1. YAZARLAR

  2. Yrd. Doç. Dr. Metin Ersoy

  3. Siyaseti sporun dışında tutabiliriz
Yrd. Doç. Dr. Metin Ersoy

Yrd. Doç. Dr. Metin Ersoy

Havadis Gazetesi-Poli
Yazarın Tüm Yazıları >

Siyaseti sporun dışında tutabiliriz

A+A-

---- AEL Limasol ile Fenerbahçe arasında İstanbul’da oynanacak olan ikinci karşılaşmada, özellikle Türkiye basınının taraftarları kışkırtmaması ve sağduyu çağrısı yapması gerekiyor.
 
Geçtiğimiz haftalarda ada gündemini meşgul eden konuların başında -tabii ki Ulusal Birlik Partisi kurultayından sonra- AEL Limasol ile Fenerbahçe arasındaki futbol karşılaşması oldu. Avrupa Futbol Federasyonları Birliği (UEFA) organizasyonu olan Avrupa Ligi’nin kuraları çekildiği günden beridir, gerek Türkiye gerek ise Kıbrıs basını konuya yoğun bir ilgi gösterdi. Bu öyle bir ilgiydi ki, futbol gibi spor oyunu bir anda siyasi bir boyut kazanabildi. Bunun nedenini de anlaşılabiliyor. Türkiye’nin ülke olarak tanımadığı Kıbrıs Cumhuriyeti’nin bir takımı ile maç yapacak olması beraberinde ciddi tartışmaları da getirdi. Neyse ki konumuz siyaset değil. Bu konuya basın tarafından bakmak ve basının bu süreçte oynadığı role dikkatinizi çekmek arzusundayım.

“Ayşe tatile çıksın”


Süreç başından sonuna iyi idare edildiğini söyleyebiliriz. Özellikle Kıbrıs Türk basını bu süreçte beklenenin aksine kışkırtıcı, militarist ve erkeksi bir dilden kaçındı. Tabii aynı şeyleri Türkiye basını için söylemek pek mümkün görünmüyor. Örneğin; Fotomaç gazetesi maç öncesi ön sayfadan verdiği haberinde: “Ayşe tatile çıksın” ifadesini kullanıyor ve bilmeyenler için de manşetin alt tarafına şu açıklamayı yapıyor: “1974’te Türkiye’nin düzenlediği Kıbrıs Barış Harekâtı’nın parolası (25 Ekim 2012).” Maç öncesi Kıbrıs adasında olumlu hava eserken, Türkiye basının spor müsabakasını politik bir zemine kaydırma çabası düşündürücüdür. Dikkat edilir ise, olaya sadece siyaset karıştırılmıyor, işin içerisine savaş parolaları da konuluyor ki, haber daha ilgi çekici bir hal alsın. Maç öncesi Türkiye Cumhuriyeti bakanlarından yapılan siyasi açıklamaları da düşündüğümüzde, gazetecilerin bundan etkilendiğini görüyoruz. Siyasi açıklamalar konumuzun dışında olduğu için onları değerlendirmiyorum.

Kıbrıs Türk basınını kutlamalıyız


Kıbrıs Türk basını ile konuya devam edecek olursak, maç öncesinde ve sonrasına özellikle yaşanan “bayrak” tartışmalarında önemli bir duruş sergilediklerini söylemeliyiz. Bu konudaki hassasiyetlerinden dolayı Kıbrıs Türk basınını kutlamalıyız. Maç öncesinde Fenerbahçe Spor Kulübü ile Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’ndeki (KKTC) Fenerbahçeliler Derneği ve Kıbrıs Türk Fenerbahçe Taraftar Derneği arasında 13 maddelik bir protokol imzalandı. Söz konusu protokolde dikkat çeken 5. madde oldu. Bu maddeye göre; maça gidecek olan taraftarlardan stada Türk ve KKTC bayrağı götürmemesi, sadece Fenerbahçe bayrağı götürmesi isteniyordu. Bunun da stat içerisinde olası bir taşkınlığı ve istenmeyen olayları önlemek için yapıldığı anlaşılıyor. Mantıklı düşünüldüğünde, binden fazla Kıbrıslı Türk’ün rahat ve huzurlu bir maç izleyebilmesi ve sonrasında da evlerine dönebilmesi için yapılmış bir uygulama gibi duruyor. Ancak Türkiye basınından bazı gazeteler olayı “Türk bayrağı skandalı” şeklinde yorumlayarak haberler yaptılar.

