1. YAZARLAR

  2. Levent Özadam

  3. Sorun çözülmedi, üstü örtüldü!
Levent Özadam

Levent Özadam

Haberdar Gazetesi
Yazarın Tüm Yazıları >

Sorun çözülmedi, üstü örtüldü!

A+A-

“…Akça, elektrikte geçen hafta yaşananların yaşanmaması gerektiğini belirterek, ‘Sendikalar ve hükümetin görüş ayrılıkları olabilir ancak bunlar halka yansıtılmaz, halk mağdur edilmez. Dolayısıyla taraflar kim olursa olsun bu yaşananlar Kuzey Kıbrıs’taki idarelerin sorun çözme konusunda pek güçlü olmadıklarını göstermiştir. Bunu söylemek isterim’ dedi…”

Yukarıdaki cümle Türk Ajansı Kıbrıs’ın dünkü bülteninden alınmış, dolayısıyla resmi bir açıklamadır.

Bu sözler sonrasında şimdi hem medyada hem de muhalefetin yapacakları açıklamada neler söyleyeceklerini doğrusu çok merak ediyorum.

Olay dün öğlen saatlerinde patlak verdi ve daha bize ilk gelen duyumlar bile çeşitli görüşler tarafından kelimeler cımbızla alınarak yorumlandı.

Kimisi elçinin KKTC hükümetine karşı böyle bir açıklama yapmasının doğru olmadığını söyledi, kimisi Başbakanın buna ne cevap vereceğini söyledi kimisi de bu sözleri fırsat bilip, bildik Türkiye aleyhtarlığı söylemlerinin dozunu iyice arttırdı.

Akça’nın dünkü bu açıklamalarını taraflı değil de tarafsız bir gözle analiz etmek gerek;

Doğrudur, kurumdaki mevcut yapının sağlıklı şekilde gitmesi mümkün değildir ve buna bir şekilde son verilmelidir.

Yine, özelleştirmenin askıya alınmasıyla birlikte hükümet yine ‘zam’ yaparak zararı karşılamayı öngörüyorsa, bu da tamamen ülke insanına yansıyacak ve sonuçta olan hepimize olacaktır.

Hükümet her zaman olduğu gibi, sorunu kökten çözmek yerine sorunları hasır altı etme yolunu seçmiş ve gelecekte çok daha kötü olayların yaşanabileceğinin de ilk mesajlarını vermiştir.

Şimdi merak ettiğim konu şu;

Kamuoyunda genel bir kanı var, Türkiye burada istediği yasaları geçirtmezse ay başı geldi mi maaşları da ödemez!

Geçen ayın sonların bir hatırlayın, maaşlar ve 13. Maaşlar ödensin diye Ankara 35 trilyonluk bir hibe yapmış ayrıca TC Ziraat Bankası’ndan da 150 trilyonluk bir kredi teminini sağlamıştı.

Eğer bu ödemeler yapılmasa, şimdi sadece Akça’nın sözlerini tartışıyor olmayacak, bu tartışmaları yaparken bir de parasızlık sorunu ile debelleşip birbirimizi yiyor olacaktık.

Bizim asıl sorunumuz şudur;

Örneğin elektrikte yaşanan kriz noktalandıktan sonra sendikalar ve muhalif kesim, bunu çalışanların zaferi olarak yorumlarken, iktidara yakın olanlar ise bunu Başbakanın krizi en kıza zamanda çözdüğünü iddia ederek, aslında kendilerini kandırmışlardır.

Ortada zafer mafer yoktur!

Vatandaş hiç yoktan hükümet ile sendikalar arasındaki zıtlaşmadan dolayı çok zor bir hafta geçirmiş, hükümet de kamuoyunun tepkisini daha fazla almamak için geri adım atmak zorunda kalmıştır.

Özelleştirme yasasını geri çekmeden, özerkleştirmede karar kılmak bile Büyükelçi Akça’yı haklı çıkarmakta, hükümet edenlerin irade zayıflıkların ortaya koymaktadır.

Umarız bu geri adım  aybaşı yaklaşırken maaş ödeme riskini beraberinde getirmez.

Türkiye’nin buradaki bir memurunun ise, bir devlet yönetimine böyle tarzda bir eleştiri getirmesi konusu ise çok ayrı bir tartışma konusudur.

