1. YAZARLAR

  2. Ferhat Atik

  3. Sivil itaatsizlik
Ferhat Atik

Ferhat Atik

Haberdar Gazetesi
Yazarın Tüm Yazıları >

Sivil itaatsizlik

A+A-

555K, 5 Mayıs 1960 tarihinde, Ankara, Kızılay’da Demokrat Parti aleyhtarı öğrencilerin yaptığı protesto eyleminin toplama kod adıdır. Adını 5. ayın 5. günü saat 5’te Kızılay'da gerçekleşmesinden alan eylem Türkiye’de cumhuriyet tarihinin ilk “sivil itaatsizlik” eylemi olarak anılır. 28 ve 30 Nisan 1960 tarihlerinde polisle öğrenciler arasında çıkan çatışmalarda öğrencilerin hayatını kaybetmesi hazırda bekleyen bir kutuplaşma ortamının hızlanmasına neden oldu.

Adnan Menderes’in sonunun getiren ve bir ulusun kendi başbakanının asmış olması figürünü tarihe siyah sayfalarla yazdıran süreç 27 Mayıs ihtilali ile görece noktalandı!

Peki, şimdilerde, sık sık sivil toplum örgütü ile hükümetleri de karşı karşıya getiren sivil itaatsizlik nedir? Ne değildir?

Sivil itaatsizlik nasıl olmalı?

Bir eylemi sivil itaatsizlik olarak nitelememize yol açan unsurlar şöyle sıralanabilir: Şiddetten arınmış olması, evrensel kabul gören hukuksal değerler ve toplumsal etik yoluyla motivasyon içermesi, yaptırıma katlanma birlikteliği ve gücü içermesi, yasaya aykırılık içermesi, aleniyet içermesi yani kamuya açık olması.

*

27 Mayıs sürecine gelinirken atılan adımlara (ve diğerlerine) bakıldığında, bir coğrafyada içsel öğelerle gerçekleştirilen sivil itaatsizliğin, dış unsurların kışkırtmalarının sonuçlarına da bakmak gerekir. Dolayısıyla bu kavramı kullanırken -özellikle ülkemizde-, kavramın ne olduğunu ve ne olmadığını bilmek gerekir. Endişem odur ki, bilmeden çıkılan yolda, varılacak hedef, hatalı olacaktır. Konuyu Danimarka örneği ile sonuçlandırmak istiyorum.

II. Dünya Savaşı sırasında Nazilerce işgal edilen Danimarka’da, Naziler, Yahudileri kolaylıkla ayırt edebilmek için arkasında altı uçlu sarı yıldız bulunan giysiler giymeye mecbur etmişti. Danimarka halkı, Yahudilere karşı çıkarılan bu yasayı kabullenmedi. Aralarında kralın da bulunduğu hemen herkes, sırtı sarı yıldızlı giysilerle çıktı sokağa.

Danimarka halkının bu tavrı, Yahudilerin tanınmasını da imkânsızlaştırdı. Naziler, hareketin lideri olarak gördükleri Danimarka kralını gözetimleri altında tutabilmek için onun çok hasta olduğunu açıklayıp, saraya hapsettiler.

Ancak Danimarka halkı, ülkenin hemen her yerindeki çiçekçilere gidip, krala gönderilmek üzere buketler hazırlattılar.

Bu tam bir tarihi sivil itaatsızlık silsilesidir.

En güçlü yanı da bizde çoktan yitirdiğimiz bir unsur olan “birlikte hareket etme” bilinci içermesidir!

Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.