1. YAZARLAR

  2. Serhat İncirli

  3. Siyasi marazlarımız!
Serhat İncirli

Serhat İncirli

Kıbrıs Gazetesi
Yazarın Tüm Yazıları >

Siyasi marazlarımız!

A+A-

Maraz No 1:
   CTP’de Girne ve Mağusa kaynıyor… Mağusa’da kaynama daha şiddetli hissediliyor. Buhar duvarlardaki boyayı kabartacak güçte… Girne daha “durguni makamı”nda! 
   Bu kaynamanın tek sebebi, kaybeden ya da kazanma sıralamasında gerilere düşen “tegavudi makamı” çalgıcıları… 
   Kaybedenler ya da düşük oy alarak kazananlar, iki kentteki belediye başkanlarını suçluyor… Durduk oturduk yerde, kişisel hırsları nedeniyle, Oktay Kayalp’a da, Sümer Aygın’a da seçim kaybettirecekler… CTP’li ruh!!!
   Bu ne hırstır ya Rabbim!
   Bu ne bitmek bilmez bir koltuk aşkıdır!
   Tekaüt da olun yahu!
   Partinizi çok sevdiğinizden (koltuktan sonra) eminiz; biraz da dışarıdan katkı koyun!

Maraz No 2:
   Serhat İncirli, Mağusa’da seçimi kaybeden “tegavudi” bir siyasetçi için yapıldığı öne sürülen helvayı televizyon programında söylemiş… Bakın sevgili yoldaşlarım ve değerli siyaset mesleğinin koltuk kaybedince kızgınlaşan fertleri… Söylemedim… Amma velakin; bir: Kaybettiğinize sevindim… Çünkü artık gitme vaktiniz gelmişti…
   İki: Partiye zarar verdiğiniz düşüncesindeyim (Şahsi değerlendirmemdir be yahu, ne kızıyorsunuz–aksi durumda zaten şampiyon olurdunuz)… 
   Üç: Özker hocaya yaptıklarınızı affetmemi beklemeyeceksiniz… 
   Dört: Kıbrıs sorununun çözüm çabalarına ihanetinizi de affetmemi beklemeyeceksiniz… 
   Beş: Kıbrıs Türk toplumunun sokağa taşan iradesini evlere kapatıp, önce kendi içimizi düzeltelim diyerekten, yüzde 45’lerdeki oyu, yüzde 20’lere çektiğinizi de unutmayacaksınız… 
   Altı: Önceki iktidarınız döneminde sizin göreve getirdiklerinizin adına kayıtlı duran kişisel hesap işlerinin hesabını hiç vermediniz… 
   Yedi: Sağlığınız da iyi değil… İskele’de Ali Rıza Usluer’e yapıldığı iddia edilen ölecek oy vermeyin” kadar değil elbette ama yarım okka hapla, kalp ve baş ağrıları ile olmaz bu iş… 
   Sekiz: ÖRP kabahatinizin hesabı da verilmedi… 
   Dokuz: Bu kadar sene yeter be annem… 
   Ve 10: Kaybettiniz diye helva yapılması ya da aşağılanmanız gibi bir tavrı ne onaylarım; ne de alkışlarım… Hatta lanetlerim… O helva işini sordum, soruşturdum… Kadının biri, UBP için yapmış; tegavudi CTP’li asabi abilerden biri, “vay bana yaptılar” diye kızmış… Bu da ayrı bir konu; belirtmekte fayda gördüm… Kısacası, size sevebilirim ama seçilmenizi istemedim… Ve sorry diyerekten 11: Seçmen size kırmızı kart gösterdi; bakanlık ya da ilçe başkanlığı taleplerinizin olması halinde; hiç çekinmeden “bu da doğru değil – sakın ha” diye yorumlarım…

