet Tolgay

  3. Sinekli Ülke…
Ahmet Tolgay

Ahmet Tolgay

Kıbrıs Gazetesi
Yazarın Tüm Yazıları >

Sinekli Ülke…

A+A-

   Halide Edip Adıvar hayatta olsaydı “Sinekli Bakkal” yerine “Sinekli Ülke”yi yazardı. O ülke bizim ülkemiz: KKTC...

   Bu yaz yine sineklerin yazı oldu…  Dahası, ülkenin her yanında, her yazdan daha fazla sinek popülasyonuyla müşerref olduk.

   Gazimağusa’dan Lefkoşa’ya, Lefkoşa’dan Girne’ye ortalık sineklerden geçilmiyor…

   Sinek türünün enva-i çeşidi genel taarruzda!.. Karasinek, sivrisinek, küpdüşen orduları tam seferberlikte…

   Evlerimizde, sosyal tesislerimizde ve işyerlerimizde kullandığımız haşere kovucuların tümü vız gelip tırıs gitmekte…

   Bilumum haşere milleti tüm bu kovuculara karşı bağışıklık kazanmış besbelli... 

   Ve hepimiz yenik düşmekte, perişan olmaktayız bu bağışıklı ve de haşarı haşere saldırıları karşısında…

   Bir de turizm ülkesi olacağız ha; pöh!..

   Oysa turizmde iddialı ülkeler öncelikle haşere sorunlarını çözümlemişlerdir… Tropikal kuşakta olan turizm ülkelerinde bile haşere belası insanların yaşam alanının dışında tutulur ve o alanlarda toptan yok edilir…

   Bir de bizim halimize bakın!.. 

   Merkezi hükümetle işbirliğine girecek bir belediye dayanışması bu sorunu kökünden çözümler ama bu bağlamda yeterli motivasyon olmayınca, meydan işte böyle, türlü çeşitli sinek sürülerinin sınırsız egemenliğine kalır…

     *       *      *

   Mehmet Aziz; nam-ı diğer “Sinekçi Aziz” mezarından kalkıp halimize baksa kim bilir bizi ne kadar ayıplayacak…

   O geçen yüzyılın başlarındaki ilkel olanakları kullanarak Kıbrıs adasını sinek istilasından kurtarmış ve alanındaki başarılarıyla literatür yaratıp tarihe geçmiş, nice prestijli ödüller almış bir Kıbrıslı Türk bilim adamı…

   Oysa merhum Aziz Bey’in torunları bugünkü uzay çağının sınırsız olanaklarında bile sinek belasıyla başa çıkamıyorlar... Üstat nasıl ayıplamaz ki bizi?.

   Aziz Bey ve Türkan Aziz Hanımefendilerin babası olan Mehmet Aziz, Beyrut Üniversitesi’nde hijyen bağlamında yüksek öğrenimini yaptıktan sonra adaya “sağlık uzmanı” olarak dönmüş ve İngiliz Koloni Yönetimi tarafından derhal işe alınmıştı… Zaman, 40’lı yılların sonu… Dünyamız, İkinci Dünya savaşı’ndan yeni çıkmış.. 

   Kıbrıs adasının yüzölçümünün büyük bölümü o zamanlar bataklıklarla kaplıydı. Bu bataklıklarda üreyip çevreye dağılan sinek bulutları insanlara yaşamı zehir etmekteydi… Malarya, trahom ve tifonun yanında, sineklerin bedenden bedene taşıdığı nice hastalık insanları kırıp geçirmektedir… 

   Mağusa sürgünü Namık Kemal bile, kalebentlik yıllarında kaleme aldığı anılarında Kıbrıs’ın en fazla sinekleriyle dedikodularından yakınmıştı…

   İngiliz Yönetimi tarafından sinek belasını yok etmekle görevlendirilen Mehmet Aziz Bey, oluşturduğu ekiplerle birlikte kolları sıvayarak birkaç yılın içinde hem Kıbrıs’ın bataklıklarını ve hem de sinek sürülerinin kökünü kurutmuştu. Aynı hizmeti daha sonra diğer İngiliz kolonilerinde veren ve üstün başarısıyla literatüre geçen Mehmet Aziz Bey, İngiliz gazetelerinin manşetlerine yerleşir, kitaplara konu olur ve Büyük Britanya Devleti tarafından MBE unvanıyla onurlandırılır. MBE (member of most excellent order of the British Empire), Britanya İmparatorluğu’nun en başarılı ve en seçkin vatandaşlarına verilen unvandır.

   Kıbrıs’ın otantik ağaçları olarak her yanda boy salan gösterişli okaliptüsler de, o sinekle mücadele günlerinin anısı. Kökleriyle hortum misali su çeken bu ağaçlar, bataklıkların kurutulmasında birebirdirler…

     *       *       *

   Bugünkü Kıbrıs Türk nesli, çağının bunca olanağına sahip olduğu halde, o muhteşem ve efsane dedesi Mehmet Aziz Bey’in yarım yüzyıl önce başarabildiği sinek operasyonunda eğer sınıfta kalmışsa, bunun ayıbı sineye çekilir türden değildir…

   Halimize değil mezarından kalkacak Aziz Bey, kargalar bile güler!..

   Düpedüz ayıplamak için yazılmıştır bu yazı… Belki ilgililer ayıplanmaktan utanırlar da Aziz Bey’in torunları olduklarını kanıtlama hevesine kapılırlar diye düşünüyorum, yanılacağımı kesinlikle bildiğim halde…

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.