1. YAZARLAR

  2. Yrd. Doç. Dr. Metin Ersoy

  3. “Son dakika” haberlerine dikkat ediniz!
Yrd. Doç. Dr. Metin Ersoy

Yrd. Doç. Dr. Metin Ersoy

Havadis Gazetesi-Poli
Yazarın Tüm Yazıları >

“Son dakika” haberlerine dikkat ediniz!

A+A-

 

Gazimağusa’dan Lefkoşa’ya dönüş için otobüs durağında bekliyoruz. Günün yorgunluğu bir yana sıcak hava da kendini iyice hissettiriyor. İş arkadaşlarımızla yolculuk öncesi konuşuyoruz. Aramızdan biri (geçtiğimiz Cumartesi gününü kastederek) Kıbrıs Türk Elektrik Kurumu Çalışanları Sendikası’nın (EL-SEN) süresiz greve gideceğini dile getirdi. Diğer arkadaşlarımız da bu haber karşısında tepkilerini ortaya koyarak sohbete derinlik kazandırdı. Söz konusu bilgiye verilen tepkileri şöyle özetleyebiliriz: “Bu sıcaklarda ne yapacağız?”, “sinekler büyük dert, bir de elektrik olmazsa ne olacak?”, “uyuyamayacağız”. Söz konusu haberi ben de duyduğum ve okuduğum için süresiz grev ve elektrik kesintisini sohbetimize dâhil eden arkadaşımıza birkaç soru sordum. İlk sorduğum soru: “Bu haberi nereden duydun/okudun (gazete, televizyon, radyo, İnternet, vb.)?” Daha sonra diğer sorularıma yanıt vermesini istedim: Haberin kaynağı kim? Haberde kim açıklama yapıyor? Haberde EL-SEN veya hükümet yetkililerinden herhangi birinin görüşü var mı? Haberi yazan muhabirin ismi haberde belirtildi mi? Yapılan açıklama resmi mi?

kalyoncu.jpg

 

“KIB-TEK süresiz greve gidiyor”

Sohbetimizin gidişatı benim sorduğum birkaç basit soru ile birden değişiverdi. İlk sorduğum “Bu haberi nereden duydun/okudun (gazete, televizyon, radyo, İnternet, vb.)?” sorusuna arkadaşımızın yanıtı “sosyal paylaşım” sitesi oldu. Facebook isimli sosyal paylaşım sitesinde bu haberi okuduğunu dile getiren arkadaşımız, sorduğum diğer sorulara ne yazık ki yanıt veremedi. Bu noktada arkadaşımı eleştirmek amacını gütmüyorum. Amacım; önümüze her çıkan “haberleri” ve/veya “bilgileri” daha dikkatli okumamız ve anlamamızdır. Arkadaşıma sorduğum soruları söz konusu “mesaj” sosyal paylaşım sitesine düşer düşmez düşünmeye başladım. Çünkü mesajda dikkat çeken ve eksik bırakılan birçok nokta bulunuyordu. Özellikle “mesaj” kelimesini kullanıyorum, çünkü paylaşılan sadece mesajdan ibaretti, haber ile uzaktan yakından ilgisi yoktu. Sadece haber süsü verebilmek adına dikkat çeken renkte ve puntoda bir “son dakika” grafiği ile paylaşıldı. Bu da insanları görsel anlamda ikna etmeye yetti. Dilerseniz önce bilginin ne olduğuna bir bakalım: “7 Temmuz Cumartesi gününden itibaren, KIB-TEK süresiz greve gidiyor ve Cumartesi akşamından itibaren KKTC’de genel olarak elektrik kesintileri yaşanmaya başlayacak! Herkes mumunu ayarlasın… Elektrik kesintilerinden sonra, bakalım sırada bizleri neler bekliyor?”

 

Haberin kaynağı kim?

