1. HABERLER

  2. KIBRIS

  3. "Sorumlular hesap vermeli"
"Sorumlular hesap vermeli"

"Sorumlular hesap vermeli"

Eski LTB Başkanı Fellahoğlu, Sayıştaylığın belediye ile ilgili raporu bir an önce açıklaması gerektiğini söyledi

A+A-

Nupelda KARABUĞDAY 

Başkent Lefkoşa’da yıllarca şehrin altyapısına uygun yatırımlar yapılmayıp popülizm uygulandığını söyleyen Eski Lefkoşa Türk Belediyesi Başkanı ve Cumhuriyetçi Türk Partisi Birleşik Güçler Parti Meclisi Üyesi Kadri Fellahoğlu, belediyenin sorumsuzca bir yönetim sonucu mahvedildiğini ve mahveden kişilerin de hala hesap verebilir duruma getirilmesi gerektiğini ifade etti. Sayıştaylığın LTB ile ilgili raporu hala açıklamadığı siteminde de bulunan Fellahoğlu, kamu vicdanının bu durumu sorgulaması gerektiğinin önemine değindi. Başkanlık döneminde özveri ile sorumluluğunu devraldığı LTB’nin yaşadığı sıkıntılardan ötürü içinin kan ağladığını anlatan Fellahoğlu, “Biz bir sürü sıkıntıyı içimiz kan ağlayarak konuşuyorduk. Ağlama değmez hayat diye alay da ediyorlardı bizimle. Ama gerçek buydu. Gerçek buyken ben rol yapamam. Gülücükler dağıtamam. İçim kan ağlayarak yüzüm gülemez. Biraz sahtekarlığa girerdi o. Neyse durum bunu konuştuk hep” dedi. 

“SORUMLULUĞUMU ALNIMIN AKIYLA YAPTIM” 

ADA TV’de Mert Özdeş’in sorularını yanıtlayan Eski Lefkoşa Türk Belediyesi Başkanı ve CTP-BG Parti Meclisi Üyesi Kadri Fellahoğlu’nun sözlerinden öne çıkan detaylar şu şekilde; “LTB’nin bir dönem başkanlığını yapmak devletimizin başkentinin başkanlığını yapmak ve onun aracılığıyla halka hizmet etmek benim için onurdur. Ben bu onuru yıllar sonra da gururla taşıyacağım. Bu sorumluluğu alnımın akıyla büyük bir özveri ile yaptım. Seçim yaşandı ve halk bir tercih yaptı. Bunun sebep sonuç ilişkilerine bakmak lazım. Bizden kaynaklanan ve kaynaklanmayan sebepler var. Gerekli dersleri çıkarttık. Yolumuza devam ediyoruz. LTB gerçekten korkunç bir tahribat içerisine sokulmuştur. Dar bakış açılarıyla meseleye bakmamak gerekir. Objektif olmak gerekir. 

“BELEDİYE UCU UCUNA MAAŞ ÖDEYEBİLİYOR” 

2006 yılında DP-UBP ittifakının ortaya çıkardığı Bulutoğluları yönetim zihniyeti başkenti 7 yılda mahvetmiştir. Ve şehrimiz maalesef bu iki siyasi parti ittifakı sonucunda hepimizin utancı haline gelmiştir. 7 yıl heba edilmiştir. 7 yıl şehrin altyapısına yatırımlar yapılmamış, popülizm uygulanmıştır. Biz göreve geldiğimizde 935 kişiydi çalışanlar. Ucu ucuna maaş ödeyebiliyor belediye. Büyük bir vicdansızlık yapıldı. Bu iki siyasi parti ve öngördükleri, belediye başkanı yaptıkları insanı sonunda görevden almak için akla karayı seçti. Gerçekten LTB’nin en az 20 yıl geleceği tüketilmiştir. Bugün oldu sayıştay da raporunu açıklamıyor. Bu sorumsuzlar, bu çok insafsızca kötü bir yönetim sonucunda belediyemizi mahvedenler hesap verebilir duruma gelememiştir. 

“SAYIŞTAY RAPORU AÇIKLASIN” 

Açık çağrı yapıyorum Sayıştay artık bu raporu açıklasın ve kamu vicdanı bunu sorgulasın. 14 küsur ay görev yaptık, sürekli takip ettik, çıktı, çıkıyor, çıkacak denildi. Göreve yakın yine gittik, seçim var açıklayamayız dediler. 3 ay geçti yeni başkan döneminde. Sayıştay’ın büyük bir sorumluluğu vardır ve belediyeyi bu hale düşürenler hesap vermeli. Benim kuşkularım vardır. En somut kuşkum şu ki, belediye 10 milyon Sterlin’lik borcun altına 7 Nisan 2010 Eroğlu başbakanken girmiştir. Belediye meclisi henüz öyle bir karar almamıştı. Henüz borçlanma kararı almadan bakanlar kurulu bana göre usulsüzlük yaptı. Önce belediye meclisi karar alır. Daha ortada karar yok, Eroğlu, bu kararı alıyor. Belediyenin ipi çekildi bu şekilde. Öde öde bitmez 60 ay, 4.5 milyon Sterlin faiz. Belediye korkunç bir borç batağındadır, bazı insanlar bunu anlamak istemedi. Bu borç batağında hamle yapıp ileriye gitmek mümkün değildir. 

“BELEDİYE 900 KİŞİLİK PERSONELİ KALDIRMIYOR” 

900 kişilik personeli çekmiyor bu belediye. 3 buçuk milyona yakın personel maaşı, 1 milyona yakın ihtiyat sandığı. Sizin devlet katkını 2 milyon 630 bin TL, tahsilat 2, 2 buçuk milyon. Her ay ancak maaş ve sigorta ihtiyat sandığı vergisi ödeyebilirsiniz, başka bir şey yapamazsınız. Biz göreve geldiğimizde tüm personel kadrolanmıştı. Sadece 112 personel kadrolanmamıştı. 90 işçiyi geçici adı altında ama İş Yasası’na göre de 3 aydan fazla çalıştırırsanız bir işçiyi sürekli kadroya geçer. Çoğu bin 600 TL’ye çöp toplayan insanlardı, 3 bin 500 liraya memur yapıldı 460 kişi. İşçi kadrosuz statüde çöp topluyor size bin 600 liraya. Biz bu arkadaşları da kadroladık. Çünkü o paraya size kimse çöp toplamak istemez. Ama memur düzenli çalışıyor ve iki katı para alıyor. Böyle çarpık durum yaratılmıştı. Limitin dışında kaldıkları için 20 kişiyi kadrolayamadık. Benim dönemimde 90 işçi kadrolandı. Beş veya altı yıllık çalışandı çoğu. 

“AĞLAMA DEĞMEZ HAYAT DİYE ALAY EDİYORLARDI” 

Bizi bazı kesimler suçluyor adım atmadık diye. Şimdi adım atılsın, atılamaz. Biz bir sürü sıkıntıyı içimiz kan ağlayarak konuşuyorduk. Ağlama değmez hayat diye alay da ediyorlardı bizimle. Ama gerçek buydu. Gerçek buyken ben rol yapamam. Gülücükler dağıtamam. İçim kan ağlayarak yüzüm gülemez. Biraz sahtekarlığa girerdi o. Neyse durum bunu konuştuk hep.” 

Önceki ve Sonraki Haberler

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.