1. YAZARLAR

  2. Erçin Şahmaran

  3. "Siyasetçiler bizi temsil etmiyorlar"
Erçin Şahmaran

Erçin Şahmaran

Star Kıbrıs
Yazarın Tüm Yazıları >

"Siyasetçiler bizi temsil etmiyorlar"

A+A-

Ülkede ekonomik durum çıkmaz da.

Önlem alınması şart.

Önlem alınırken en kolay yol seçildi. Krizin ve kötü yönetimin faturası çalışanlara kesildi.

Siyasi istikrarsızlık da ülkenin önemli sorunlarından.

On binlerce insan sokaklarda.

Gösteriler, eylemler hala daha devam ediyor.

Hükümet sessiz. İşin ciddiyetini henüz farkında değil.

Her eylemde her gösteride kalabalık halk kitlelerinin önüne polis barajı engel olarak konuşlandırılıyor.

Genç, yaşlı, çalışan, çalışmayan, ülkede yerli olan, göçmen olan herkes bir amaç için toplandı.

Kamu kurumları özelleştirilme kapsamında.

Toplum “Kamu kurumları bizim malımız özelleştirilemez” pankartları ile meydanlarda.

Siyasi sistemden umut kesildi.

Yeni alternatifler için adım atılması isteniyor.

Eylemlerde en dinamik ve önde gelen kesim gençler. Ve gençlerin ortak noktası işsizlik ve gelecek kaygısı.

Ülke genelinde bu yılın ilk yarısı itibarı ile işsizlik oranı %21, gençler arasındaki işsizlik oranı ise %45.

Siyasetin hiçbir renginden hiçbir beklenti yok.

Sağcısı da solcusu da aynı kefede değerlendiriliyor.

Başbakan, eylemcilere yasalara saygılı olma ve şiddetten uzak durma çağrısı yaptı.

Bu ülke, ortak noktalar olsa da KKTC değil.

Burası İspanya.

Benzer eylemlerin yaşandığı merkezler arasında, Fransa ve Almanya da var.

Yine göstericilerin karşısında devletin yasal gücü, yani polis kuvvetleri.

Berlin de parlamento binası önünde gösteri yapıldı.

Bu eylemlerin ortak bir noktası var.

Bu ortak nokta, Arap ülkelerindeki gibi, İzlanda’daki gibi, Yunanistan ve İngiltere, hatta KKTC’deki gibi ekonomik sıkıntıların halka ödettirilmek istenmesi.

Belki de bugüne kadar hiç olmadığı düzeyde bir halk hareketi var.

Dünyanın her yerinde. İspanya da, geçen Pazar yapılan gösterilerde akıllarda kalan pankartlardan bana göre en önemli mesajı içeren “Siyasetçiler bizi temsil etmiyorlar” şeklinde olandı. 

Dünya ekonomilerinin bugüne kadar yaşadığı iki önemli kriz zamanı var.

1929 ve 2000’li yılların ilk başlarından itibaren yaşanmaya başlayan ekonomik bunalım.

Özellikle Amerika da ülke ekonomisine yön veren şirketlerin tekelleşmesi ve sayılı şirketin etkin olması, önemli sebeplerden ilk akla geleni.

Hükümetlerin piyasaya müdahale etmemesi veya müdahale için geç kalması, bankaların yapısal olarak kötü durumda olması ve kamunun şeffaf uygulamalardan uzak güvenilir olmaması da ekonomik krizin etkenlerden.

Bu unsurlar ele alındığı zaman, KKTC’nin içinde bulunduğu durumla bir karşılaştırma yapılabilir.

Güney Kıbrıs’ta ekonominin kötü gidişatını kontrol altına alabilme adına bazı adımlar atıyor.

Kamu gelirlerinin önemli bir bölümü Kıbrıs’ın kuzeyinde olduğu gibi güneyde de kamu personelinin ödeneklerine gidiyor.

Bu gider gittikçe artıyor.

Rum Bakanlar Kurulu yılsonuna kadar geçerli olacak ve maaşları kapsamayacak şekilde devlet kurumlarının harcamalarına bir tavan sınır getirilmesini onayladı.

Dünya üzerinde önemli ekonomiler sıkıntılar yaşarken, Türkiye ekonomisi de büyümeye devam ediyor.

Ortadoğu’daki sıkıntılar rağmen. Komşu Yunanistan’ın adalarını satılığa çıkaracak derecedeki iflasına rağmen. Türkiye, ekonomik olarak şu anda sayılı merkezlerden biri.

İlerleyen yıllarda ekonomik anlamda bir dev olma yolunda, dev adımlar atılıyor.

KKTC’de ciddi adımlar atmalı.

En başta ekonomi bir bütün olarak ele alınmalı.

Uzun vadeli çözümler üretilmeli.

Sadece kamuya yönelik kararlar alınması gerginliği artırmaktan başka bir işe yaramayacaktır.

Hükümet üyeleri arasındaki kopukluk, iletişimsizlik de etkin ve bütünlüklü çalışmayı etkilemektedir.

Bir söylenenin, bir diğer söylenenle uyuşmaması da güven sorununu tetikliyor.

Toplum, Kıbrıs sorununun çözümsüzlüğünün ve bu durumun sebep olduğu sıkıntılar yanında yıllardır bitmeyen, bir şekilde hal yoluna koyulamayan, siyasetten arındırılamayan sorunların gün ve gün artmasının da yıkıntısını yaşıyor.

Gerginlik bir şekilde azaltılmalı.

Toplumsal tepki reaksiyonu kontrol altına alınmalı.

Bunların nasıl yapılacağı ise artık hükümete kalmış. 

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.