Dr. Dolgun Dalgıçoğlu

Dr. Dolgun Dalgıçoğlu

Afrika Gazetesi
Yazarın Tüm Yazıları >

Son gelişimde...

A+A-

Zorla da olsa uygun uçak bileti bulabildim

Ne olduğunu anlamadım.

Bir ara, yani KTHY batırılmadan önce, iyiydik.

İstediğimiz zaman, bildiğimiz, beklediğimiz fiyata bilet alır, memlekete gelirdik.

Canımız ne zaman isterse o zaman yolculuk yapardık.

KTHY’nı batırdılar.

Zaten ondan önce yandaşlara, mandaşlara en uygun saatlerde sefer hakkı verdiler.

KTHY’nı batsın diye ne gerekirse yaptılar.

Battıktan sonra da, “sizi en çok biz severiz” diyerek bizlere sevgilerini gösterdiler.

Ucuz bilet politikası uydurdular.

Uyguladılar.

Ucuza uçacağımızı sandık.

Sevindik.

Daha çok gideceğiz, dedik herkese müjdeleri verdik.

Oysa kuyuymuş kazdıkları.

Bizleri yarış atına döndürdüler.

Koşacaksın.

Erken davranacaksın.

Sanki geziye, ziyarete değil, olimpiyatlara hazırlanıyoruz.

İlk biletleri turlara, ondan sonrakileri bizlere sattılar.

Gerçi birkaç yıl, erken kalkan ucuz bilet alabildi.

Ucuza uçtular.

Keyiflendiler.

Hatta Londra’lara bile.

Sonra?

Sonrasını görüyüruz.

Cuma akşamı önceden bilet almamış olsaydım, acil diye gelmek istediğim ülkeme İstanbul’dan 600 TL ödeyerek gelmek zorunda kalacaktım.

Yetkili mi var, ilgili mi var, her ne varsa ve “insan için iş yapıyorum” diyorlarsa el atsınlar.

Bu böyle olmayacak.

Ne bizler kazız, ne de onların diledikleri gibi kazık atma hakları vardır.

Onlar çok kazanmak istiyorlarsa bizler de kıt kanaat bütçemizle ayakta kalmak istiyoruz.

Eğer, “gitmeyin, gelmeyin” e getirmek istiyorlarsa, bizim de söyleyecek başka sözümüz ille ki vardır.

Neyse ki önceden uygun uçak bileti almıştım...

Ve geldim.

Birkaç günlük işim vardı.

Gelmişken Pazar’a denk getiirdim.

Pazar günü kafamdaki, daha önce gezmediğim memleketimin yerlerine gitmek.

Ve nitekim kafamdaki daha önce gitmediğim birkaç yere gittim.

Ali Osman Tabak’ın köyü Elye ve Ambeligu köyü...

İlk defa gittiğim yerlerde dikatimi çeken iki ayrıntıdan bahsedeceğim.

Daha sonraki yazımda da detaylara gireceğim.

Topraktan fışkıran renk cümbüşü bitkiler arasından geçerek gittiğim Elye’de bildiğim kadarıyla karpuz ve fasulya meşhurdur.

Gördüğüm kadarıyla toprakları bereketlidir.

Fakat tam girişine denk getirdiler.

Ve otoyol genişliğinde bir yol inşaatı başlattılar.

Tarlaların  yarısı gitti.

Orada şunu bir daha gördüm...

Kıbrıslıyı, Kıbrslıya ait her şeyi ve Kıbrıslının tutunacağı her türlü üretim alanlarını bitirmek üzereler.

Devam edeceğim.

Not: Elye Köyü artık köy değil...

Omorfo’dan daha şehir.

Ali Osman’a duyurulur.

Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.