1. YAZARLAR

  2. Dr. Dolgun Dalgıçoğlu

  3. SİNİR BOZUCU BİR GÜN…
Dr. Dolgun Dalgıçoğlu

Dr. Dolgun Dalgıçoğlu

Afrika Gazetesi
Yazarın Tüm Yazıları >

SİNİR BOZUCU BİR GÜN…

A+A-

Bugün ve dün…

Telefonlar kesikti.

Haliyle internet bağlantısı da yoktu.

İşe geldim.

Bilgisayarı açtım.

Tıkladım gazete sayfasını, tık yoktu.

Diğer gazeteyi tıkladım yine tık yoktu.

Telefona sarıldım ne oluyoruz demek için.

Orada da tık yoktu.

Kalakaldım.

Hani çağımız bilgisayar çağıydı?

Hani çağ atlamıştık?

Önümde bilgisayar, elimde Mouse bakıp duruyorum oraya.

Olmadı mı internet, at gitsin içinde her türlü işlemcisi olan bilgisayarı.

Ne masa bilgisayarı lazım, ne de laptop maptop diyerek.

Hepsi de hikâye…

Hele interneti öncelikli cep telefonları...

Sen onun ekranına bakıyorsun, o sana bakıyor.

Kalktım dolandım etrafta.

Geldim tekrar oturdum.

Bir ümit dedim, belki gelmiştir.

Dansa kalkan acemi damat elini ayağını nereye koyacak bilmez de beline bağlar ya.

Öyle oldum.

Ne yapsam?

Bir türlü gelmez internet.

Ondan vazgeçtim.

Telefon…

Tık…

Arızayı ayacağım da neyle arayacağım?

Onu da bilemiyorum.

Unut, dedim.

Eskiden var mıydı bunların her hangi birisi.

Gelirdim işime.

Kahvemi içerdim.

İşimi yaparken arada bir resim çizerdim boş kâğıtlara.

Sonra kalkıp dışarıda bir dolaşır gelirdim.

Çay içerdim.

Ara oldu mu kitaplara, gazetelere bakardım.

İş bitti mi en yakın arkadaşımın ofisine gidip çene çalardım.

Of…

Ne günlerdi o günler.

İyisi mi nota yazmalı, dedim…

Açtım nota sayfasını.

Tek nota yazmadan tekrar baktım, geldi mi diye.

Gelmedi.

Bugün de inadına hava çok güzel.

Güneş alabildiğince parlak...

Gökyüzü masmavi.

Atlayıp yüzmek istersin enginlere.

Bulut birkaç tane vardı nazlı nazlı geçen.

Birkaç tane de kuş sürüsü denk geldi, tam buluta yakın.

Onların internete, bilgisayara ihtiyaçları yok.

Haberleri de yok zaten…

Eksikliğini neden hissetsinler ki?

Onlar tarihten böyle geldiler.

Binlerce yıldır ataları neyi yapmışsa aynısını yapıyorlar.

Göç ediyorlar mesela…

Ta Afrika’nın bilmem hangi bölgesinden, buralara.

Sonra gerisin geriye giderler.

Giderlerken hava durumuna baktıkları yok.

Bilirler.

Bilmeselerdi bu kadar yıl nesillerini devam ettiremezlerdi…

İyisi mi çıkıp gitmeli.

Neresi olursa olsun, yeter ki uzak kalayım şu interneti olmayan yerden.

Kalktım.

Kapıya yöneldim.

Açtım kapı.

Tam çıkacaktım, “Ya geldiyse” deyip geri döndüm.

Gelmedi.

Daha da öfkelendim.

Sonra düşündüm.

İnsan, sinirimizi bozacak kim bilir daha neler yapacak neler…

 

Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.