Dr. Nazım Beratlı

Dr. Nazım Beratlı

Haberdar Gazetesi
Yazarın Tüm Yazıları >

Sivil toplum

A+A-

Bugün bütün toplumlarda genel kabul gören öyle kavramlar var ki bunların bırakın genel kabul görmesini, ortaya atılması için büyük bedeller ödendi?

Bugün çok doğal sandığımız bu lâfların “doğal” olduğu kabul görene kadar, ileri sürenler hapislerde yatmışlar, işkencelerden geçmişlerdir. Bugün  herkesin ağzında sakız olan bir kavram olan, “Sivil Toplum”u ortaya atan, ünlü İtalyan düşünür, eylemci, komünist Antonio Gramsci’dir… Gramsci, düşüncelerinden dolayı, çok uzun yıllar Mussolini hapishanelerinde yatmış, ve bugün nerdeyse bütün insanlığın katıldığı veya en azından kullandığı kavramları, orada kaleme aldığı gönderdiği “Hapishane Defterleri” isimli çalışmasında gündeme getirmiştir.

Gramsci’ye göre, batı Avrupa toplumlarında, Rusya’daki gibi bir solcu devrim yapmanın olanağı yoktur. Çünkü, batı Avrupa’da egemenler, politik ve ekonomik egemenliklerini, meşru gösteren, büyük bir de düşünsel güce sahiptirler. Politik gücün yanında, dinden başlayarak, hukuk, okul, gelenekler, ahlâk, egemen ideoloji v.b. kurumlara mensup, düşünsel olarak egemenin sözcülüğünü yapan, geniş bir orta sınıf; buna bağlı hakimler, hekimler, papazlar, öğretmenler, akademisyenler, gibi küçük burjuva aydınları tabakası vardır ki bunlar, ilerici düşünceye karşı, düşünsel bir HEGEMONYA oluştururlar. İşte bundan dolayı, bu hegomonyayı etkisiz hale getirecek, bunların dışında kalan sınıf ve katmanlar ve düşünsel olarak onlara mensup olan aydınlar, onlara karşıt bir SİVİL HEGOMONYA oluşturacak bir SİVİL TOPLUM modeli üretemezlerse, batı Avrupa’da egemenlerin egemenliği, ortadan kaldırılamaz. SİVİL TOPLUM lâfı, işte böyle ortaya çıktı ilk defa… Antonio Gramsci’ye aittir. Bu görüş için mükâfatını da hapislerde çürüyerek aldı…

Onun bu dünyadan ayrılmasından yıllarca sonra, SİVİL TOPLUM lâfı, özellikle AB konsepti çerçevesinde, popüler oldu. O kapsamda ise Sivil Toplum, “non government” olarak algılandı. Hükümetten maaş almayan, devletin dışında, devlete karşı vatandaşın haklarının peşinde olanlar biçiminde yorumlanarak. Oysa düşüncenin ve deyimin sahibi, “düşünsel” bir aidiyetten bahsediyordu ve asıl söylediği de oydu ama olsun… Ama vurgulanmalıdır ki bu lâfı söyleyen adamın SİVİL TOPLUM demekten muradı, sadece maddi değil, manevi anlamda bile devletle ilişkisi olmayan, devletin karşısında vatandaşın, toplumun çıkarlarını savunan, bir HEGOMONYA idi… Okulu, hukuku, dini bile yargılayan bir SİVİL HEGOMONYA… “Sivil”in anlamı bu…

Bu anlamda, meslek kuruluşları örneğin; loncalar, sendikalar, gedikler… Sivil toplum değillerdirler… Partiler hiç değildir… Erk’e talip olan kimse, “sivil” değildir… Erk’ten nemalanan, nemalanmış bulunan, nemalanmaya talip olan hele, hiç değildir.

Kavramların içini boşaltarak, düşünemezsiniz… Zira düşünce kavramlarla mümkündür.

Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.