Haberleri okumak ve okuduğunu doğru bir biçimde anlamak önemlidir. Bahsettiğim konuyla ilgili arkadaşımız sitede paylaşılan mesajı “haber” olarak algılıyor. Bir mesajın haber olabilmesi için haber diliyle ve stiliyle yazılmış olması gerekiyor. Mesajın girişi ne kadar da haber gibi olsa da sonunda sorulan soru, sizlere ipucu verebilir. Bizlerle paylaşılan bu tür haberlerde ve mesajlarda şu soruyu sormalıyız: Haberin kaynağı kim? Biliyoruz ki gazeteci haber toplarken, bir takım kaynaklara ihtiyaç duyar. Bu kaynaklar yazılı, sözlü, olaylar ve gazetecinin kendi irtibatları olabilir. Listemizi uzatmak mümkün görünüyor. Haberi bulduğumuz kaynak, haberin güvenirliği ve doğruluğu hakkında önemli sayılır. Söz konusu mesajda en önemli bilgi olan haber kaynağı belirtilmiyor. Bir başka değişle, mesajda kim tarafından açıklama yapıldığı bizlerle paylaşılmıyor. Haberin güvenilir ve doğru olabilmesi adına EL-SEN veya hükümet yetkililerinden en az bir kaynağın görüşü bulunması gerekiyor. Yıllardır Kıbrıs Türk basınında “güvenilir kaynak” adı altında duyumlardan haber yapıldığına şahit oluyoruz. İlla ki “resmi kaynak” kullanalım demiyorum. Aksine haberde herkese ve her kesime söz verilmesi gerektiğini savunanlardanım. Ancak bu tür ciddi iddiaların olduğu ve halkı paniğe sürükleyebilecek hassas konularda resmi açıklamaların yapılması önem kazanıyor.

sondakika.jpg

“Son dakika” haberi şeklinde İnternet’te bizlere sunulan bilgiler, halkı paniğe ve yanlış anlamalara sürükleyebileceğini unutmadan, daha dikkatli olunması gerekiyor.

 

Sosyal medyada bilgi kirliği

Haberleri okurken, izlerken veya dinlerken dikkat edilmesi ve sorgulanması gereken diğer bir nokta ise haberi yazan kişinin ismi olmalıdır. Muhabir isimleri belirtilmeyen haberler de çoğu zaman eksik ve güvenilirliği sorgulanan haberler olarak karşımıza çıkıyor. KKTC basınını düşünürsek, genelde isimsiz haberler ya Türk Ajansı Kıbrıs’tan alınmıştır, ya da bilgi gazetenin “güvenilir kaynakları” tarafından verildiği için muhabir kendi ismini yayınlamak istemez. “Güvenilir kaynaklar” şeklinde verilen haberlere şüpheyle yaklaşılmalı ve haberin doğruluğu sorgulanmalıdır. Kaynağını açıklamayan haberlerde, gazetecinin verdiği bilgiler zaman zaman manipülasyon niteliği taşıyabiliyor. Böylece, size dilediği görüşü hiçbir kaynağa ve belgeye dayandırmadan, sadece “güvenilir kaynak” ifadesi kullanarak verebiliyor.

Konuya geri dönecek olursak, sosyal medya takipçilerini EL-SEN’in greve hakkında yanıltan yanlış bilginin gerçek ve doğru olmadığı yapılan açıklamayla anlaşıldı.  EL-SEN’in eski başkanı Tuluy Kalyoncu kendi Facebook hesabından yaptığı bir duyuruyla; “sendikanın böyle bir kararı olmadığını” ifade etti. Ancak ne yazık ki sosyal medyada başlayan bu bilgi kirliğine vatandaşlar gibi bazı haber siteleri de alet oldu. Vatandaşların bazı bilgileri haber zannederek inanmasına şaşmamalı, ancak habercilerin bu tür bilgileri araştırmadan ve kaynağına doğrulatmadan kullanmasına ne demeli?

 

Ufak bir soru işaretiyle konu değişebiliyor

Habercilik zor ve meşakkatli olmanın yanı sıra pahalı da bir iştir. Sosyal paylaşım ve haber siteleri sayesinde bilgiye hızlı ulaşabiliriz. Hızlı ulaşılan bilgi de gazeteciler için değerlidir, çünkü hızlı servis edilir. Ancak bazı İnternet sitelerinin söz konusu örnekte olduğu gibi masa başında haber yaptığını ve konuları araştırmadığı görülüyor. Vatandaşlara tavsiyem; İnternet’te okudukları ve duydukları bilgileri olduğu gibi kabul etmemeleri ve sorgulamalarıdır. Ufak bir soru işaretiyle bazı konuların doğru ve gerçek olmadığı ortaya çıkabilir. “Son dakika” haberi şeklinde İnternet’te bizlere sunulan bilgiler, halkı paniğe ve yanlış anlamalara sürükleyebileceğini unutmadan, daha dikkatli olunması gerekiyor. Birileri ortaya maksatlı olarak yalan ve yanlış bir bilgi atıyor, sonra bilgi dönüp dolaşıp kendine geldiğinde kendileri de inanıyor. 

sosyal-medya.jpg

Yrd. Doç. Dr. Metin Ersoy’un yazısı, 15 Temmuz 2012 tarihinde Havadis Gazetesi’nin haftalık haber ve magazin dergisi olan “Poli”de yayınlanmıştır.

 

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.