1. YAZARLAR

  2. Ali Kişmir

  3. Siyasi rüşvet
Ali Kişmir

Ali Kişmir

Afrika Gazetesi
Yazarın Tüm Yazıları >

Siyasi rüşvet

A+A-

Haftalardır sayısını dahi tam olarak bilmediğimiz “kurultay istihdamlarını” tartışıyoruz...

Genel olarak dillendirilen rakam 366 kişi...

Geçici statüsünde kamuya alınan bu kişilerden bazıları bana tepki gösterdiler...

“Neden bizim ekmeğimiz ile oynuyorsun” diye...

Arkadaşım, size ekmek veren de, ekmeğinizi geri almaya kalkan da ben değilim...

Ha, “neden bizi desteklemiyorsun” demek istiyorsanız, o başka...

Sizleri neden mi desteklemiyorum?

Çünkü ben “rüşvet” alanları desteklemem de ondan...

Bazı arkadaşlarımız, “işe alınların suçu yok” diyor...

Ve “onları işe alanları cezalandıralım” diye ekliyor...

Ben sizlere soruyorum, rüşvet alan ile rüşvet veren arasında bir fark var mıdır?

Bana göre yoktur çünkü her iki davranışta ahlaki değildir...

Rüşvet veren kişi ve/veya kişiler kendine çıkar sağlamak için iradesini satacak insanlara başvururlar...

Ve bu insanlardan yararlanıp hedeflerine ulaşırlar...

Yani UBP kurultayı döneminde 366 kişiye “siyasi rüşvet” verilmiştir...

Sonucunda da bir seçim kazanılmıştır...

Peki, neden bu 366 kişi?

Çünkü ya delege ya da delege yakını oldukları için tercih edilmişlerdir...

Bu kişilerde bulundukları konumu kullanarak kendilerine menfaat sağlamışlardır…

Olay bu kadar basit...

Öyle duygusala bağlayıp, mağdur edebiyatı yapmaya hiç gerek yok...

2004 yılından beridir bu şekilde, yani partizanca işe alımlar devam ediyor...

Ve bunun adına da “geçici” ismi veriliyor...

Bizim kırk yıllık “siyasi rüşvet” birden oluverdi “geçici istihdam”…

Al sana partizanlığa son model bir kılıf daha...

Bakınız sevgili arkadaşlar, bu kişilerin arasında benim çok iyi ve yakından tanıdığım arkadaşlarım var...

Ve inanınız gerçekten bu işe çok ihtiyaçları var...

Ama tüm bunların yanında bir de toplum ahlakı var...

Şimdi ben tanıdıklarım uğruna bu olaya ses çıkartmazsam, diğerlerinden ne farkım kalır?

İşte bizleri diğerlerinden ayıran özellik budur!..

İnanınız babam ve/veya kardeşim bu durumda olsa hiç acımam ve gözünün yaşına bakmadan ayni şeyleri yazardım...

Çünkü toplum ahlakı, kişisel çıkarların önünde yer almalıdır...

Her konuda olduğu gibi bu konuda da adalet sağlanmalıdır...

Aksi takdirde “kaypak” bir düzende hepimiz yok oluşa doğru sürükleniriz...

Ki şu anda son sürat sürüklenmekteyiz…

***

“Bu partizanlığın bedelini sadece bu 366 kişi ödemesin” diyenler ile hem fikirim...

Çünkü “siyasi rüşvet” alanların sayısı 366 değil, binlerce kişidir...

Ve hepsi de bu bedeli ödemelidir...

Bitti mi?

Hayır, çünkü asıl bedel ödemesi gerekenler var daha...

UBP kurultayı döneminde 366 kişiye “siyasi rüşvet” veren İrsen Küçük toplum tarafından sandıkta bırakıldı...

Ancak bu rüşvete şahit olan ve yardaklık edenlerin bazıları hala daha parti yönetiminde ve meclis içinde yer almaktadır...

Tıpkı bu “geçici” belası başımıza saran başka partili şahıslar gibi...

Onlar birbirlerinden hesap soramazlar çünkü aynı pisliğe bulaştılar...

Yıllarca seçim dönemlerinde verilen “siyasi rüşvetler” artık günlük hayatın bir parçası oldu...

Ve bazı kesimler tarafından kanıksandı...

Burada adil olan tek şey adaleti sağlayıp herkese eşit bir hak sağlamaktır...

Bunun başka bir yolu yoktur...

“Rüşvet” veren kadar “rüşvet” alan kişide suçludur...

İradenize sahip çıkınız ve siyasi rüşvetçilerin suçlarına ortak olmayınız...

Unutmayınız, bir kişinin hakkı başka bir kişinin hakkının bittiği yerde başlar...

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.