Maraz No 3:
   DP – UG ve özellikle Genel Başkanı Serdar Denktaş, şahsının ya da partisindeki diğer arkadaşlar arasında bazı kişilerin adının geçmişinin pırıl pırıl tertemiz olduğu iddiasına sakın asılmasın… Bir kere, seçimden bu parti ciddi başarı ile çıkmıştır… Ama, Serdar Denktaş’a; “Efendim, bu açıklamanız çok iddialı, sonra tükürdüğünüzü yalamayasınız; birinci parti çıkmazsak istifa ederim diyorsunuz; demeyin” diyenlerden biriyim. Canlı yayında üstelik… “Hayır! Birinci parti olmazsak başkanlıktan ayrılırım” dedi… Israr etti. Üsteledik, üsteledik, üsteledik. “Ederim, kararlıyım” dedi… Etmedi…
   Şimdi, “koalisyon hükümetinde olursak, Ercan Havaalanı İhalesi’ni uzlaşarak ya da mahkeme yoluyla iptal edeceğiz. Şartımızdır, tavrımız nettir” diyor… 
   İnanmıyorum söylediğinize Sayın Denktaş… Sabıkalısınız… Sözünüzü tutmadınız… 
   Kaldı ki, o bahsettiğiniz ihale Türkiye ile alakalıdır ve iptaliniz, gücünüz üzerindedir… Ayrıca, “uzlaşarak ihale iptali” şansını da merak ettim doğrusu… Adamlar bu kadar para verdiler; “buyurun Serdar bey, size mi kıracağız, hade bye bye” mı diyecekler?

Maraz No 4:
   İrsen Küçük ve Mehmet Çakıcı bana göre seçim mağlubudur… Hade Çakıcı’yı anlarım, “oylarımı artırdım” deyip, yeniden başkan adayı olmak isteyebilir ve delegesinin, üyesinin karşısına çıkar… Ama, “bizde kişisel hırs yoktur, hedefe ulaşamadık, sosyal demokrat anlayışın gereği, sorumluluk bana aittir, parti başkanlığından ayrılıyorum, bir nefer ve milletvekili olarak yanınızdayım” derse, yüreklerin de sevgilisi olur. İsmi geçen eski isimler de lütfen heveslenmesin… Gençler de toparlanacaksa, Mehmet Harmancı başkanlığında; Özmen Birinci, Deniz Birinci, Asım İdris gibi “kalite ve gençlik değerleri yüksek” bir yönetim örgütlenmelidir… “Benim olsun da küçücük olsun” diyorsanız; bir diyeceğim de yok… Buyurun… Harcayın ve harcanın… 
   İrsen Küçük’e gelince… Geçenlerde bir UBP’li ağır abi; “Bravo başkana, partiyi bırakıp gitseydi, hepsi başkan adayı olmak isteyecekti; şimdi bir isim belirleyip, tek adayla kurultaya partiyi taşımak için çaba harcıyor; helal olsun” gibilerinden bir laf etti… “Abi, ne aldın sen? Bana da ver o ilaçtan” dedim… Kızdı… İrsen Küçük, seçim sonucunu öğrendiği anda, “Oy veren vermeyen herkese teşekkür ederim; bu yenilginin sorumluluğu parti genel başkanı olarak bana aittir; UBP’lilerden özür dilerim, bir nefer olarak yanınızdayım, Allahaısmarladık” deyip gitmeliydi…

Maraz No 5:
   Gelelim koalisyon önerisine… UBP’de genel başkan yok. Daha uzun bir süre de olmayacak… Dolayısıyla, olası bir DP – UG / UBP koalisyonunda “başbakan” sıkıntısı yaşanabilir… 
   İki parti birleşsin… Mümkün değil… Kan uyuşmazlığı açık… Birleşseler bile canlı kalabilmek için ciddi tıbbi katkı gerekir. A grubu kan ile B grubu kan birlikte vücutta olur mu? Hah; şimdi girdik tıp ilmine de… “Gazeteci” sıfatını kullanan doktorların inadına; “evet, bazı müdahalelerle A ve B grubu hatta tüm kan grupları; C ve K dahil (he he he)” aynı vücutta olabilir… Şey demek istiyorum; Anavatan emrederse, alfabenin 29 harfinden oluşan tüm kan grupları kabineye sokulabiliri anlatmaktır maksadım… Yoksa, kan gruplarının A, B, AB ve 0 olduğunu elbette biliyoruz… A rh + de benim kan… İhtiyacı olan, arada bildirsin; veririz… 
   Konuya gelelim… Bence, UBP ile DP–UG; yanlarına TDP’yi de alıp koalisyon kurmalı… Başbakan da UG’cilerden biri olmalı… Ahmet Kaşif şu anda olmaz… Daha az da olsa kan davalısı var UBP’de… Ama, UBP’lilerin Lefkoşa’daki önemli eski sevgililerinden (sevilen kişi anlamında yazdım) Hasan Taçoy olur… Geçici… Bir sene diyor Serdar Denktaş… CTP de bu bir senede sokakta Kıbrıs sorununa çözüm maksatlı olası mitinglere abilik yapar… 

Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.