1. YAZARLAR

  2. Dr. Dolgun Dalgıçoğlu

  3. Son haberleri aldığınızda
Dr. Dolgun Dalgıçoğlu

Dr. Dolgun Dalgıçoğlu

Afrika Gazetesi
Yazarın Tüm Yazıları >

Son haberleri aldığınızda

A+A-

“Yolda yürürken başına cam düştü, öldü…”

“Araba ile tatile giderken önüne çıkan kamyonla çarpıştı, “ana” demedi…”

“Hastanede yatıyordu, kanserdi ama daha dün onunla konuşmuştuk, ne kadar da iyiydi, pat diye gitti adam.”

Ölümler hep böyledir.

Pat diye giderler…

Bilinse de ölüm nedense hep, “Yazık daha yaşamalıydı” denir.

Geçen yıl…

Seferihisar’da…

Komşulardan bir arkadaş profesyonelce velesbit kullanıcısıymış…

Bir sabah seslendi , “Sen de gel”.

Nereye böyle? Diye sorduğumda da, “Biz her sabah eşim, Vahit abi Sığacık’a kadar bahçeler arasından gider, döneriz. Bazen incir koparır, bazen üzüm keser, bazen de Sığacık’ta simit çay yeriz”.

Hoşuma gitti…

Ve o gün katıldım aralarına.

Meğer ne kadar da keyifliymiş o bahçe turları.

Toprak yollardan geçerken ayaklarına sıçrayan suların çamurları…

Ne kadar da doğalmış.

Bunlar, unutmaya yüz tutmuş olması gerekenler…

Zaman geçince insan geçmişte yaşadıklarının değerini daha iyi anlarmış.

Fotoğraf grubu ile buluştuğumuz bir günde…

Yemek için Samatya’da bir lokantaya gitmiştik…

Amaç yorgun bir haftayı neşeyle bitirmekti.

Hoca, “Ne iyi yaptık da buluştuk “ dediğinde oradakilere, “Arkadaşlar bugün, bu an, gelecekte her hangi bir anda söyleyeceğimiz, ‘ne günlerdi be o günler’ sözünde geçecek ‘o günler’ olacaktır, iyi değerlendirin” demiştim…

Velesbit grubumuzla o yıl, yani bir sene önce iki veya üç değişik zamanda buluşarak günlerce o güzergâhı ve zevki tatmıştık.

Yaz sonu yazlık evlerimizi kapatıp vedalaştığımız gün, “Seneye mutlaka yine bu dörtlü bir araya gelsin” diye dilekte bulunarak ayrılmıştık…

Dün o grubun başı yani profesyonelce velesbit kullanan arkadaşım aradı,” Vahit abini eşini kaybettik” dedi.

-Geçen sene çok iyiydi, dedim…

-İyiydi ama kanser hastalığı vardı, nüks etmiş ve bu arada aldığı kemoterapinin etkisiyle öldü.

-Yazık pat diye gitti dedim…

Bunu anlattım arkadaşıma ve onunla hem ölüm hikâyesini hem de geçen sene bu yıl için yapılan planlamaların aslında ne kadar da boş olduğunu konuştuk.

Aslında her şey boş gelir ölüm haberleri ile.

Ve o anda “iyi yaşamak” adına insan kendine söz verir.

Ki yirmi dört saat geçmeden daha, yine bildik koşuşturma, bildik çekişmeler içerisinde bir sonraki ölüm haberine kadar sürer gider…

Diyeceğim o ki…

Dün Silivri Fener köyüne çok güzel bir gezi yapmıştık fotoğraf grubuyla…

Orada unutulmuş saygıyı, unutturulmuş selamlamayı gördüm…

Anlatacaktım…

Araya ölüm girdi ne yazık…

Ve iyi yaşamaya söz verdim kendime…

Fener köy, belki yarına.

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.