1. YAZARLAR

  2. Ahmet Tolgay

  3. Sınırlı değil, sinirli…
Ahmet Tolgay

Ahmet Tolgay

Kıbrıs Gazetesi
Yazarın Tüm Yazıları >

Sınırlı değil, sinirli…

A+A-

* 2011’i “Çevre Yılı” ilan etmiş ama çevre adına hiçbir şey yapmamıştık. Dahası, çevre sorunları başını alıp gitmişti. Bu yıl üstelik çevre yılı da değil; vay çevremizin başına geleceklere!..
  
* Neden mi çevre sorunlarıyla başa çıkamıyoruz? Çünkü çevre sorunlarının kararlılıkla üzerine yürüyecek yerde, hep çevrelerinden dolanırız.
  
* İstinat duvarı yaparız dağın kayaları yola devrilmesin diye, gel gör ki istinat duvarının bizatihi kendisi devrilir yolun içine… Bir tek işimizi de doğru dürüst yapalım be kardeşim…
  
* Ne Greentree’si kardeşim!.. Greentree Kıbrıs sorunu açısından “Blacktree” olarak anımsanacak…
  
* BM Genel Sekreteri Ban Ki Moon, Greentree zirvesinin sonucunu “sınırlı ilerleme” olarak nitelendirdi. Derviş Eroğlu ve bilhassa Dimitris Hristofyas’ın verdiği tepkilere baktığımızda ise meselenin sınırlı değil, sinirli olduğu sonucuna varırız.
  
* Moon önümüzdeki baharda Kıbrıs konusunda uluslararası konferans başlatacakmış. 2012 baharının Kıbrıs Türk baharı olmayacağının kesin inancındayım.
  
* Kudret Özersay “Ban Ki Moon’un artık şakası yok” dedi. Ya!.. Daha önce çok mu şakacıydı ekselansları?.. Merakımız affola… Biz kendileriyle müşerref olamadık da!..
  
* Ajanslar Birleşmiş Milletler Genel Merkez binasında iki torba dolusu kokain bulunduğunu bildirdiler. Uzayıp giden Kıbrıs sorununun yarattığı bunalımdan dolayı acaba birileri çareyi uyuşturucuda mı buldu dersiniz?!..
  
* Eylemleri için gerekçe bulmakta hiç zorlanmayan öğretmen sendikaları en sonunda çocuklarımızı karnesiz de bıraktılar. Bu da mı toplumsal var oluş için?.. Pes!..
  
* Toplumu var etme anlayışını, toplumu elektriksiz, telefonsuz, susuz ve çocuklarımızı karnesiz bırakma zihniyetine yaslandıran sendikalar, toplumsal var oluş adına düzenlemeyi tasarladıklar mitingi iptal etmek zorunda kaldılar. Keşke o mitingi düzenleseydiler. Var etmeye (!) çalıştıkları toplumun kendileri hakkındaki düşüncesini öğrenmiş olurlardı böylece.
  
* Türkiye basınındaki asparagas ortalığı bir süre çalkaladı. Neymiş, PKK’nın Beşparmaklar’da eğitim kampı varmış!.. Bu tür asparagasları patlatanlar hiç Kıbrıs’a gelmeyenler ve Beşparmaklar’ı da Himalayalar sananlardır…
  
* Bu kış da Tanrı rahmetini esirgemedi. Yağışlar enfes… Gelgelim bizim halimiz enfes değil. Yüz binlerce metre küp yağmur suyu şarıl şarıl denize akıp gidiyor. Oysa bu suyu yurdumuzda koruyabilsek kaç yıllık ihtiyacımızı karşılar. Ama boş verin siz!.. Nasıl olsa Türkiye’den su gelecek…
  
* Kıbrıs’taki barajlar ve göletler neden taşıyor?.. Çünkü bunlar kurak ülke koşullarına göre dizayn edildiler de ondan. Beklentilerin üstünde yağmur geldi mi su koyuveriyorlar!..
  
* Amerika’daki Kızılderililerin Türk kökenli olduklarının kanıtları bulundu. Hiç şaşırmadım. Biz Kıbrıslı Türkler de bu adanın Kızılderilileriyiz. Giderek aslımıza rucu etmekteyiz.
  
* Hristofyas’la Eroğlu konuyu hâlâ müzakere ededursun, dönüşümlü başkanlık olayı gerçekleşti bile. TMT Mücahitler Derneği’nde 6 ay Yılmaz Bora, 6 ay da Vural Türkmen başkanlık koltuğunda oturacak.
  
* Kedilerinizi vizyondaki “Çizmeli Kedi” filmine götürünüz. Anaların ne kediler doğurduğunu görebilmeleri ve miskinlikten kurtulabilmeleri için…   
  
* “Bilimin asıl amacı yeni kanıtlar bulmak değil, bunlarla ilgili yeni düşünce biçimleri keşfetmektir.” Sir William Bragg.
  
* Kitap üstüne: “Kitap tek ölümsüzlüktür.” Rufus Choate.
  
* Öğüt: Herkesin kulağına küpe olsun ki, keskin sirke hiç kaçınılmaz biçimde kabına zarar verir.
  
* Aşka dair: Aşkın yürüyebilmesi için aş gerek.
 
* Temel’in dünyası: Karadeniz’deki bir köyde Temel ve Yahudi Moiz aynı gün ölür ve toprağa verilirler. Akşama doğru Temel mezarından çıkarak gelir ve kahvedeki yerini alarak bir çay ısmarlar. Herkes korku ve hayretle bakarken Temel açıklamada bulunur: “Şaşılacak bir durum yok arkadaşlar. Öteki dünyada da tıpkı bu dünyada oluğu gibi rüşvet geçerlidir. Ben de bastım rüşveti ve geri geldim.” Kahvedekiler “peki Moiz nerede?” diye sorarlar. Temel: “Ha o mu?.. Öteki dünyanın kapısında pazarlık yapmaya durduğu için gecikti geri dönmekte.”  
  
* Ve şiir… Orhan Veli’den: “Şiir yazıyorum / Şiir yazıp eskiler alıyorum / Eskiler verip musikiler alıyorum / Bir de rakı şişesinde balık olsam.”


Kaynak: Kıbrıs Gazetesi 

Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.