1. YAZARLAR

  2. Levent Özadam

  3. Sinir harbi!
Levent Özadam

Levent Özadam

Haberdar Gazetesi
Yazarın Tüm Yazıları >

Sinir harbi!

A+A-

Başlığa aldanıp da sakın size sinir dolu bir yazı yazacağımı zannetmeyin.

7’den 70’e ülke geleni zaten sinirden muzdaripken, ben bunu yapmayacağım ve işi biraz da deliliğe vurup, sinirlenmeyeceğim sizi de sinir etmeyeceğim.

Çünkü artık ne bu hükümet için, ne de sendikalar için en azından bu süreçte yazmak istemiyorum.

Yazmak istemediğimden değil, edep ve ahlakımdan taviz vermemek için böyle bir karar aldım.

Zaten kamuoyu son iki gündür yeteri kadar bunlara küfür dolu beddua ederken bari ben günaha girmeyeyim dedim.

Aklımı seveyim;

Ben bu işin yolunu buldum. Artık öyle geç saatlere kadar yazım yazmak için beklemiyorum.

Bu ülkedeki gelişmeleri son dakikaya kadar takip edip yazı yazsanız ne olacak, yazmasanız ne olacak?

Onun için mümkün olduğu kadar öğlen saatlerinde yazıma başlayıp, ikindin bitiriyor ve güneş batmadan yazımı gönderiyorum.

Böylelikle strese girmiyorum ve nedendir bilinmez son iki gündür çok mutluyum.

Önceki gün de öyle yaptım;

Saat 17.00 olmadan yazımı gazeteye göndermiştim.

O gece ailecek kendimize güzel bir balık ziyafeti çekmeyi düşünürken, elektrikler buna müsaade etmedi ve balıkları yemek de nasip olmadı tabi ki…

Aile meclisi toplandık ve bol hellimli tarhana çorbası ve yanında bol yeşillik, çakıztes, yoğurt ve bilumum kahvaltılık malzemelerle akşam öğününü geçiştirdik.

Yemekten sonra insan her nedendir bilinmez üşüdüğü için evde ne kadar battaniye varsa çıkardık ve birer ikişer sırtımıza aldık.

Kış gecesi olduğu için geceler uzun, otur otur zaman geçmiyor.

Yine aklımı kullandım ve önce güzel bir kış çayı, yanında da tavada kestane kavurup, Çakmaktaş devrinin hatırasını yad ettik.

Bu arada çok romantik olduğum için evde bol miktarda mum vardı ve yaklaşık 20 kadarını başta en sıcak bölüm olan mutfağa ve diğer odalara, koridorlara yerleştirdim.

Aklıma rahmetli dedemin anlattığı elektrik olmayan günler geldi ve onun gençlik yıllarını da yad etmiş oldum, bir de kendisine Fatiha suresi gönderdim.

Evde yatıl misafir var, onun için saat 7’de yatmak olmaz.

Hemen saksıyı çalıştırıp laptopun kalan enerji süresine baktım.

1 saat 45 dakikalık rakamı görünce neredeyse göbek atacaktım.

Önce ev halkın mutfaktaki büyük masanın etrafına topladım, yanan mumlar ışğında çok romantik bir ortam yaratarak, şarkı seçmelerini istedim.

Sağ olsun, var olsun Youtube sitesi…

Kim ne istediyse iki tıklamayla bulup, herkese bir müzik ziyafeti çektim.

Hatta annem bir ara ilahi istedi, onu da buldum ‘Allah Allah’ nidalarıyla dinlettim.

İsteklerin sonu kesilmedi, benim gözüm ise bilgisayarın enerji kaynağında…

Tam 15 dakikalık bir zaman kalmıştı ki, gecenin romantikliğinden olsa gerek, herkes esnemeye başladı.

Başta annem yatmak için kalkınca ev halkı da onu takip etti ve böylelikle geceyi atlatmış olduk.

Dedim ya, sinir olmayacağım inceldiği yerden kopsun ne olursa olsun.

Umurum bile değil.

Bu arada dostlarıma ve okurlarıma sesleniyorum siz de beni sinir etmeyin;

Gecenin 11’inde satın alabileceğiniz bir jeneratör şirketi bilmiyorum.

Elektriklerin ne zaman geleceğini lütfen bana sormayın, Kıb-Tek ile yakından uzaktan ilgim yok.

Hele sen Girneli okurum;

“Burası Girne nasıl olur da elektrikleri keserler” diye lütfen asaplarımı bozma.