 

Okur Görüşü

Kanser üzerine!

“Sayın yazar şimdi size bir şey yazacağım. Biliyorum bu yazacağım şeyi yayınlamayacaksınız. Seneler önce İngiltere’ye gitmiştim. Gittiğim eve bir misafir gelmişti. İngiliz ordusunda askermiş dedi. İşte konu ülkeden konuşurken kanser olaylarına da geldi. Bilir misiniz dedi. Ben askerim. Ve çalıştığım birliğin çevresinde çığ gibi kanser olayları artıyor. Bunu açıklarsak halk bizi linç eder dedi. Kıbrıs'ta da kanser olaylarının artış nedeni hem İngiliz üsleri hem de Türk ve Rum ordusunun yaptığı tatbikatlar oradan çıkan zehirli atıklar ve kullandıkları radyasyonlu silahlardır dedi. Ben buna bir de yediğimiz içtiğimiz yiyecekleri de ekliyorum. Peki bunu senelerin kanser dernekleri bilmiyor mu. Biliyorlar neden bu yönde bir açıklamaları yok…”

(Deniz)

 

 

MESAJ KUTUSU

Sayın Edip İLKER, Beyarmudu sakinlerinin şikayetleri her geçen gün artıyor. Partililerin evlerinin önü kaldırım olurken, partili olmayanların sokaklarına hizmet gitmiyormuş. Bu sıralar Cennet sokağa da uğrarsanız vatandaşın şikayetlerini ilk ağızdan dinlemiş olursunuz.

Sayın İrsen KÜÇÜK, elektrikte geri adım atmanız Ankara çevrelerinde hiç de hoş karşılanmadı. Büyükelçinin dünkü açıklamalarınızdan sonra yapacağınız açıklama merak konusu oldu. Tabi bu bir açıklama gereği duyarsanız…

Sayın Kemal DÜRÜST, gençlerin uyuşturucu kullanımına gösterdiğiniz ilginin sözde değil icraatta olması bekleniyor. Bu arada aynı duyarlılığın özel ders veren devlet öğretmenleri konusunda da gösterilmesini bekliyoruz.

Sayın Suphi HÜDAOĞLU, meslektaşlarınız çakma hasta raporları konusunda size destek belirtirken, vatandaş da bunun tam aksini düşünüyor. Çürümüş sisteme tepki koyarken, sizin yaptığınız bununla çelişkili bir eylem oldu.

Sayın Ahmet ULUBAY, eski bir çalışanınız alacağı tazminatı geciktirdiğiniz için hukuk mücadelesi başlatmış. Ha keşke işi buralara kadar getirmeseydiniz. Başınız önümüzdeki günlerde epey ağrıyacağa benziyor.

Sayın Ersin TAŞER, dün gönderdiğiniz yıllar öncesinin resimlerini aldım teşekkür ederim. İyi bir arşivci olduğunuzu bilirdik ama bu kadarını da doğrusu tahmin etmiyordum.

Sayın Ünal ÜSTEL, yeni yılın başına kadar ilgili şirket santralin bacasına filtre takacaktı ama bir ayı geride bıraktık henüz bir kıpırtı yok. Acaba daha mı sert tedbirler almak gerek? Ah sizin yerinize olacaktım ki neler yapmazdım neler?

Sayın İsmet ÖZGÜREN, talihsiz bir motosiklet kazası geçirdiğinizi ve çeşitli yerlerinizden yaralandığınızı üzüntü ile öğrendik. Artık şu motosikleti bir kenara koysanız diyoruz. Yağmurda çamurda hiç de temkinli bir araç değil.

Sayın Özkan YORGANCIOĞLU, özerkleştirme konusunda açıklamalarınız parti tabanında rahatsızlıklar yaratmış. Bu konuşu çok daha geniş bir tabanda tartışıp karar vermenizde yarar görüyoruz.

Sayın Nazım BERATLI, yaştan mıdır yokta bir koltukta birkaç karpuz taşımaktan mıdır bilinmez ama bu sıralar iyice unutkan olmuşsunuz. İnsan dışarı çıkarken takma dişlerini hiç evde unutur mu?  Yağmurlu havada aracınızın pencerelerini açık bırakmanız ise başka bir konu.

