1. YAZARLAR

  2. Dr. Nazım Beratlı

  3. Siyaset ve avara kasnaklar
Dr. Nazım Beratlı

Dr. Nazım Beratlı

Haberdar Gazetesi
Yazarın Tüm Yazıları >

Siyaset ve avara kasnaklar

A+A-

İki gündür, siyasetin kaynağında yatan meşruiyyet kaygısı ile ilgili birşeyler yazdım.

Metin, esas itibarıyla, uzun yıllar önce bir tarışma platformunda kullandığım bir makaleden alıntıdır.

Yayınlamaya fırsat bulamadığım bir kitapta duruyor, makale olarak da Kıbrıs Yazıları dergisinde yayınlanmıştır.

O tartışma ortamında, üç partinin genel sekreteri ve ben vardık!

O zamanki TKP adına Özal Ziya, CTP adına Ferdi Sabit Soyer ve BKP adına rahmetli Özker Özgür bir de ben, siyaset, iktidar, muhalefet ve meşruiyyet kavramlarını tartıştıydık.

Bu yazıda da zikrettiğim görüşleri söylediğimde, en çok karşı çıkan da sevgili Ferdi idi…

“Siyasetin kaynağı mistiktir” dememi, “egemenlik allahındır” diye yorumlayıp, verdi veriştirdiydi…

Karşılıklarıı da dinleyerek tabii…

O zamanlar ben, CTP üyesi değildim…

Belki de Ferdi’yi tilt eden, bu görüşü Durkheim’den başlayarak anlatmaya çalışmamdı.

Çünkü Durkheim, milliyetçiliğin sosyolojisinin kurucusudur!

Ziya Gökalp bile, ondan feyiz aldığını, gururla söyler! Ama devamla, bu mistik kaynak iddiasının, Bakunin’de de olduğu söyleniyor ki o da Anarşizm’in fikir babasıdır.

Yeter mi?

Yetmez…

Marx’ın çağdaşı ama karşıtı olan ve bu bakımdan belki de liberal sayılabilecek, Max Weber de ayni görüşte…

Ama Marx’ın en büyük takipçisi ve marxist teoriye katkılarını bugün de kimsenin inkâr edemeyeceği Lenin de hem de en keskin kitabı Devlet ve İhtilâl’de ayni şeyleri söylüyor!

“Bunlar eskidi” diyebilecekler için de Regis Débray’a da başvurmuş ve ayni şeyi onun da söylediğini, zikretmiştim!

O Regis Debray ki Bolivya’da Ché Guavera ile birlikte yakalanmış ve kendi ülkesi Fransa’da cumhurbaşkanı Mitterand’ın, danışmanlığını yapmıştır.

Ché’nin, koftiden değil, dağlarda yoldaşı…

Milliyetçisi, komünisti, liberali, sosyalisti…

Tümü de diyor ki “siyaset mistik bir iştir ve meşruiyyetinin kökeninde, kudsiyet yatar…”

Mezopotamya’dan beri…

Konuyla ilgili herkes de bilir ki Mezopotamya’da ilk şehir devletleri kurulduğunda, devlet tapınak; yöneticiler de hekimler ile rahiplerdi!

Çünkü,bireyin devlet ihtiyacının altında yalnız fiziksel güvenlik değil, ruhsal güvenlik ihtiyacı da yatmaktaydı.

Aydınlanma felsefesi için, “tanrıyı kilisenin elinden kurtarıp, insanların içine soktu” denilir…

Debray onun için, “Sınıf, parti ve devlet, bugün Tanrıdırlar” der… “İtaat etmek, ibadettir” diyen de var…

Bizim ilk yazının altı, foruma dönüştü…

Bu memleketin toprağından olsa gerek, Bizans valileri de İngiliz vali Storrs da Namık Kemal de burada “ağzı olanın konuşmasından” şikâyet eden mektuplar, raporlar yazıp, başkentlerine göndermişlerdir.

Bu bir veri! Ama siz Hammurabi’den bahsederken, birinin çıkıp CTP’ye sövmesi karşısında, yukarıdaki hikâyeyi de bilince, gülmekten öte elinizden ne gelir?

Kara dahi olsa, mizaha da ihtiyaç var…

İlahi “Ahmet/Lefkoşa”…

Sen silah bile değil, avara kasnaksın “abim”!

Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.