1. YAZARLAR

  2. Çiğdem Dürüst

  3. Son 51 güne ithafen
Çiğdem Dürüst

Çiğdem Dürüst

Star Gazetesi
Yazarın Tüm Yazıları >

Son 51 güne ithafen

A+A-

Politik istikrarsızlıklar ülkede kaosun habercisi ve temel sebebidir.

Bakmayın Maliye Bakanlığı’nın sürekli ekonomideki iyileşmeden bahsettiğine.

Bakmayın istikrar çığırtkanlığı yapılmasına.

Bakmayın memlekette her şeyin yolunda gittiğinin ve küçük işletmelerden büyüklerine kadar devlet bütçesinin de düzelme eğilimi içinde olduğunun söylenmesine.

Bu türden açıklamaların temelde 2 sebebi olur: Birincisi ülkedeki nabzı düşürüp bir kaosun oluşmayacağı hissini yaratmaktır. Diğeri ise iktidarın çalışmalarının faydalı olduğu ve halk için iyi işlerin yürütülmekte olduğu izleniminin yaratılması… Gerçi son dönemde yapılan açıklamalara da pek kulak asıldığını söyleyemeyiz. Çünkü herkes evinin mutfağından tutunuz, sosyal yaşamına kadar ve diğer daha birçok önemli ihtiyaçlarına kadar aile bütçelerinden ayrılamayan miktarların farkında!

***

İçinde bulunduğumuz ekonomik ve politik sorunlar dikkate alınacak olursa, birkaç gün önce düşürülen hükümetin bu konudaki önemli tesirlerini, iktidardaki siyasal partinin ülke yönetiminde önemli olan yürütme ve yasama anlayışlarını es geçmek olmaz.

Öyle görünüyor ki, ekonomik ve politik alanda yapısal değişiklikler artık kaçınılmazdır. Bu değişiklikler yapılırken siyasal partilerin politik istikrarla büyüme yönündeki ifadeleri ve programlarını iyice tanımlamaları ile bunu halk ile paylaşmaları kaçınılmazlaşmıştır. Ayrıca politik istikrar ile büyümenin toplumsal refahtaki etkisini de aynı bilinç ve prensip ile teslim etmesi elzemdir.

Politik çevrelerdeki anlayışın, Kıbrıs’ın kuzeyindeki politik alanın iç yapısından kaynaklanan istikrarsızlıkların yasal düzenlemeler ile önlenmeye muhtaç olduğu açıktır. Önümüzdeki dönemde gerçekleştirilecek yasal düzenlemelerin de bu doğrultuda olması gerekmektedir. Bu durumda, ister tek bölgelilik, ister anayasal düzenleme, isterse de yasalarımızda gerekli olduğu fikrinde pek çoğumuzun birleştiği düzenlemeler için kolları sıvayarak bu seçime girilmesi gerektiğini söylemek hatalı olmaz.

Bir türlü yerleşemeyen toplumsal uzlaşım kültürünün de içselleştirilmesi için önümüzdeki dönemin iktidarına önemli görevler düşecektir. Uzlaşma kültürü konusunda siyasal parti içindeki demokrasi anlayışından tutunuz meclise, devlet yönetimi ve işleyişine kadar önemli düzenlemelere ihtiyaç vardır. Aynı algının sağlık, güvenlik, eğitim gibi toplumun geniş kesimlerini etkileyen kurumlardaki çalışmalar ve müdahaleler ile düzenlemesi kaçınılmazdır.

Hem devlette, hem devletin tüm kurumlarında, hem devlet yönetimine talip olan siyasal partilerin demokrasiye işlerlik kazandırmak amacıyla kendilerini yeniden yapılandırmaları gereklidir.

Kıbrıs’ın kuzeyi neredeyse hiç bir zaman köklü değişiklikleri yaşama geçirememiştir. Halkın devlete ve siyaset kurumuna olan güvensizliğinin temel sebebi de bu değil midir? Böyle gelmiş böyle gider anlayışı ile aynı sistemin işletmecisi olanların mevcut düzenden memnun oldukları izlenimi mevcuttur.

Bazı alanlarda, çok ihtiyaç olması, belli dönemlerde kısmi iyileşmelerin sağlanması için çalışmalar yapıldığını elbette inkâr etmiyoruz. Elbette gerek yasal, gerekse de uygulamada gerçekleştirilen değişiklikler, ne kamuoyundaki huzursuzluğu ortadan kaldırmaya yetişmiş ne de devlet işleyişinde kamuoyu tarafından tepki toplamakta olan uygulamaların köklü bir biçimde ortadan kaldırılmasına katkı koymuştur. Dolayısı ile de yapılan iyileştirmeler zaman içinde eski düzenlemeler tarafından yutulmuş, kalıcı olamamış; hatta iyileşmenin gerçekleşmesi için uygulanan politikalar, yeni sorunlar doğurmuştur.

***

Sonuç yerine:

Politik istikrar da, ekonomik istikrar da, halkın huzuru da işleyen bir demokrasi kültürüne bağlıdır. İşleyen demokrasi ise resmi ve sivil otoriteler arasındaki uyumun sağlanması ile doğrudan ilişkilidir.

KKTC’nin veya Kıbrıslı Türklerin mevcut demokrasi deneyimleri tek başına her şeyi çözmek için yeterli olmayabilir. Ancak Kıbrıslı kültürümüz, sağduyumuz, yurt sevgimiz ve ilerleyen dönemlerde de varlığımız sürdürebilmemiz için gerekli olan sabrımız, demokrasi algımızın ve tecrübemizin gelişimi için önemlidir.

Bu da önümüzdeki seçim süreci ve sonrasında kulaklara küpe olmalıdır.

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.