Sayın Temel BULUT, doğal olarak yerli müteahhit firmaları ucuz daire satışları sonrasında tepkilerini ortaya koyuyorlar. Ama yeni projelerde onlarla işbirliği yapacak olmanız nedeniyle muhalefet azalacaktır. Nasıl gazeteleri reklam bombardımanına tuttunuz ve sustular aynı öyle bir şey…

Sayın Ertan BİRİNCİ, sayfadaki şu fotoğrafa bak ve ister ağla ister sızla. Dün benim elime geçince ikisini birden yaptım. Ne günlerdi değil mi?

Sayın Mustafa KARADERİ, umarız siz haklı çıkarsınız ve Güzelyurt’ta yeni bir sel tehlikesi olmaz. Ama yine de büyük konuşmadan bir Rum kesimi ile temasa geçmenizi isteriz. Barajlar dolup da kapaklar yine açılırsa, yerin dibine girebilirsiniz.

Sayın Talat KÜRŞAT, ev ve ofisinizdeki zararlardan sonra yargı yonula başvurmanız büyük bir kesimi de harekete geçirdi. Şimdi herkes avukatına başvurup konu ile ilgili bilgi toplamaya başladı.

Sayın Günay ÇERKEZ, Ticaret Odası başkanlığına yeniden seçilmeniz dolayısıyla sizi kutlarız. Oda içi muhalefet yine cesaret gösteremedi ve karşınıza aday çıkaramadı. Zaferinizi gönül rahatlıyla kutlayabilirsiniz.

Sayın Cevdet KOPAR, madem ki Gomşu’da içki servisi de başladı artık müşteriler bundan sonra fasıl heyeti de isteyecektir. Biraz çalıştırın bakalım kafayı bu sorunu nasıl çözeceksiniz…

Sayın Mine ÇELİKER, el sanatları serginiz beklenenden fazla ilgi gördü. Ancak ülkenin erkekleri niçin bu konulara ilgi göstermezler işte onu anlayamadık. Behzat bey bu işlere ne diyor acaba?

Sayın Aslan BIÇAKLI, 30 Ocakta yapılacak olan eylem ve mitingde hayal kırıklığı yaşamak istemiyorsanız esnaf kesiminin gönlünü hoş tutmak zorundasınız. Zira elektrik kesintilerine kızgınlıkları halen bitmedi.

Sayın Mahmut KUŞ, Pazar günü yapılacak olan TDP büyük kurultayına İskele bölgesinden büyük bir çıkarma yapacağınızı duyduk. Sayı bakımından başkentlileri geçerseniz hiç şaşırmayız. Kolay gelsin diyoruz.

Sayın Cafer GÜRCAFER, El-Sen hükümetle anlaşıp eylemi kaldırınca sizin çadır eylemi de suya düşmüş. Hazır çadır elde etmişken siz en iyisi bunu Sarayönü’ne kuru ve hiç de kaldırmayın.

Sayın Bengü ŞONYA, seçimsiz biraz heyecansız oldu ama yine de genel sekreterlik görevinizi kutlar başarılar dileriz. Yeni dönemde biraz daha güler yüzlü ve halk adamı tiplemesi çizerseniz seçimlerde bunun neticesini alabilirsiniz. 

 

Günün Fıkrası : Sosis

Babası çocuğuna güzel bir iş kurmak için paçaları sıvamış. Ancak oğlan salak olduğu için hiç bir işi beceremiyormuş. Babası ona ne iş bulduysa hepsini elini yüzüne bulaştırmış berbat etmiş. En sonunda babası tam otomatik bir sosis fabrikası kurdurmuş. Çocuğunu elinden tutup, bari işi öğrensin diye hemen fabrikadaki bir sosis makinesinin başına götürmüş.
- "Bak oğlum" demiş. "Buradan böyle öküzü yolluyorsun... Aha diğer taraftan sosis olarak çıkıyor, bu kadar basit anladın mı?". Çocuk dinlemeden başını sallamış, sallamış ta... sonra babasının yüzüne salak salak bakmış ve;
- "Peki buba, buradan sosisi goysak, öteki taraftan öküz olarak çukar mu ?" diye merakla sormuş. Babası hemen cevaplamış:
- "Maalesef evladım, o teknoloji bir tek senin ananda var..."

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.