1. YAZARLAR

  2. Dr. Dolgun Dalgıçoğlu

  3. Sömürgeciyi tanımak…
Dr. Dolgun Dalgıçoğlu

Dr. Dolgun Dalgıçoğlu

Afrika Gazetesi
Yazarın Tüm Yazıları >

Sömürgeciyi tanımak…

A+A-

İzmir’e ilk yolculuğum 1976’da idi.

Mevsimlerden kış, aylardan şubattı.

Soğuk olduğu için çok iyi hatırlıyorum o günü…

Yanımda Tomson vardı.

Bu Tomson İngiliz değildi…

Silah da değildi…

Tomson bizim Tomson’du.

Babası o dönem gönderilmiş Tomson silahlarının mermileri gibi biraz dolucaydı…

Herkesin bir lakabı olmalıydı.

Tomson’un lakabı artık Tomson’du.

Haliyle oğlu da Tomson.

Şimdiki soyadları, soyadı maskaralığından sonra Tomson değil, Tamson…

Her neyse.

Yanımda Metin Tomson vardı.

Gece yolculuğu yapıyorduk.

Otobüsün kaloriferi bozuktu.

Donmuştuk.

Ta ki Manisa’ya kadar…

İstanbul’un kirli, dumanlı gri ve soğuk havasından temiz İzmir’e varmıştık.

Şaşırmıştık…

“Bu da mı Türkiye,” demiştik.

O güne kadar Türkiye’nin her yerini İstanbul gibi kirli sanıyordum…

Meğer Türkiye’de ne güzel yerler varmış…

Sonradan o yolları çok gittim.

Her gidişimde yeni yerler, yeni güzellikler keşfettim.

Bunlardan biri de Kaz yani eski adıyla İda Dağı’ydı…

Dünyanın en yüksek oksijenine sahip yermiş orası.

Arkadaşlar ava gidiyorlardı.

Dereleri pırıl pırıldı.

Ormanları, meyveleri, yemişleri bulunmazdı…

Akciğer hastaları için hastane bile yaptılar oraya…

Ki zihniyet değişti.

AKP geldi…

Orası özel şirketlere altın çıkartılacak diye maden arama izniyle verildi…

Dönemin bakanı, “Bir kahve fincanı kadar delikten araştırılacak, çevreye zararı olmayacak” demişti…

Bugün bölgedeki zeytin ağaçları bitmiş gibi…

Derelerinden zehir akıyor…

Ve İda Dağları her gün can çekişerek ölüyor…

Lefke…

İlk gidişim atletizm yarışmaları içindi.

Sanırım 1972 yılıydı…

Garadağ dedikleri yeri vardı.

Lefke güzel görünüyordu.

Temizdi…

Meyve bahçeleri ve dış görünüşüyle çekiciydi…

Fakat yanı başındaki Ksero denizi pas rengindeydi…

Neden böyleydi önceleri bilememiştim…

Yıllarca merak da etmemiştim…

Sonradan öğrendim ki CMC denilen maden şirketi, oradan bakır çıkartmak için yıllarca bölgeyi zehirlemiş…

50 yıldır terk ettiği halde de bölge hala temiz değil…

Kanser tehlikesi orada…

Ders çıkartılmalıydı.

Ki 50 yıldır temizlenemeyen pislik bir daha etkin hale gelemesin…

Ama gördük ki aynı kötü zihniyet, bakır var diyerek, altın olduğunu düşündüğü Lefke’ye pençe attı…

Sömürgeci sömürdüğü yeri ihya etmeye gitmez…

Adı üzerinde, ülkeyi batırmak, insanları ortadan kaldırmak pahasına sömürüsüne devam eder…

Bizim yapmamız gereken…

Sadece sömürüldüğümüzü görmek, bilmek…

Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.