1. YAZARLAR

  2. Dr. Dolgun Dalgıçoğlu

  3. Sonbahar yazısı…
Dr. Dolgun Dalgıçoğlu

Dr. Dolgun Dalgıçoğlu

Afrika Gazetesi
Yazarın Tüm Yazıları >

Sonbahar yazısı…

A+A-

Yaprak sararınca düşmeye hazırdır…

En ufak rüzgârda kendini sürüklenir bulur…

Duracağı yeri ne kendisi ne rüzgâr bilir.

Nitekim dursa bile sonu bitmektir.

Çünkü doğa durmaz, çalışır…

Bize düşen o yaprağı bulup, fotoğraflamaktır.

“Sonbahar” dedi hocamız… “Yürüyün ormana.”

Ormana gidecektik.

Orman tam yanı başımızda…

Bir adımlık mesafede…

Yaz aylarında serin…

Göletleri, akarsuları var.

Kenarında otur, akan suyu dinle, göle bak.

Gölde salınan kuru dallara bakarak hayallere dal.

O dal bir sandal, bir tekne olsa mesela…

Binsen, yanında sevdiğinle…

Ufaktan yol alsanız engine.

Kürek sallasan, motor pat pat çalışsa…

Balıklar geçerken selam verseler.

Onlara ekmek atsan…

Ağlarla işimiz olmaz, her canlı yaşamalı düşüncesi taşısan…

Onlara saygı fikriyle yoğunlaşsan…

Derken hayalinden geriye dönüp yeni planlar kursan…

Tatlı hayalinle acımasız dünyanın olmaması dileğinde bulunsan…

Yaz aylarında serin ormanın göletleri, akarsuları kışın başka güzeldir…

Hele kar yağınca…

Kocaman ağaçların dalları bembeyaz örtü ile örtünmüş olur.

Sarkıtlar belirir.

Güneş varsa, bir de karlar arasından süzülen huzmeleri çıksa…

Bil ki bir karga ille oradadır.

“Gak” der, bakar dolaşanlara…

Pazar günleri ormana çok kişi gider.

Bisikletli, yaya olarak.

Koşanlar, yürüyenler boldur.

Kahvaltı, yemek yerleri var.

Hepsi de kır lokantalarıdır.

Gökyüzü zor görülür oradan.

Apartman, gökdelen AVM yoktur etrafta.

Zaten oraya gidenler kalabalık şehrin gereksiz görüntülerini yaşamamak için gider.

Bir gün, bir gündür, diyerek…

Ormanın adı Belgrat Orman’ıdır…

İstanbul’un akciğeri…

Sabah yağmur vardı İstanbul’da…

Yol kalabalık olur, köy yolundan gidelim, dedik…

Oraya saptım.

Dışarısı pus…

Yağış, renkleri götürmüştü…

Gri hâkim iken buğulanan cam arkasından baraja baktım.

Dolmakla dolmamak arasında gidip geliyordu…

Gelmişken köye uğrayıp, taze sağılmış sıcak süt aldım…

Hoca, “Bir sonbahar daha, hafta sonu gidelim” demişti.

Köy yolunda ilerlerken bir afiş gördüm.

RTE ve AKP’nin köylüye, insanlara, Türkiye ve dünyaya vereceği zararı, müjde gibi veriyordu…

“3. köprü, yeni çevre yolları, Kanal İstanbul”…

Dünyanın en güzel ülkesine böyle katliam yapan iktidar yakışır mı?

Anlaşılan bu güzel ülkede belki de en güzel sonbaharlar geçmişte kalacak…

Hoca “gidelim” derken bir daha göremeyebiliriz demek istemiş olabilirdi…

Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.