Orası Girne ise burası Başkent Lefkoşa, biz de saatler boyunca elektriksiziz.

Gördüğünüz gibi bir şekilde başımızın çaresine bakıyoruz.

Ama size birkaç önerim olabilir;

Örneğin bu gece de elektrikler kesik olursa bir gece kulübüne gidin, oraların jeneratörleri harıl harıl çalışıyordur.

İki duble bir şeyler için, sıcacık ortamda güzel bir göz banyosu yapıp gidip evinize yatın.

Ya da yine elektriklerin hiç kesilmediği gazinoları tercih edebilirsiniz.

Orada hem elektrik var, hem beleş yemek hem de sigara, üstüne bir de şansınızı deneyin, kim bilir talih kuşu başınıza konabilir.

Gördüğüm kadarıyla bütün bet salonları önlemlerini çoktan aldı bahçelerine dev jeneratörler yerleştirdi.

Orada da sıcak çay ve her türlü izaz ikram olduğu için, kafanıza göre bir gece geçirebilir sonra da evinize yatmaya gidebilirsiniz.

Şimdi gelişmeleri takip ediyorum;

Bu akşam da elektriksiz kalırsak programım hazır.

Bir otel ile anlaşıp hamam ve saunasını kapatmayı düşünüp ailecek oraya göçmeyi düşünüyorum.

Bir de dansöz ve birkaç tabak meyve ayarlayabilirsem bizden mutlu olmayacak.

Tavsiye ederim…

Sinir olmayın, erken yaşlanmayın…

MESAJ KUTUSU

 

Sayın Ünal ÜSTEL, aynı zamanda kültür bakanı da olarak vatandaşın arzusu üzerine Fatmagül’ün Suçu ne? Öyle geçer zaman ki, Muhteşem Yüzyıl ve Kuzey-Güney gibi dizilerin ilgili kanallarla anlaşıp ileriki haftalarda bir kez daha yayınlanması için girişim başlatmanız bekleniyor.

Sayın Mehmet DOLMACI, bu işten en fazla zarar gören otel işletmecileri artık sokağa inme vaktinin geldiğini düşünüyorlar. Sendikaların nasıl hakkıysa sizin de bu hakkı kullanmanızı isteyen sayısız mesajınız var.

Sayın Talip ATALAY, elektrik kesintileri bir eksikliği daha gözler önüne serdi. Bundan böyle bütün camilere jeneratör alımı için ihaleye çıkmanız kaçınılmaz oldu. Bu konuda bir Ankara ziyareti yapmaya ne dersiniz?

Sayın Ali MAHŞEKER, iki gecedir sizden telefon bekliyorum ama nafile. Sizin dev jeneratör gümbür gümbür çalışırken biz komşular karanlıkta soğukta oturuyoruz. Ev alma komşu al dediler ama bizim komşu hayırsız çıktı.

Sayın Nazım BERATLI, karanlıklarda siz de formülünüzü bulmuş ve yakın dostlarınızla birlikte ruh çağırmaya başlamışsınız. İlk çağırdığınız da Dr. Küçük’ün ruhu olmuş. Muhabbet nasıl geçti?

Sayın Ali Rıza USLUER, hayırdır şu Yeşilköy’deki muhtarlığa ait lojmanda sizin adınız anılmaya başladı. Maşallah mecliste hiç konuşmuyorsunuz ama bölgede horoz kesiliyorsunuz. Bu işlerin roconu böyle değil mi?

Sayın Tuluy KALYONCU, lütfen sivil itaatsizlik eyleminde biraz daha direnin. Böyle giderse ay sonu geldi mi elektrik faturaları epey inişe geçecek. Herkesten şu anda hayır duası alıyorsunuz. Allah ne muradınız varsa versin.

Sayın Mehmet TANCER, gece yarısından sabaha kadar elektrik trafoları önünde nöbet beklemeye başlamışsınız. Dediğiniz gibi trafolara kurum çalışanları parmak sokuyorsa, hemen şeriat kanunları uygulansın ve parmak koleksiyonu yapılsın.

Sayın Serdar OKTAY, büyük geçmiş olsun kesintilerden en fazla siz zarar görmüşsünüz. Ancak tonlarca eti çöpe atmayı düşünüyorsanız sakın bunu yapmayın. Çünkü onu da bulamayan var kapı önüne koyun birkaç dakikada kendiliğinden kaybolacaktır.  

