1. YAZARLAR

  2. Aysu Basri Akter

  3. Sırada külliyeli kolej
Aysu Basri Akter

Aysu Basri Akter

Yenidüzen Gazetesi
Yazarın Tüm Yazıları >

Sırada külliyeli kolej

A+A-

Bir vakıf…

Kıbrıs, İlim, Ahlak, Sosyal Yardımlaşma Vakfı…

Bir ay önce kurulmuş.

Yasalarımıza göre, vakıf kurmak için gerekli “Türk ve Müslüman olmak” şartını yerine getiriyorlar.

Kurucuların tamamı, Türkiye kökenli.

Başbakan’a göre “bir hayır kurumu”, bu vakıf. Ve büyük bir hayır işlemek adına Haspolat bölgesinde 8.5 milyon TL’lik bir kolej yapacak.

Başbakan bu kolejin nasıl bir müfredatla öğretim yapacağı dahil, içeriği ile ilgili bir bilgi vermedi. Ancak dün KIBRIS ve YENİDÜZEN’de çıkan, bölgeye dini bir kompleks yapılacağı haberlerini de yalanlamadı.

O yüzden bahsedilen kolejin de din eğitimi temelli bir okul olduğu, bu haberlerin bizzat Başbakan tarafından doğrulandığı anlaşılıyor.

Yoksa “bu haberler külliyen yalan, biz laik eğitim için bu araziyi veriyoruz” derdi, Başbakan.

Ama bunu yapmak yerine, aynı bölgeye külliyenin de yapılacağını söyledi.

Dahası, Maarif Koleji, Ruso Ortaokulu ve Türk Lisesi gibi Lefkoşa ile bütünleşmiş okulların da bölgeye taşınacağını açıkladı.

Son derece evrensel bir çeşitlilik söz konusu yani!

Kıbrıs Türk Mühendis ve Mimar Odaları Birliği Başkanı Ahmet Ömer Çağnan dahil, birçok örgüt ve kişi, bu okulların sahip oldukları değerli arazilerin de taşınmalarıyla birlikte hatırlı birilerine peşkeş çekileceği düşüncesinde.

Bu iddianın güçlü temellere dayanmadığını söylemek zor.

Zira Haspolat’taki 200 dönümlük arazi aslında peşkeş çekiliyor!

Yıllık sadece 100 TL gibi sembolik bir rakamla 30 yıllığına kiralanmasının başka bir anlamı olabilir mi? Hele üniversiteler dahil birçok hayırlı kurumdan çok daha yüksek kiralar talep edilirken, bazılarının teklifleri külliyen reddedilirken.

Örneğin GAU başka bir bölgede, 50 dönüm için 15 bin sterlin ödüyor.

Hemen arazinin karşısındaki UKU genişleme projeleri için 20 yıldır araziye talipken, reddediliyor.

Bir alışveriş merkezi projesi için sadece 75 dönüm için 417 bin sterlin peşinatla aylık taksitlerin her 5 yılda bir günün şartlarına göre artırılması teklif edilirken, bu şekilde veriliyor söz konusu arazi.

Peki kimdir bu vakıf?

Bir ay önce kurulan, adı sanı duyulmamış, örnek tek çalışması olmayan bir vakıf değerli bir araziyi nasıl zapt edebilir?

8.5 milyon TL’lik bir yatırımı gerçekten karşılıksız mı hibe ediyor?

Daha da ötesinde, din eğitimine, külliyeye burada bir ihtiyaç olduğunu kim neye göre tespit etmiştir ve bir ülkenin kültürel ve tarihsel yapısını doğrudan değiştirecek, etkileyecek böylesi bir yapı neden hedeflenmiştir?

Türkiye Başbakanı Erdoğan, geçen yıl gazetecilerle yaptığı özel toplantıda aslında tavrını açıklıkla ortaya koymuştu.

“Kuzey Kıbrıs Türk ve Müslüman bir ülkedir. Bu özelliklerimizle gurur duyup bunları ön plana çıkarmakta tereddüt yaşamamalıyız. Mesela Kıbrıs Rum tarafı kiliseye bağlılıkta bu kadar büyük bir sadakat gösterirken, bizim de daha fazla camiyle daha fazla din eğitimiyle kültürel özelliklerimizi fark etmemiz gerekir” demişti.

Türkiye Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu’nun çok konuşulan “Stratejik Derinlik” kitabında örneğin, “ABD’yi bir süper güç olarak tarih sahnesine çıkaran ana unsur da, 19. YY’da Atlantik’ten Pasifik derinliğine doğru sürekli genişletilebilen bir sınır üzerinden, hukuki/siyasi bir egemenlik alanı haline dönüştürülebilen jeopolitik ön-hat vizyonudur” diyor.

Şimdi ister istemez insan düşünüyor;

Abaca Türkiye’nin dış politikası da kendi sınırlarını genişleterek, dış egemenlik alanlarını çoğaltarak bir yeni süper güç olmak mıdır?

 Ve Kıbrıs da acaba bu derin stratejik planlar arasında eşiklerden biri midir?

Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.