Stada bayrak götürülsün mü?

Maç öncesi ancak bir konu bu kadar güzel gündemde tutulabilirdi ve bu da Türkiye basını tarafından başarıldı. Daha maç oynanmadan “stada bayrak götürülsün mü götürülmesin mi?” tartışması başlatılmış oldu. Oysa konunun muhatapları bayrak konusunda yaptıkları açıklamalarda, UEFA kurallarına göre milli bayrakların stada girişinin sorun olmadığını vurguluyordu. Bu yaşananların üzerinden Türkiye basınında Kıbrıslı Türklere yönelik ciddi genellemeler de yapıldı. Kıbrıslı Türklerin bayrak sevgisinin eksikliğinden tutun da Türkiyeli-Kıbrıslı ayrımına kadar ne ararsanız vardı yorumlarda. Bunları tekrar tartışmaya açma gayesinde değilim. Zira bu tartışmalar bizi bir yere götürmeyecektir.

Egemenlik tartışması

Tabii bayrak tartışmalarının neden bu kadar fazla gündemde tutulduğunu siyasi bir gözlük takmadan anlamak mümkün değil. Siyasi gözlükle bakıldığında; bayrak krizi ile başlayan tartışmalar, günün sonunda egemenlik krizine kadar dönüştürüldü. Bir başka değişle; toprakların hâkimi aranıyordu basın tarafından. Tüm bu yaşananlardan sonra maçın tek golünün Fenerbahçe futbolcusu Egemen Korkmaz tarafından kaydedilmesi ise gazeteler açısından manşete taşıyabilecekleri önemli bir detaydı.  Nitekim birçok gazete 26 Ekim 2012 tarihli manşetini egemenlik üzerinden attı: Haberdar: “Fenerbahçe Limasol’da ‘Egemen’”. Habertürk: “Fener Kıbrıs’ta ‘Egemen’”. Sabah: “Fener Ada’ya Egemen”. Star: “Kıbrıs’ta Egemen’lik Fener’in”. Takvim: “Egemenlik Fener’in”. Türkiye: “EGEMEN’lik Fenerbahçe’nin”. Zaman: “Fenerbahçe Rum Kesimi’nde zirveye Egemen: 1-0”.

Spor barış ve kardeşliktir


Türkiye basını müsabakayı bu açıdan ele aladursun, Kıbrıs Türk basını ise maç sonrasında spor ile siyaseti ayıran yayınlar yapması dikkat çekiciydi. Afrika: “Dostluk maçı gibi”. Havadis: “Spor siyaseti yendi”. Kıbrıs: “İşte yürekli taraftar”. Yenidüzen: “Dostluk kazandı”. Maç ile ilgili ciddi bir olayın yaşanmamış olması basının manşetlerine yansıdığı görülüyor. Buna rağmen Kıbrıs Türk basının Türkiye basını gibi milliyetçi ve hâkimiyetçi bir söylem içerisine girmediği görülüyor. Konuya evrensel ölçütler üzerinden bakarak değerlendiren ve sporun barış ve kardeşlik olduğunu bizlere bir kez daha hatırlatan basın mensuplarını kutlamak istiyorum.

Sağduyu çağrısı yapılmalı

Barış gazeteciliği açısından değerlendirdiğimizde, spor basınında görmeye alıştığımız “bizler-onlar” ikilemi, milliyetçi, militarist bakış açısı ve erkek egemen dil yapısı en azından Kıbrıs Türk basınında pek fazla yoktu. Konunun birinci aşamasının başarıyla tamamlandığını söyleyebiliriz. Temennim İstanbul’da oynanacak olan ikinci karşılaşmada, özellikle Türkiye basınının taraftarları kışkırtmaması ve sağduyu çağrısı yapmasıdır. Böylece siyaseti sporun dışında tutabiliriz ve sporun barış ile kardeşlik olduğunu pratikte hatırlayabiliriz.

fotomac-kupur.jpg
Fotomaç gazetesi AEL Limasol ile Fenerbahçe arasındaki futbol müsabakasını politik bir zemine kaydırma çabası düşündürücüdür.

ael---fb-kupur-kktc1.jpg

Yrd. Doç. Dr. Metin Ersoy’un yazısı, 04.11.2012 tarihinde Havadis Gazetesi’nin haftalık haber ve magazin dergisi olan “Poli”de yayınlanmıştır.

 
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.