1. YAZARLAR

  2. Dr. Nazım Beratlı

  3. Siyaset nedir?
Dr. Nazım Beratlı

Dr. Nazım Beratlı

Haberdar Gazetesi
Yazarın Tüm Yazıları >

Siyaset nedir?

A+A-

Bizim internet blogcuları inanmayacak ama Eurobarometre’nin bir araştırmasında, KKTC’de “siyasete güven” Avrupa ortalamasının üstünde çıkmıştı…

Siyaset nedir?

Siyaset, erki talep etmekten başka hiçbir şey değildir. Bu bakımdan, Osmanlı’ “siyaset etmek” terimini iki anlamda kullanırdı: Ya hükümet olmak veya idam olmak…  Erk’e talip değilseniz, yaptığınızın adı, sendika olabilir, sivil toplum örgütü olabilir, meslek örgütü olabilir ama asla siyaset olamaz.

Bizde, siyasi parti denince, bir araya gelmiş bir arkadaş topluluğunun, hasbelkader meydana çıkmış birleşimidir sananlar da vardır! Ancak örneğin Lenin’e göre siyasi parti, “geniş bir demokratik kitle örgütleri ağının ortasında, onların siyasi taleplerini uygulamak üzere erke talip olan kadronun meydana getirdiği, çekirdek”tir… 

Çağımızda bana en çekici gelen tanım, Fransız Siyaset Sosyologu Maurice Duverger’e aittir: “ Belli bir program etrafında birleşmiş ve aidat ödemekte olan, özgür bireylerin, iktidara talip birliği”…

Farkındaysanız, Duverger, “ideolojik birlik” şartını  ortaya koymuyor. Ancak, o geniş örgütlerin çekirdeği olma konumu, sürüyor… Belirleyici fark olarak da erk talebi… 

Duverger, meselâ “duygusal birliklere, parti demez; “Tarikat” der… 

Bu bakımdan“Siyaset”, sadece yöneteni beğenmemek değil, yönetmeye de talip olmaktır… Elbette o zaman da neyi, neden beğenmediğinizi anlatmanız gerekir ama, asıl neyi nasıl yöneteceğinizi “bilmek” ve anlatmak zorundasınız…

Meselâ, “Kıbrıs Sorunu çözülsün” demek, siyasi bir tavır ifade etmez… Sadece bir taleptir… Siyaset olması için, çözülmesini dile getirmekten daha da önemlisi, hangi içerikle, nasıl, hangi taktik çizgiyle, hangi müzakere yöntemi ile ve soruna taraf olan “ötekileri” nasıl ikna ederek çözüleceğini de “bilmeniz” ve söylemeniz gerekir. 

Daha da önemlisi, çözmek için erke talip olmanız… Ancak o zaman yaptığınıza “siyaset” denir.

Kırk yıl, “çözülemez ve çözülmemelidir” diyen taraf, bütün yukarıdakileri “bildiğinden” ve işine geleni de söylediğinden dolayı siyaset yaparken karşı taraf, sadece bir talebi dile getiriyordu. 

Ve halk da bundan dolayı ona oy veriyordu. Çünkü, yalnız o “siyaset” yapıyordu…

Şu yaşadığımız son günlerde, toplumun çoğunluğu karşı olmakla beraber, bir taraf siyaset yapıyor; karşı taraf da tepkisel taleplerini dile getiriyor… 

Ve işin acı tarafı, bu defa erke talip olmak yani siyaset yapmak da “değişim” talep edenler tarafından, bir suç diye nitelendiriliyor. 

Elbette geçen defaki deneyin “kötü” sonuçlanmasının etkisi de var bunda ama kimse uğranılan hüsranın sebebinin “siyasetsizlik” olduğunu kabullenmeye de yaklaşmadan, ayni duvara doğru yürüyüp, başkalarının siyasetlerinin, bizim taleplerimizi yerine getirebileceği ham hayali ile avunuluyor.

Adeta, “siyaset yapılmasın” deniliyor! Oysa doğa boşluk tanımaz! Siz yapamazsanız, yapanınki egemen olur. 

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.