1. YAZARLAR

  2. Dr. Nazım Beratlı

  3. Siyaseti boşverin... Kendiliğinden de olur...
Dr. Nazım Beratlı

Dr. Nazım Beratlı

Haberdar Gazetesi
Yazarın Tüm Yazıları >

Siyaseti boşverin... Kendiliğinden de olur...

A+A-

Kıbrıs’ta gündelik gazete yazısı yazmaya heves edişimin sebebi, bizim düşünce dünyamızda kavramların alt üst edilişiydi.

Oysa düşünme, kavramlarla olur… Uğur Mumcu’nun ünlenen söylemi ile “bilgi sahibi olmadan fikir sahibi” olmak, sadece belli bir alanla sınırlı değildir. Özellikle düşünce üretimi boyutunda, şimdiye kadar üretilen düşünceleri bilmeden düşünce serdederseniz, sizin şimdi aklınıza gelenin, üç bin yıl önce bir düşünürün de aklına geldiğini ve üç bin yıldan beri yanlış olduğunu bilmeden tuzağa düşmeniz, mümkündür.

Dün kenarından değindim… Ekonominin siyasetin müdahalesi olmadan, kendi yasaları ile   siyasetten bağımsız olarak yürütülebileceği fikri, liberallere değil, Marx’ı yanlış anlamış eski marxistlere ait bir fikir olup, marxistler arasında bu gruba “Ekonomistler”, düşüncelerine de Ekonomik Determinizm denir! Bu görüşün yanlış olduğunu ilk dile getiren, Marx’ın partneri, F. Engels’tir…

“Materyalist tarih anlayışına göre, tarihte belirleyici etken, son tahlilde, maddi yaşamın üretimi ve yeniden üretimidir. Ne Marx, ne de ben, hiçbir zaman daha fazlasını dile getirmedik. Eğer sonradan, biri çıkıp da, bunun anlamını, ekonomik etken tek belirleyicidir diyecek kadar zorlarsa, bu ifadeyi, boş, soyut ve saçma bir söz haline getirmiş olur." Meraklısı, Türkçe’de Sol Yayınlarından yayınlanan, Seçme Yazışmalar’ın ikinci cildine bakabilir… Zaten bu Ekonomist görüş, 2. Enternasyonal’de mahkûm edildi… Sol bir fikir olarak, kabul edilmiyor… O bakımdan “solcularımız”, “sağ” bir fikir savunduklarını bilsinler bunu söylerken… Tanım bana ait değil…

Sağcılarımıza gelince:

Bu ekonominin yasaları insan iradesinden bağımsızdır ve siyaset ekonominin dışında tutulmalıdır düşüncesi, Liberalizm de değildir be arkadaşlar! Bana göre mi? Hayır…

Buyurun size Keynes:

“Keynes, bir daralma baş gösterdiğinde firma yöneticilerinin kötümserleşip yatırım yapmaktan çekinmeleri hâlinde (19. yüzyıl sonlarında ve 1930lu yıllardaki gibi) ortaya çıkan düşük millî gelir - düşük istihdam dengesinin uzun sürebileceğini belirtmiştir. Keynes'e göre böyle bir durgun ekonomide devlet para arzını artırarak faiz haddini düşürmek suretiyle yatırım harcamalarını teşvik edebilir.

Bu politika yatırımları artırmakta etkili olmazsa, devlet kendi harcamaları ile (cari harcamaları ve yatırım harcamaları ile) millî geliri artırabilir.” Kim artırırmış? Devlet… Siyaset yâni…

Kalın kalın kitap okumanın gereği yok! İnternet çağındayız, Wiki Pedia’ya bakın, yeter…

Ola ki Keynes’i eskimiş bulursunuz. O zaman da çağdaş liberalizm’in babası sayılan, Karl Popper’e bakalım: “ Toplumsal yapı, pek çok sosyal bileşenden oluşur, dolayısıyla bir tek ekonomi unsuruna indirgenemez!” Popper, Marx’ın en büyük “hatası”nın bu olduğunu ileri sürer…

Özetle be arkadaşlar! Bu görüş, sol deseniz, değildir… Liberal deseniz, hiç değildir… Kimin savunduğunu yazacam, çok ayıp kaçacak… Bırakın kalsın…

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.