Sayın Özkan YORGANCIOĞLU, hükümet suçlu, sendikalar suçlu, bir de suçlular kervanına siz de katılmayın bari. Millet sendikaları baştan aşağıya yıkarken, bundan siz de nasibinizi alırsınız, aman dikkat.

Sayın Zeki ZİYA, kesintiler canınıza tak etmiş ve artık ailecek siz de bir otelde kalmaya başlamışsınız. Türk insanı zekidir, çalışkandır, pratik zekalıdır değil mi? Merak etmeyin yakında tanıdığınız çok sayıda oda komşunuz olacak.

Sayın Hasan TOSUNOĞLU, şu sizin meşhur çiftlik evini bitirmiş olsaydınız şimdi oraya göçmüş olup ne elektrik derdiniz kalacak, ne de bu kadar strese girecektiniz. Elinizi çabuk tutmakta yarar var, zaman geçtikçe insandan da götürüyor.

Sayın Rasıh REŞAT, köye yazarlarınız da artık sokağa inme kararı aldı. Hepsini evine birer tane jeneratör hediye göndermezsiniz, yakında kalem bırakma eylemi var benden uyarması. Durumun aciliyetini patronlara bildirmenin tam zamanıdır.

Sayın Tuğçe UZ, siz de karanlık geceleri ailecek tombala oynayarak geçiriyormuşsunuz. Biz de bu akşam isim şehir hayvan oynayacağız uyarsa bekleriz.

Sayın Şahap AŞIKOĞLU, yatın kalkın dua edin, elektrik kesintilerinin yapıldığı dönemde yurt dışında bir fuara katıldınız. Otelcilerin sinirleri o kadar bozuk ki isterseniz bir iki fuara daha katılıp öyle dönün ülkeye.

Sayın Ülker FAHRİ, siz de mi Kıbrıslı edebiyatı yapmaya başladınız Allah aşkına? Madem Kıbrıslı olunmaz, Kıbrıslı doğulur peki 400 sene önce Konya Karaman’da doğan dedelerinizi acaba nereli saymalıyız?

Sayın Cafer GÜRCAFER, sonunda birlik olarak siz de sokağa inmeye karar vermişsiniz. Bari bunu geceleri yapın da biz de ısınmaya gelelim. Pastırma ve şeftali kebabı olursa yok demeyiz yani.

Sayın Cevdet KOPAR, Gomşu restoran nihayet içkili yemek servisine de başlamış. Ama siz asıl dükkanda jeneratör var mı ondan bahsedin. Yoksa çiğ köfteye acıyı biraz daah fazla koymakta yarar var ki ısınması kolay olsun.

Sayın Buran ATAKAN, yeni bebeğin şansından mıdır nedir böyle elektrikte talihsiz günler yaşıyoruz. Eğer battaniye takviyesi isterseniz birkaç tane gönderebilirim. Hafta başında şu liste işini konuşmakta yarar var elimde dudağınız uçuklatacak bilgiler var.

Sayın Metin ŞADİ, size kaç kere şu jeneratör işine girelim dedim kulak asmadınız. Şimdi çoktan köşeyi dönmüş, Bağdat caddesinde kahvelerimizi yudumluyor olacaktık. Biraz da küçük sözü dinlemekte yarar var.

 

Günün Fıkrası - Hizmetçi:

-Aloo?

Adam:

-Kızım benim, hanımı çağırıver sen bana

-Bir dakika efendim

-Alo

-Ne oldu kızım, hanım nerede?

-Ay beyefendi nasıl söylesem, hanımefendi yatak odasında biriyle beraber.

-Ne, bir adamla mı?

-Maalesef, beyefendi.

-Ne?!, hem de benim evimde ha! Bana bak kızım, git benim çalışma odama, aç masamın çekmecesini oradaki tabancayı al, ikisini öldür, emrediyorum sana, ayrıca üç de maaş ikramiye vaat ediyorum!

-Beyefendi, ben nasıl yaparım öyle şeyi?

-Yaparsın, bak telefonda bekliyorum, yürü haydi. İki el silah sesi duyulur..

-Alo, beyefendi

-Ne yaptın kızım?

-Söylediğiniz gibi silahı aldım, ikisini de öldürdüm efendim. Sonra da silahı havuza attım.

-Ne havuzu?

-Bahçedeki yüzme havuzuna beyefendi, nereye olacak?

-Ulan bizim villada yüzme havuzu yok ki, orası neresi Alooo?

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.